Eski Başbakan Yeni Cumhurbaşkanı Erdoğan uzun zamandır
dilinden düşürmediği slogan haline getirdiği; Yeni Türkiye söyleminin havada
askıda kaldığını düşünüyorum. 11 yıldır Türkiye de hukukun üstünlüğü tesis
edilememiştir. Hukukun sağlıklı olarak işlemediği ülkemizde `Yeni Türkiye den
bahsetmek doğru değildir. Gerçek anlamda hukuk tesis edilmiş olsaydı, bugün
paralel yapı dediğimiz bir oluşumdan bahsetmeyecektik. Dolayısıyla AKP de
seçime girerken bir mağduriyetten söz etmemiş olacaktı. Çünkü buna hukuk izin
vermezdi. Mevcut hukuk, bürokratik oligarşinin isteği doğrultusun da dizayn
edilmiştir. Dolayısıyla hukuk kimin elindeyse, Sultan o olmaktadır. Eğer yeni
bir Türkiye den bahsedilmesi gerekiyorsa, bu muhalefetiyle, STK larıyla, halkla
top yekûn ifade edilmesi ve sahiplenmesi gerekmektedir. Toplumların güçlü
liderlere değil, güçlü hukuka ihtiyaç vardır. Bugün Başbakan Tayyip Erdoğan ı
güçlü lider olarak görenler, Cumhurbaşkanlığı görevi esnasında da büyük işler
beklemektedirler. Fakat mevcut anayasanın dışına çıkması mümkün değildir.
Sadece anayasa da olup, bir önceki Cumhurbaşkanlarının teamülü gereği
kullanmadıkları yetkileri kullanacaktır. Örneğin; daha önce Özal ın bile
kullanmadığı, bakanlar kuruluna başkanlık yapma yetkisini şimdiki Cumhurbaşkanı
kullanabilir.
Dün başbakan olarak başkanlık yaptığı bakanlar kuruluna
bugün Cumhurbaşkanı olarak başkanlık yapmasıdır. Bunu yapması durumunda atanmış
başbakan Ahmet Davutoğlu emanetçi konumuna düşecektir. Atanmış olması zaten
emanetçi olması için yeterli bir sebeptir. Milletin Erdoğan dan büyük
beklentileri olması, bakanlar kuruluna başkanlık yapması halkın, mevcut başbakanı
emanetçi olarak görmesi için yeterli olacaktır. Gerçekten yapılmak istenen bu
muydu Erdoğan ı bir Cumhurbaşkanı olarak değil, icranın başı olarak görmeye
devam edecektir. Bu genel seçimlere kadar bu şekilde devam edecektir.
Sandıktan atanmış başbakan, seçilmiş başbakan olarak
çıkarsa köşkle ilişkilerde değişiklik olması kaçınılmazdır. Sonuç olarak onu da
halk seçmiş ve kendine has bir liderdir. Duruş ve söylemlerinde mutlaka
değişiklik olacaktır. Bunu bu şekilde okumak gerekmektedir. Muhalefet şimdiye
kadar bütün siyasi kurgusunu Tayyip Erdoğan üzerine yaptığından Erdoğan ın
Cumhurbaşkanı olması, muhalefeti boşluğa düşürecektir. Oysa bütün söylemini,
vergiler, eğitim, tarım ve benzeri şeylerin üzerine kurmuş olsaydı bugün bu
durumda olmazdı. Bence AKP nin üç dönem şartını her parti uygulamak zorundadır.
Eğer yeni bir Türkiye söylemi olacaksa, muhalefette buna göre söylemlerini
değiştirmek zorundadır. CHP bile Kemalizm de değişiklik yapmalı ve halkın
değerlerine uygun bir siyasete adım atmalıdır. Yeni Türkiye; yeni bir
anayasanın yapılmasıyla olur. Bürokratik oligarşinin hala mevcut olduğu bir
Türkiye de yeni bir Türkiye den bahsetmek ne derece doğru olur. Bence yeni bir
algı oluşturmaktan öteye gitmeyecektir. Globalleşen dünyaya ayak uydurmanın
adı, değişim ve gelişim olmamalıdır. Bu köleliğe kılıf bulmaktan başka bir şey
değildir. Gelişen dünyayı, değişmeden, ananelerimize, örfümüze ve dinimize
sahip çıkarak yakalıyorsak işte doğru değişim bu olabilir. Batıya benzemek,
batının kültürünü hayatına uygulamak başarı değil, aksine başarısızlıktır. Bir
başarıdan söz edilecekse o da batının başarısıdır.
Eğer mevcut kapitalist sisteme karşı siyaset yapacaksanız
bile yine de söylemlerinizi halkın anlayacağı bir şekle getirmeniz, yeni bir
kuşağın geldiğini de hesaba katarak projeleri bu şekilde geliştirmeniz
gerekmektedir. Halkı kucaklayan, halkın geleceği için projeler üzerinde çalışan
siyasileri bu halk her zaman baş tacı yapmıştır ve yapacaktır da. Halkı
aşağılayan ve halkın seçtiklerini kabullenemeyen ve halka hakaret eden bütün
siyasiler mutlaka sandığa gömüleceklerdir. Kimlik siyasetinin bittiği,
globalleşen dünya da yeni bir söylemin şart olduğunu görmek gerekir. Bunu göremeyen liderler, halkta karşılık
bulamazlar. Değişmeden gelişenler, halkın değerlerini iyi anlayan ve bütün
kesimleri kucaklayan partilere millet teveccüh edeceği muhakkaktır. Ben
bilirimi bir kenara bırakarak geniş istişarelerde yeni bir söylem ortaya
konulabilir.
Her algının mutlaka halkta karşılığı vardır. Bundan
dolayıdır ki, Yeni Türkiye söylemi güçlü bir söylemdir ve bu söyleme ayak
uyduramayan bütün partiler, yok olmaya mahkûmdur. Yeni Türkiye sloganı, Milli
Görüş ün yıllarca dillendirdiği; Yeniden büyük Türkiye sloganının benzeridir
ve bundan etkilenmişlerdir. AKP güttüğü muhafazakâr demokrat söyleminin etkili
olmadığı kanaatine varmış olmalı ki, Millî Görüş politikalarını hayata
geçirmeye çalışmaktadır. Sırtını ABD ye ve AB ye daya! Olmadı mı Birkaç Milli
Görüş söyleminde bulun, bu millet nasılsa oy verir. Erbakan hoca nasılsa tırnaklarıyla
kazıdı bir yere getirdi. Armut piş ağzıma düş.