Çarşamba günü Yunus Abi vefat etti. O, hep doğru tarafta yer aldı. Milli Görüş’ten hiç ayrılmadı.
Allah rahmet eylesin. Mekânı cennet olsun. Yunus Abi dünya hayatını tamamladı ve ebedi olan âleme göçtü. O, teşkilat kademelerinde her zaman var oldu. Ta ilk zamandan beri bu davanın içinde bulunanlardandı. İlerlemiş yaşına rağmen, vazifelerini aksatmadan devam ettirdi.
Şimdi, dua zamanı... Çünkü o, duadan başka hiç bir şeyin fayda vermediği bir zaman diliminde bulunuyor. Allah, kabir istirahatı versin, yattığı yerde utandırmasın.
Kendileriyle bir hatıram var, onu paylaşmak isterim:
Sene 1994...
Aylardan Mayıs ayı...
Yapılan yoklamalar neticesinde RP İl Başkanlığı tarafından Güngören İlçe Başkanlığı’na getirilmemiz uygun bulunmuş ve konunun detayını İstanbul İl Sekreteri ile görüşmemiz istenmişti.
Biz de tabi, İl Başkanlığı’nın yolunu tuttuk ve İl Sekreterliği’nin kapısını çaldık. Karşımıza Yunus Can çıktı. Tanıştık. Meramımızı ifade ettik. İşin resmiyete nasıl döküleceğini sorduk. O da, konuyla alakalı bize yol gösterdi ve bizi uğurladı. Bunca zamandan beri tanışırız. Kendileriyle teşriki mesaimiz olmuştur.
Yunus Abi, Allah dostu bir zat idi. İçinde bulunduğu şartlar sebebi ile, şeytanı bol bir işle iştigal etmesine rağmen, her daim doğru tercihte bulundu ve istikamet üzere oldu.
Özellikle, yaşı genç olan kardeşlerimiz için daha çok dikkat edilmesi gereken bir hadise çıkıyor ortaya:
Çeşitli makamlar ve adaylıklar söz konusu olabilir. İnsan olarak nefis de isteyebilir tabi. Ama Yunus Abi ve benzerleri akla getirilmek suretiyle, Allah’a sığınarak geri durulmalıdır. Zaten, kaderde varsa olur, gelir sahibini bulur, ama takdir olunmamışsa, sadece, insan ezdikleri ve üzdükleriyle kalır.
“Kişi yaşadığı gibi ölür, öldüğü gibi haşrolunur” İlahi düsturu gereğince arzu olunan gibi yaşanmalıdır. İşte, Yunus Abi bu kanuna uygun olarak hayat sürdü ve ömrünü tamamladı.
Var ise şayet; Allah taksiratını affeylesin.