Çiçeği burnunda dizi ve film kanalı TNT de, meşhur İngiliz ajanı James Bond un bir filmini izliyoruz. Dünyaya kötülük yaymak için çalışan bir medya grubu var: Carver Medya Grubu. Başındaki şeytani dehaya sahip patron, önce olayları çıkarıyor, sonra, kendi grubundaki medya organlarıyla olayları köpürtüyor, büyütüyor ve dünyayı karıştırıyor. Kötülüklerin yılmaz savaşçısı ( ) İngilizlerin biyonik casusu 007 de, bu adamın dünyanın başına ördüğü çorapları ayıklamaya çalışıyor. Aman ne güzel konu! Ne güzel senaryo! Ne güzel, ne güzel!

Acaba öyle mi Vehbi nin Kerrakesi !... Madalyona tersinden bakmazsanız, zihin karıştıran, kültür emperyalizminin farklı bir boyutu bir film işte.

Dünyayı karıştıran onlar, ceremesini çeken ise bizler!... Sıcak savaşların sona erdiği dönemin ardından, dünyaya biçim vermeye çalışan menfaatperestlerin, kültürel işgal harekatları başladı. Dil ile yaptılar bunu Tüm dünyada geçerli dilin İngilizce olmasını sağlamak için, bir emperyalist örümcek ağı ördüler. Markalarla yaptılar bunu İnsanların zihinlerinde moda denilen algıyı oluşturdular, belli markalara yönelttiler İnsanları kimliksizleştirip, yerlerine koydukları markalara angaje olmasını sağladılar. Reklamlarla yaptılar bunu Alışveriş kültürünü, menfaat dünyalarının tahkimine yönelik kurguladılar. Sinemayla yaptılar bunu Hollywood u, insanlığın emperyalizm algısını tersine döndürecek bir çizgiye ayarladılar. Amerikalı lar, İngilizler hep iyi, Ortadoğu insanı hep terörist, kötü, dünyanın başına bela bir senaryo cambazlığıyla zihinleri dönüştürdüler. Rıza üreten, beyin sulandıran bir şeytani planı uyguladılar. Yıllarca Kızılderili leri dünyanın en kötü insanları diye sundular, kafa derisi yüzen, Beyaz Adam ın sunduğu ateş suyuna memleketini satan insanlar gibi tarif ettiler.

Medya ile yaptılar bunu Pireyi deve yaptılar, Abda Kadabra yaptılar, olmadık şeylerin üzerinden spekülasyonlar üreterek insanları koyun yerine koydular. Mesela, "Diktatör devireceğiz, demokrasi götüreceğiz. Çünkü bu topraklarda kimyasal ve nükleer silah var" diyerek aylarca insanların beyinlerini medya marifetiyle işleyip, Irak ı işgal ettiler. Kan, gözyaşı ve menfaat imparatorluğu oluşturdular. Ebu Gureyb cezaevinde insanları piramit gibi dizdiler. Birbirine tecavüze zorladılar, elektrik verdiler, kadınlara iğrence şekilde tecavüz ettiler. Müslümanların en kıymetli mabedlerinde hayvanlar gibi yayıldılar. Bu işgali güvenlik şemsiyesi oluşturmak için gerçekleştirdikleri Siyonist İsrail, bu arsızlardan, yüzsüzlerden, insanlıktan nasibini almayan düzenbazlardan cesaret bularak, dünyanın gözü önünde çevresine ölüm yağdırdı. Lübnan ı bombaladı, Gazze ye abluka uyguladı, insanları, çocukları, masumları, ihtiyarları hiçbir suçu günahı yokken, bombaladı, füzeyle vurdu, öldürdü, tedhiş yaptı. Ve ne yazık ki, bizim ülkemizin medyası bile, dünyayı Babalarının Çiftliği gibi yönetenlerin değirmenine su taşımak için çabalıyor. Emperyalist güçlerin imparatorluğunda kapıkulu olmayı içine sindiriyor.

Toprakların işgali, zihinlerin işgalinden başlıyor!