Zenginlik iki çeşittir;
- İyi zenginler,
- Kötü zenginler.
Önce "iyi zengin"i kısaca tanıyalım.
Zengin olursunuz ve kendinizi, yakınlarınızı rahat geçindirirsiniz, fazlasıyla yakınlara ve komşulara ikram edersiniz, zekât verirsiniz, böylece "iyi zengin" olursunuz.
İyi zengin olursanız herkes sizi sever.
İsraf yapmazsınız, tutumlu olursunuz, biriktirirsiniz ve herkese iyilik yaparsınız.
Kur an böyleleri için "Onlar (o zenginler) zekât vermek için çalışırlar." diyor.
Bugünkü asıl konumuz "iyi zenginler" değil, "kötü zenginler" yani "zalim düzen zenginleri" olduğuna göre, biz asıl konumuza geçelim.
***
Bir kısım zenginler, iyi olmayan zenginler, daha doğrusu "kötü zenginler" ise başka amaçlarla zengin olmak isterler. Onlar halka hakim olup onları sömürmek, ezmek, zulmetmek ve bir şekilde onlar hükmetmek için servetlerini ve zenginliklerini kullanırlar. O tip zenginler çok büyük imkanları sayesinde din adamlarını, siyaset adamlarını, ilim adamlarını emirleri altına alırlar ve servetleriyle ülkelerini ve ülke insanlarını yönetmeye kalkışırlar.
Bugünkü küresel sömürü sermayesi de dünya çapında bu amacı hedeflemekte, bundan dolayı "kötü ve zalim zenginler" sınıfına girmektedir.
Bunlar yani bu "kötü zenginler" bütün imkanlarını, zenginliklerini, servetlerini, sermayelerini halkı ezmek ve mevcut yönetimi hakimiyetleri altına almak için kullanırlar. Bunlar iyi yönetimleri değil, kötü yönetimleri savunurlar.
***
Kötü zenginler para ve zenginlikleri ile otel odalarında iktidarları indirip çıkarırlar. Siyaset adamları onların emrindedir. Herkes onlara yaranarak iktidar olmaya çalışır.
Kötü zenginlerin işleri "zalim düzen"de iyi gittiği için onlar mevcut statünün, mevcut "zalim düzen"in değişmesini istemezler; oluşmuş olan "zalim tekel düzeni"nin sürmesini isterler. Bu sebepledir ki gelen uyarıcılara karşı çıkar ve Biz babalarımızı böyle bulduk, onlar bu düzen üzere idiler, biz de öyle olacağız! derler.
Batı da ve onların mukallidi olan dünyanın başka yerlerinde Marx ı yani komünizmi ve Adam Smith i yani kapitalizmi savunanlar; bizde de çarpık lâisizm zihniyetinin yaptıklarını savunanlar işte bunlardır.
Türkiye nin sosyalistleri bile zengin olurlarsa "kötü zenginler" olmakta, yahut "kötü zenginlerin korudukları adamlar" olmaktadır. Çünkü sosyalizm aynı zamanda "Adil Ekonomik Düzen"in gelmesini önleyen teorik sistemdir.
Marx ve yoldaşları, İslâmiyet in getirdiği iyi şeyleri devşirmiş ve din düşmanlığı içinde güya İslâmiyet ten daha iyi şeyler yapacaklardı. "Din afyondur" diyerek insanları "din/düzen"den uzaklaştıracak, kapitalizm veya sosyalizm içinde, daha doğrusu sadece bu ikisi arasındaki yarışta kendilerine göre dengeyi kuracak ve insanlığı ölümlerden ölüm beğenin hesabı, iki zalim düzen arasında ezip sömürmeye devam edeceklerdi
Oysa dinlerin kaynağı en az dört-beş bin yıllıktır ve hâlâ da yaşıyorlar; sosyalizm ise sadece 70 yıl dayanabildi, kapitalizm de can çekişiyor...
Aynen çağımızda olduğu gibi; "iyi zenginler" ile "kötü zenginler" arasındaki mücadele ve yarış kıyamete kadar sürecek, III. bin yılda yani geleceğin dünyasındaki yeni adil uygarlık aynı zamanda "iyi zenginlerin" de katkıları ile kurulacaktır.