Günümüz gençlerinde ebeveynlerini şaşırtan bir gayret var. Öyle ki
geç saatlere kadar uyanık kalarak bir uğraşı içindeler. Yılmadan, yorulmadan
LED ekran karşısındalar. Gençlerin irili ufaklı avuç içi dostları nedeniyle
anne babaları hayli gergin. Çocuklarıyla bu konuda sıkça tartışırken anlam
veremedikleri konular var. Gençlerin bu
kadar istekle zaman ayırdıkları bir başka bir etkinlik yok. Bu durum
ebeveynleri derinden etkiliyor.
Çağın çocukları boşluk doldurma telaşında. Ebeveynler
bu boşluğu doldurmak için gönüllü çaba gösterirler. Bazen yeni model cep
telefonu bazen internet erişim hızını yükselterek iki tarafın anlaştığı
görülür.
Düne kadar çocukların
oyuncak merkezli olmaları, bu oyuncakların pahalı ve gereğinden çok olması
sorundu. Çocukların akranlarıyla oynaması ve doğal ortamda bulunmaları
öğütlenirdi. Ebeveynle çocuk arasında ki diyalogda her deneme bir şekilde
mağlup biter ve çocuk tuttuğunu koparırdı. Bir bakıma göz yumulan bu sorun,
bugün internet ve elektronik cihaz kullanımının küçük yaşlara inmesiyle pek
tartışılan bir konu değil.
Çocuklarda olduğu gibi ergenlerde de zaman kullanımı
ebeveynlere kaygı veriyor. Gençlerin zaman boşluğunu internet dolduruyor.
Bir zamanlar boş zamanlarınızı değerlendirme üzerine yoğun
paylaşımlar olurdu. Bu konuda gençlere öğütler verilirdi. Yetişkinler boş
zamana vurgu yaparken gençlerin dile getirdiği bir başka sorun vardı: Can
sıkıntısı. Zaman geçirmek ve tatmin edici uğraşılar bulmak zordu. Bugünün
yetişkinleri için zaman bazen sabır nöbetlerine dönüşürdü.
Boş zamanı
değerlendirmek hakkında farkındalık oluşturmak artık gündemde değil. Boş zaman
bilinci edinmek, internet takıntılarıyla birlikte sorunu başka bir alana taşıdı.
Ebeveynler boş zaman oluşturmaya çalışıyor. Başlıca konu ders
çalışmak. Akademik başarıda düşüş var. Sınavlara hazırlanan öğrenciler cihazlarını
yanlarından ayırmaya kıyamıyorlar. Evlerde okul ve ders üzerinden yapılan
tartışmaların arkası gelmiyor. Sorunun bir ucunda ders öteki ucunda internete
takıntısı var.
Artık canı sıkılmayan çocuklar var. Bugünlerde can
sıkıntısı bazı şikayetlenmeler ortadan kalktı. Gençler cihazlarını bir muska
gibi taşıyor, zira can sıkıntısından koruyor. Can sıkıntısını gidermek adına
olmadık içerik var. Sanal bir figür olarak ekrandan içeriye çekip keyifli
yolculuklara çıkarıyor. Böylece kalbinde kabaran gam dalgalarını bastırıyor!
Aile içi
paylaşımlar için internet kavgası verilmiyor. Çocuğunu internet başından
kaldırma gerekçesi ders çalıştırmaktan başkası değil. Duygusal ve sözel
paylaşımlar gündemde değil.
Eve dönen babaların zihinsel yorgunluğu bu konu hakkında tartışmayı
önlüyor. Oturma odasında ya da yemekte neden birlikte olunmadığı artık bir
ötelenmiş bir konu. Bu nedenle toleranslı ebeveynlik, giderek eğitimci rolü
rafa kaldırmakta.
Ebeveynlerin bu takıntıya karşı
alacakları önlemler onları geriyor. Çocuklarıyla ilişkilerinde düne göre daha
dirençli olmaları gerekiyor. Sürdürülebilir bir etkileşim için sevgi dili geliştirmeli
ancak kural koymada disiplini esas almalılar.
