AKP’li dostlar izledikleri “tutarsız politikalar” yüzlerine vurulunca “zaman değişti, şartlar değişti, değişime ayak uydurmamız gerek” diye kendilerini savunuyorlar!

Yani lafı “zaman değişti, şartlar değişti, biz de değiştik” demeye getiriyorlar.

Değişen zaman ve şartlara göre siz de değişecekseniz nerede kaldı savunduğunuzu iddia ettiğiniz değerler?

AKP’li dostlar “değişime ayak uydurma” gibi bir mazeretin arkasına saklanıyorlar ama bu mazeret, onları haklı kılmaz.

Zamana ve şartlara göre değişmeyi ilke edinenler aynı zamanda yok olup gitmeyi de kabullenmişler demektir.

Ayakta kalacak olan, zamana ve şartlara göre değişmeyen ve davasına sahip çıkan olacaktır.

Bakın bu yaklaşım yani zamana ve şartlara ayak uydurabilmek için değişmeye sıcak bakan yaklaşım, ülkemizin başına oldukça önemli sorunların açılmasına vesile olan yaklaşımdır.

Bu ülkenin başına “ İstanbul Sözleşmesi” denilen sözleşmeyi dert eden bu yaklaşımdır.

Elbette iyi niyetle yola çıkmışlardır.

Elbette ülkemizin daha iyi yaşanılır bir ülke haline gelmesi için böyle kararlar alınması gerektiğini düşünmüşlerdir. Ancak ülke yönetiminde söz sahibi olanların sadece iyi niyetli olmaları yeterli değildir.

Bilgi sahibi olmaları gerekir, tecrübe sahibi olmaları gerekir.

Aldıkları kararların beraberinde getireceği fayda ve zararları kestirebilmeleri gerekir.

İstanbul Sözleşmesi’ni getirirken bunları hesap edemedikleri için sonrasında sözleşmeyi iptal etme ihtiyacını duymuşlardır.

Yani durduk yerde kendi başlarına iş açmışlardır.

Şimdi insanlar İstanbul Sözleşmesi’nden niye vazgeçildiğini sorguluyorlar.

Eğer AKP’li dostlar zamana ve şartlara göre değişme merakına kendilerini kaptırmamış olsalardı bütün bunlar başlarına gelmeyecekti!

Yine dün dediklerine, dün yaptıklarına bugün sahip çıkıyor olsalardı kimse bugün kendilerine tek laf edemeyecekti.

Ama onlar zamana ve şartlara göre değişmek gerek diyerek dün dediklerini ve yaptıklarını bir çırpıda unutunca cümle âlemin eleştiri oklarının hedefi haline geldiler.

Evet, AKP’li dostlara bir kez daha hatırlatalım.

Zamana ve şartlara göre değişmek marifet değildir.

Marifet, zamana ve şartlara göre değişmemektir.