ZONGULDAK ile ilgili yazdığım yazıda kaldığım yerden

devam ediyor ve aslında Zonguldak örneğinden yola çıkarak A dan Z ye kadar

bütün illerimizi kastediyorum.

Demek istediğim şudur; bu yazıyı okuyan her okuyucu, hep

hatırlattığım üzere, SOSYAL TUFAN seviyesinde var olan sorunları ve elbette

ADİL DÜZEN ÇÖZÜMLERİNİ kendi yaşadığı il açısından düşünmelidir...

Elbette sadece düşünmek yetmez, esbaba tevessül edip

gereğini yapmalıdır...

Bu vesileyle tekrar hatırlatıyorum; tek çözüm vardır, o

da ADİL DÜZEN dir...

Zonguldak taki AGD gençleri ile de iki gün ADİL DÜZEN

üzerinde duracağız

***

Dokuz Yıl Önce - Dokuz Yıl Sonra

Önceki yazımda da dediğim gibi; tam dokuz yıl önce

ZONGULDAK a bir konferans vesilesiyle gittim ve o zaman üç yazı yazdım, bir kısmını

önceki yazıda hatırlattım.

Dokuz yıl önceki yazılarımda hatırlattıklarım özetle ve

genel olarak şöyle:

Zonguldak çok önemli ve stratejik bir şehrimiz.

Zonguldak aynı zamanda çözüm bekleyen sorunları ile sembol şehrimiz

Cumhuriyet döneminde ve ondan öncesinde, Kara Elmas Kömür Diyarı olması

sebebiyle, bu stratejik ve sembol olma özelliğini hiç yitirmedi, aksine her

geçen gün daha da artırdı

Sadece Zonguldak değil; Ereğli ve Karabük başta olmak

üzere, bölgedeki her yer bizi yani Millî Görüşçüleri bekliyor Çünkü

Emperyalist Sömürü Sermayesi acımasız ve doyumsuz bir şekilde Zonguldak,

Ereğli, Karabük başta olmak üzere, ülkemizin yani halkımızın bütün maddî ve

manevî değerlerine karşı ÖZELLEŞTİRME maskesi altında, tam bir taarruza geçmiş

bulunuyor / Biz çare ve çözüm olarak her ne kadar ÖZELLEŞTİRME değil,

ÖZERKLEŞTİRME diye haykırsak da, şimdilik dinleyen yok!.. Dinleyen yok ama

öyle yağma da yok!.. Milletimizin malını, garip gurabanın hakkını, tüyü

bitmemiş yetimlerin varlıklarını sömürü sermayesine peşkeş çektirmeyeceğiz

Sonuna kadar hakikatleri ve elbette ALTERNATİF ÇÖZÜMLERİ hep haykırmaya devam

edeceğiz

Kara Elmas Diyarı Zonguldak ve civarı, Ereğli ve

Karabük başta olmak üzere ülkemizin en nadide değerleri, birilerinin sömürü

iştahını kabartırken, gömleksiz bir diğerleri de peşkeş hizmetinde kuyruğa

girmiş durumda Bekliyor ve dikkatle takip ediyoruz Bakalım nerede

duracaklar .. / Aşağıda sunacağım görüşlerimin bir kısmını Zonguldak taki

(dokuz yıl önceki) MEDYA VE SİYASET konulu konferansta, Zonguldaklı

kardeşlerime arz etmiştim Bundan sonrasında ve bu kısa girizgâhtan sonra,

meseleyi en derin ve geniş boyutlarıyla ele almaya çalışacağız, inşaallah

İnsanlık tarihinde iki defa büyük uygarlık dönemi

oluşmuştur. / Birincisi, insanların çobanlık dönemi nden büyük sulama ile

tarım dönemi ne geçmeye başlandığı tarih olan Hazreti Nuh Peygamber

dönemidir. Kentleşme yani şehirleşme bu dönemde başlamış, ancak 20. yüzyılın

sonunda sanayi dönemi ne geçmekle tamamlanmıştır. / Şimdi, yaşadığımız çağda

ikinci büyük uygarlık dönemi ne girmiş bulunuyoruz. Tarım Dönemi nden Sanayi

Dönemi ne geçiş diyebileceğimiz büyük bir sosyal evrim yaşıyoruz / Sanayi

döneminin özelliği olarak artık kimse kendi ürettiğini tüketmiyor, herkes

ürettiğini satıyor Ürettiklerinden elde ettiği para karşılığında başkalarının

mallarını satın alıyor ve tüketiyor... / Kentleşmede halk kırdan kente

taşınıyor... Yukarıda, bugünkü yazımın hemen başlangıcında izah ettiğim üzere,

ZONGULDAK işte bu yönüyle sembol ve aynı derecede stratejik bir şehrimiz

/ İlim ve akıl için yol birdir; meseleyi ilim ve akıl ile ele alıp çare ve

çözümler üreteceğiz... (Kaldığım yerden devam edeceğim, inşaallah )