FITRAT
EKSENLİ BAKIŞ
Medya bağımlılığı ve net müptelasına
dair tespitler gün geçtikçe artıyor. Buna karşılık insanın neden irade
gösteremediği yeterince tartışılamıyor. Nefs ve internet bağımlılığı aynı
cümlede buluşmuyor. Kavramların içi boşaldı ve onların hikmetli anlamlarını
kendi elimizle perdeledik.
Küresel çapta yaşanan bağımlılık krizine
karşı yeni insan donanımı aciz durumda. İnsan dünyadaki anlamlı hikâyesinde
giderek daha kırılgan bir aktöre dönüştü ve kendisinden beklenen rolü terketti.
Böylece modern zaman sakinleri olarak "kendimizi tanımayı" zorunlu
kılan bir durumla karşılaştık. Bu minvalde bireyin kendine güvensizliği, içinde
ki boşluğu ve yaşadığı yalnızlığın üzeri yeni icatlarla örtülüyor. Yaralarını
saracak kutlu bir el bekleniyor, o gün beklenerek yüzleşme sürekli erteliyor.
Şimdi yeni şeyler söylemeli; bilimin
herşeyimizi kuşatmaya çalıştığı labirenti sorgulamalıyız. Yaratılışa dair
bilgiye, deneyimlerimizi, ilhamlarımızı hatta rüyalarımızı ekleyip yeniden yola
koyulmalıyız. Bu çağın modern alametlerinin önümüzü aydınlatma iddiası vardı
ancak kalpler daralmaya başladı. Hâlbuki içimizde keşfedilmeyi bekleyen ışık,
Âdem den bu yana kimi gönülleri ve zihinleri aydınlatmaya devam ediyor
GENÇLERDE İNTERNET KULLANIMI
TÜİKin 2014te yaş grubu ve kullanım yerleri gibi
değişkenler üzerinde yaptığı araştırma sonucunda; interneti 2014 yılının ilk üç
ayında hemen her gün veya haftada en az bir defa kullanan 16-74 yaş grubu
düzenli internet kullanıcılarının oranı %44,9 oldu. Bu oran, 2013 yılının aynı
döneminde %39,5 olduğu tespit edildi.
Bilgisayar ve internet kullanım oranları
16-74 yaş grubundaki bireylerde sırasıyla %53,5 ve %53,8 oldu. Bu oranlar
erkeklerde %62,7 ve %63,5 iken, kadınlarda %44,3 ve %44,1 dir. Bilgisayar ve
internet kullanım oranları, 2013 yılında %49,9 ve %48,9 du.
Bilgisayar ve İnternet kullanım
oranlarının en yüksek olduğu yaş grubu 16-24 tür. Bilgisayar ve İnternet
kullanımı tüm yaş gruplarında erkeklerde daha yüksektir.
TÜİKin bir başka verisinde düzenli internet kullanıcısı arttığı ortaya çıktı.
Hane halkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması sonuçlarına göre 2014
yılı Nisan ayında Türkiye genelinde internet erişim imkanına sahip hanelerin
oranı %60,2 oldu. Bu oran 2013 yılının aynı ayında %49,1 di.
Evden internete erişimi olmayan hanelerin %42,8 i evden internete bağlanmama
nedeni olarak internet kullanımına ihtiyaç duymadıklarını belirtti. Bunu %31,9
ile internet bağlantı ücretlerinin yüksekliği takip etti.
Genişbant internet erişim imkânına sahip hanelerin oranı %57,2 oldu. Buna göre
hanelerin %37,9 u sabit genişbant bağlantı (ADSL, kablo TV altyapısı üzerinden
kablolu internet, fiber vb.) ile internete erişim sağlarken, %37 si mobil
genişbant bağlantı ile internete erişim sağladı. Darbant bağlantı ise hanelerin
%6 sında internet erişimi için kullanıldı. [1]
[1] TÜİK
Hane Halkı Araştırmaları 2014 Sayı: 16198