Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, önceki gün ESAM (Ekonomik Ve Sosyal Araştırmalar Merkezi) konferansında Millî Görüş’ün ikinci 50 yılına ilişkin yol haritasını açıkladı.

Arıkan, D-8’in D-60 hedefiyle genişletilmesini önerdi ve “Yeni bir dünya kendiliğinden kurulmaz” diyerek adalet, faizsiz ekonomi ve tam bağımsızlık vurgusu yaptı.

Saadet liderinin konuşmasında bir vurgusu da dikkatlerden kaçmadı.

Konuşmasının sonunda merhum Erbakan’ın ortaya koyduğu temellerin yeni projelerle ileri taşınması gerektiğini belirten Arıkan, ikinci 50 yılın yalnızca geçmişi anma dönemi olmayacağını söyledi.

“56 yıl önce Erbakan Hocamız ve değerli yol arkadaşları bu hareketin temelini çok sağlam attılar. Şimdi bize düşen, o temellerin üzerine Millî Görüş’ün ikinci 50 yılını inşa etmek” dedi.

Arıkan’ın şu ifadesi de çarpıcı idi;

* “Biz şuna yürekten inanıyoruz: Yeni bir dünya mümkün. Şunu da biliyoruz ki yeni bir dünya kendiliğinden kurulmaz. Fikir gerekiyor, emek gerekiyor, mücadele gerekiyor, cesaret gerekiyor. Her şeyden önce ahlaklı, kararlı, sorumluluk sahibi insanlara ihtiyaç duyuluyor.”

İŞTE O SAĞLAM TEMEL

Peki, Milli Görüş’ün temelleri ne zaman ve nasıl atıldı?

Millî Görüş hareketinin temelleri, 1969 yılında Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın öncülüğünde siyasi bir aksiyona dönüşerek atıldı.

Fikri altyapısı ise 1960'lı yılların ikinci yarısından itibaren şekillenmeye başladı.

Hareketin doğuşu ve temellerinin atılma süreci şu şekilde gerçekleşti;

1. Bağımsızlar Hareketi ve İlk Siyasi Adım (1969)

Milli Görüş lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan, 1969 genel seçimlerinde Adalet Partisi'nden milletvekili aday adayı oldu ancak dönemin parti yönetimi tarafından veto edildi. Bunun üzerine Erbakan Hoca, Konya'dan bağımsız milletvekili adayı olarak seçimlere girmiş ve yüksek bir oy oranıyla milletvekili seçildi. Bu başarı, hareketin ilk kitlesel ve siyasi temelini oluşturdu.

2. İlk Kurumsal Yapı: Millî Nizam Partisi (1970)

Konya’dan bağımsız milletvekili seçilen Prof. Dr. Necmettin Erbakan, ideolojisini kurumsal bir kimliğe kavuşturmak amacıyla 26 Ocak 1970'te Millî Görüş'ün ilk siyasi partisi olan Millî Nizam Partisi'ni (MNP) kurdu. MNP'nin kuruluşuyla birlikte hareket resmi olarak Türk siyasi hayatındaki yerini aldı.

3. Fikri Temeller ve "Millî Görüş" Manifestosu

Hareketin adı ve ideolojik çerçevesi, Necmettin Erbakan'ın kaleme aldığı "Millî Görüş" adlı manifesto niteliğindeki kitap ve söyleşilerle netleşti.

Harekete yön veren temel motivasyonlar şunlar;

* Maneviyatçılık ve Ahlak: Batı taklitçiliğine karşı çıkarak ülkenin kendi tarihi, dini ve kültürel değerlerine (Ahlak ve Maneviyat) dönmesini savunmak…

* Ağır Sanayi Hamlesi: Türkiye'nin ekonomik bağımsızlığını kazanabilmesi için dışa bağımlı olmayan, yerli ve güçlü bir sanayileşme modelini hayata geçirmek. (Erbakan Hoca'nın bu süreç öncesinde Türkiye'nin ilk yerli motor fabrikası olan Gümüş Motor'u kurması da bu fikrin pratik temelidir).

* Adil Düzen: Faizci ekonomik sistem yerine emeği, üretimi ve adil bölüşümü esas alan bir ekonomik düzeni savunmak.

* İslam Birliği İdeali: Batı merkezli ittifaklar yerine İslam ülkelerinin kendi aralarında ekonomik ve siyasi birlikler kurması (ilerleyen yıllarda D-8 ile somutlaşmıştır) gerektiği fikri.

Özetle…

Millî Görüş; 1960'ların sonunda batılılaşma politikalarına, faizci ekonomik sisteme ve manevi değerlerden uzaklaşılmasına karşı yerli, muhafazakar ve sanayileşmeyi hedefleyen bağımsız bir siyasi hareket olarak Konya'da filizlendi ve Milli Nizam Partisi (MNP) ile kurumsallaştı.

Sonrasında, Milli Selamet Partisi, Refah Partisi, Fazilet Partisi ve günümüzde de Saadet Partisi Milli Görüş’ü temsil eden yegane siyasi partiler oldu…

ERBAKAN HOCA MİLLİ GÖRÜŞ’Ü NASIL TANIMLADI?

Prof. Dr. Necmettin Erbakan…

Erbakan Hoca, Millî Görüş'ü kısaca “bu milletin kendi görüşü, inancı, tarihi, kimliği ve ruh kökü” olarak tanımladı.

Erbakan’ın tanımına ve siyasi felsefesine göre Millî Görüş’ün temel unsurları şunlardır:

* Tarihî ve Kültürel Kökler: İstanbul'un fethinde Fatih Sultan Mehmet’in kalbindeki inanç ne ise Millî Görüş odur; milletin bin yıldır bu coğrafyada var olmasını sağlayan öz değerlerdir.

* Önce Ahlak ve Maneviyat: Maddi kalkınmanın ve ekonomik refahın (sanayileşme, israfın önlenmesi, Adil Düzen) ancak güçlü bir ahlaki ve manevi temel üzerine kurulabileceğini savunur.

* Taklitçiliğe Karşı Duruş: Batı taklitçiliğine ve dışarıdan ithal edilen reçetelere karşı çıkıp, Türkiye’nin kendi insanî, tarihî ve ekonomik gücüyle kalkınabileceğini öne sürer.

* İslam Birliği ve Bağımsızlık: Sömürgeciliğe karşı durarak İslam dünyasının yeniden ayağa kalkmasını ve D-8 gibi oluşumlarla Müslüman ülkelerin bir araya gelmesini hedefler.

Kaynak: Milli Gazete