Galatasaray ın kendi sahasında, iyi de oynamasa, aldığı
sonuçlar hep artı tarafındandı. Rakip Akhisar Belediyespor ise kısıtlı
kadrosuyla herkesin beğenisi kazanmış ve ligin beşinci sırasına kadar
yükselmiş, dolayısıyla da ilk hedef olan kümede kalma savaşının çok ötesinde
duruyordu.
Maçın başlangıç kriterleri, altı çizilecek oluşumları
böyleydi. Galatasaray da Eboue, Semih, Hakan ve Telles dörtlüsü yer alırken bu
defa da Veysel le Chedjou kurada çıkmamışlardı. Selçuk olmayınca alternatif
Ceyhun vardı. Takımın geri kalanı zaten kime sorsan sayılacak gibiydi. Rakip
ise zaten kısıtlı kadrosundan Bilal, Oğuz, Merter ve Kenan gibi dört ilk on bir
oyuncusunu sakatlık ve cezalar sebebiyle Manisa da bırakmıştı. Hal böyle olunca
Galatasaray ın yukarıdaki özelliğini de dikkate alırsak favori olduğu açıktı.
Akhisar maçın başlarında şöyle bir asılır gibi oldu
Muslera nın kalesine gol için. Ama ilk duran top ve ondan sonraki neredeyse ilk
kontra maçı bitiriverdi. Bundan sonra Akhisar ın her maç gösterdiği skor beni
ilgilendirmez, çıkar oynarım anlayışı maçı yarım düzinelik bir ev sahibi gol
avantajına taşıdı. Mehmet in şık golü de Akhisar ın Manisa ya götürdüğü bu
maçla ilgili tek teselli oldu.
Bu maçın bence iki önemli çarpıcı özelliği vardı. Skoru
bir kenara bırakalım öyleyse... İlki Hamit in aylar sonra oyuna girişi idi.
Galatasaray ı bir kenara bırakırsak, ülke futbolu için, yani ay-yıldız forma
için ve de tabii ki takımının Avrupa Kupaları ndaki performansı için çok önemli
bir oyuncu olan Hamit in dönüşü sevindirici oldu. Oynadığı sürede tabii ki
eksikleri olacaktı ama bir gol pozisyonuna girişi de Hamit adına umuttu. İkincisi
ise Drogba nın silkinmiş olması idi. Bu, Galatasaray adına bir sevindirici
gelişme olarak nitelendirilebilir. Çünkü Drogba bir kaç haftadır bitkin,
yılgın, hırstan yoksun, maça önem vermeyen bir görüntü çiziyordu. Sanıyorum
attığı o kafa golü onu formanın içine yeniden soktu. Daha sonraki golü,
pasları, araştırıcı görüntüsü sanırım bütün Galatasaraylıların hem içerideki,
hem dışarıdaki kalan maçlar için umut kaynağı oldu.
Şunu da ilave etmeden geçemem; Akhisar kazandığı veya
kendisine teslim edilen bütün toplarda öyle veya böyle Galatasaray üzerine pas
yaparak taşınabildi. Ama skor tabelasına sadece bir kere yazıldı. Bu da dikkate
alınmalıdır sanırım.
Sonuçta, adeta bir yazlık maç biçiminde geçen doksan
dakika Galatasaray ın rakiplerine sıkıntı verdi mi Burası önemli. Akhisar ise
yapacağın çoktan yaptığından kilometre dolduracak, o kadar...