Osman Yüksel Serdengeçti Bir kahraman bekliyorum isimli
şiirinde diyor ya; İstiyorum yeniden bir hilkat istiyorum, Ne hayal, ne
kuruntu hakikat istiyorum. Hakikat, hakikat, hakikat istiyorum! On iki yıldır
hayal sattılar, artık hakikati istemek ve hakikati haykırmak zamanı gelmedi mi
Söylemleriyle farklı bir algı oluşturan hükümet, 12 yıldır icraatlarıyla farklı
bir görüntü çizmiştir. Bunca yıl sadece televizyonlarda ve mitinglerde liderin
beden diline göre oy veren halkımız sadece hayal satın almıştır. AB uyum
çerçevesi altında çıkan yasaları incelediğimizde, bu yasaların söylemlerle
hiçbir şekilde uyuşmadığını göreceksiniz. Milli değerlere atıfta bulunan AKP,
petrol yasasında milli menfaatler ibaresini kaldırmıştır. Hiçbir seçmen bunun
nedenini AKP ye sormadığı gibi biz neden tohumu İsrail den alıyoruz sorusunu
da bugüne kadar sormamıştır. Çıkan yasalarla alakalı sorulacak o kadar çok
sorular vardır ki, ne köşem yeter ne de A4 sayfaları.
Yol, köprü, havaalanı, hastane yapmayı çalışmak olarak
gören halkımız, bu çalışmanın hükümetlerin asli görevleri olduğu gerçeğini
atlamaktadırlar. Önemli olan köprü yapmak değildir, önemli olan üretimden güç
alarak ekonomini şekillendirmek ve halkın refah seviyesini arttırmak, büyük
şehirlere göç eden halkımızın göç etmesini durduracak projeler yapmaktır. Akın
akın İstanbul a gelen köylümüz ve İstanbul da doğan çocuklarımız, şehrin
kalabalığına karıştıkça, toplu taşımalar birer çile-haneye dönecektir. İşte o
zaman ne kadar yol yaparsan yap ve ne kadar köprü yaparsan yap; bu yaptıkların
hep artışın gerisinde kalacaktır. Bu bize şunu gösteriyor ki; yapılanın bu
artışa göre değeri yoktur. Zaten siz geriye göçü teşvik eder bu kalabalıkları
önlerseniz yeni yollara ve yeni köprülere ihtiyaç duyulmayacaktır.
AKP hükümeti iş başına geldiği günden beri, İnşaat
sektörüyle, AVM lerle ayakta kalmayı başarmış, halkın refahı ise, kredi kartına
dayalı olarak farklılık göstermiştir. Daha önce kredi kartına zor ulaşan
halkımız AKP döneminde işportadan kredi kartı sahibi olacak kadar hayatı
kolaylaşmıştır. Bu halkın borçlanarak refah düzeyinin arttırılması projesinden
başka bir şey değildi.
Abdurrahman Dilipak 16 Temmuz 2013 tarihinde kendi
köşesinde yazmış olduğu yazıda; Bazı belediyeler ve bakanlıklarda rüşvet
konusu şüyu bulmaya başladı. Olmuyor. Bu iş böyle gitmeyecek. Bazı şeylerin şüyuu
vukuundan beterdir diye uyarıda bulunurken, hâlâ iktidara destek vermesi
anlaşılır gibi değildir. AKP hükümeti ortaya koyduğu pastadan pay almak için,
dün söylemlerini yutan birçok yazar ve siyasetçi olduğunu gördük ve hep beraber
yaşadık. Bu ikiyüzlülük halkın gözü önünde ceyran etmesine rağmen, seçmen
gerekli tepkiye vermemiştir. Bunun sebebi hâlâ umut içerisinde yaşamaktan başka
bir şey değildir. Çünkü İktidar on iki yıldır, başarılı bir şekilde umut
satmaktadır. Pompaladığı umudun yanı sıra, oluşturduğu düşmanla safları
keskinleştirerek algıları yöneterek, iktidarda kalmayı başarmıştır.
Başından beri oynanan oyunu gören ve her mecrada
halkımızı ikaz eden Saadet Partisi dün yapmış olduğu ikazları bugün de yapmaya
devam etmektedir. AKP nin izlediği reel politik oyununu Saadet Partisi nde
izleyebilme imkânı olmasına rağmen bunu yapmamıştır. İzlediği, dürüst
siyasetten asla taviz vermeden yoluna devam edecektir. Bu böyle biline!