İktidar partisi AKP’de yeniden eski günlerine dönme arayışları devam ediyor.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, parti yönetimini “yeni isimlerle” takviye edeceklerini söylüyor.

Bu bağlamda serzenişte bulunarak AKP ile yollarını ayıran vatandaşlarla tekrar buluşulacağı söyleniyor.

AKP’nin yeniden eski günlerine dönebilmesinin çaresi gerçekten de “yeni isimler” midir?             

Aslında “yeni isimler” ilk kez denenmiyor!

Daha önce de parti yönetimi “yeni isimler” ile takviye edildi, daha doğrusu değiştirildi!

Ama hiçbiri eski günlere dönüşü sağlamadı!

Aksine parti içinde yaşanan sakıntıların arttığı görüldü.

Belli ki “yeni isimler” taze kan olarak görülüyor ve onlardan çok şey bekleniyor.

Ancak “yeni isimler” beraberinde farklı sorunlar getiriyor.

Her “yeni isim” dalgası ile parti içindeki eski isimlerin sayısı artıyor.

Eski isimler yeni bir sorun olarak parti yönetiminin karşısına dikiliyor.

Yani yeni isimlerle kötüye gidişi durdurma formülü istenen olumlu sonuçları vermiyor.

Her yeni isim dalgasında parti içinde eski isim sayısı artıyor ve artan eski isimler de parti içindeki sorunların ana kaynağını oluşturuyor.

AKP bu yöntemle yeniden eski günlere kavuşma planları yaparken muhalefetteki dağınıklığa güveniyor.

Halkın muhalefet partilerine sıcak bakmadığı ve son kertede yine AKP diyeceği düşünülüyor.

Ve ümitler son kerteye bağlanıyor.

Son kerte beklentisi olumlu sonuç verebileceği gibi olumsuz sonuç da verebilir.   

Sanırız AKP’nin geleceği, son kerteye bırakılmayacak kadar önemlidir.

Vatandaş AKP’yi son kerteye gelmeden önce tercih edecek bir hale gelmedikçe iktidar partisinin geleceği risk altında demektir.

Ama izledikleri politikalarla öyle bir noktaya geldiler ki, şimdi tüm umutlarını son kerteye bağlamış durumdalar.

Son kertede vatandaş başka bir partiye evet derse AKP’nin işi bitik demektir.

Zira her yeni isim aynı zamanda yeni sorunlar demektir.