Siyah akar Zonguldak ın deresi/Yüz karası değil kömür
karası/Böyle kazanılır ekmek parası ...Orhan Veli, kömür madeninin başkenti
Zonguldak ta emekçi işçiler için bu dizeleri söylemiş. Yüz karası değil, kömür
karası elbet İnsan, iş ve aş derdi olmasa, yerin katmanlarca altına girmek,
hayatı pahasına kazma sallamak, kömür çıkarmak ister mi Manisa Soma da meydana
gelen maden faciası, bizi 1992 li yıllara götürdü O dönemde Zonguldak ta bir
yerel gazetede çalışıyordum. Gecenin ilerleyen bir saatinde patronumuz apar
topar evimize geldi ve Kozlu da grizu faciası oldu Alarm diyerek bizleri
topladı. Hepimiz ayrı yerlere dağıldık. Kozlu daki kuyuların başında bir
muhabir, Sosyal Sigortalar ve Devlet Hastanelerine birer muhabir göndererek
olayı sıcağı sıcağına takip etmeye çalıştık. Birkaç gün süren arama kurtarma
faaliyetlerinden sonra, 263 madencinin grizu dolayısıyla öldüğü haberi
kesinleşti.
Soma daki facia televizyonların haber bültenlerine yansır
yansımaz, yüreğimin derinliklerine sinmiş Zonguldak taki bu facia günlerimi
hatırladım. Kuyu başında duran insanların, nasıl bir ürpertiyle, heyecanla ve
endişeyle yakınlarının yerin dibinden kendilerine gelmesini bekledikleri
hatırladım. Bu endişeli bekleyişin hayatın en derin korku tüneline çıktığını
hatırladım.
Yüreklerimiz de yanıyor, ocaklar da Enerji ve Tabii
Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, kendisine ulaşan bilgileri zaman zaman medyayla
paylaşıyor Bizim bu yazıyı kaleme aldığımız saatlerde 201 işçinin madende
öldüğü haberleri ekranların altından yazı olarak akıyordu. Gerçekten korkunç
bir rakam
Bu facia, Türkiye deki maden işletmelerinin güvenlik
konularının bir daha gündeme gelmesine yol açacak nitelikte, gerçekten
ciğerleri yakan bir faciadır. Katı yakıt konusunda Avrupa, son dönemde çok
radikal kararlar aldı ve güvenlik endişeleriyle birçok maden ocağının
kapatılmasına, daha çok yenilenebilir enerji kaynaklarının devreye girmesine
karar verdi. Bizde ise hala güvenlik sistemlerinin tedbirler noktasında ne
sergilediğini bilmediğimiz maden ocaklarının bir şekilde işletilmesine devam
ediliyor. Kuşkusuz, Soma daki facianın güvenlik boyutundaki ihmallerin neler
olduğu noktasında kapsamlı bir soruşturma yapılacak ve ortaya çıkacak tabloda
faturanın kime kesileceği ortaya çıkacaktır.
Ama hangi fatura çıkarılırsa çıkarılsın, hiçbir sonuç,
insan hayatından daha değerli değildir Yüzlerce kişinin ölümünden sorumlu olan
makam, eninde nihayetinde bunun hesabını fazlasıyla ödemek zorundadır.
Türkiye, artık bir yol ayrımındadır Bu facia, enerji
kaynaklarımızın yeniden gözden geçirilmesi gerektiğinin, enerji politikalarındaki
stratejilerin yeniden ele alınması gerektiğinin en önemli başlangıç noktası
olmuştur.
Nükleer enerjiyi deprem kuşağındaki Türkiye ye getirmek
için canla başla çalışan, ısrar eden hükümetin ve Enerji Bakanlığının, hala
eski çalışma sistemleriyle kömür madeni çıkarmaya çalışan ocaklardaki türlü
eksikliklerin giderilmesi noktasında ne yaptığını sormaya hakkımız vardır.
Dua ediyoruz
Ta yüreklerimize işleyen bu derin acı dolayısıyla
madencilerimize rahmet diliyoruz Yakınlarına başsağlığı diliyoruz... Sadece
onların değil Türkiye nin başı sağ olsun!