Bir taraftan “Kur’an’ı anlayıp Kur’an Nizamı kurarak yaşasalar-4” başlıklı yazıları (4 yazı) yazıyorken, diğer taraftan da araya Allah’ın lütfettiği ilhamla bazı yorumlar yazma ihtiyacı hâsıl oldu ve onların bir kısmını ulaşabildiğim okuyucularımla paylaştım…
Mesela… Aliya İzzetbegoviç’e atfedilen 24 dakikalık uzunca bir mektubu ve bunun da 4 dakikalık kısa bölümlük bir özeti var; bu özeti dinledikten sonra duygulandım, derin düşüncelere daldım, Balkanlardaki memleketlerimi hatırladım, Kosova ve Sancak’ı…
Bu duygu ve hatırlamalardan sonra bir hatıramın özünü ya da özetini yazdım…
ALİYA İZZETBEGOVİÇ İLE BİR HATIRA
Bosnalı ve Üsküdarlı hemşerim Aliya İzzetbegoviç ile Ankara’da, o zamanki Refah Partisi Büyük Kongresi’ne katıldık (7 Ekim 1990). Bir ara salondaki izdihamdan bunaldı, dışarı çıkıp hava alalım dedi ve çıktık. İkimiz yürüyor ve sohbet ediyorken İstanbul’da nerede oturduğumu sordu. “Üsküdar’da” dedim. “O zaman seninle çifte hemşeriyiz, hem Üsküdar hem de Bosna, çünkü ben de Üsküdarlıyım!” dedi; “Benim dedem Devlet-i Aliyye’nin ordusunda askerlik yapmıştı, Üsküdar’da. Orada tanıştığı bir Türk kızıyla, ninem Sıdıka ile evlenmiş. Babam Mustafa Bey bu evlilikten doğmuş. Ben Üsküdarlı Sıdıka ninemin torunuyum…”
ALİYA İZZETBEGOVİÇ’in BİR HATIRLATMASI
“Türk’ün Evladı; UNUTMA!” isimli dört dakikalık -O’na atfedilen- kısa vidonun tam ortasında Aliya İzzetbegoviç diyor ki;
“Biz, Çanakkale’den sonra direnişi devam ettiren nesiliz. Sen, direnişin değil, dirilişin nesli olacaksın. Sen korumak için değil, düzen (“Adil Düzen” RNE) kurmak için çalışacaksın. Sen varsan biz olacağız. Sen ayaktaysan biz yaşayacağız…”
***
VE KISA HATIRLATMALAR…
1950 yılında Kosova’da doğdum, ilk çocukluğumun yaz ayları Sancak’ta geçti…
1957 Kosova’dan (Yugoslavya’dan) Türkiye’ye İzmir’e ailecek hicretimiz…
1961 üstadımız Süleyman Karagülle’nin İzmir’e hicreti ve ilk çalışmalar…
1967 İzmir’de ilk Akevler Kredi ve Yardımlaşma Kooperatifi’nin kuruluşu…
1972-73 İzmir’de; 1997-2000 İstanbul’da “Kur’an ve İlim” çalışmalarının Süleyman Karagülle önderliğinde haftalık seminerler olarak resmen ve kurumsallaşarak başlaması…
2000 Ocak ayında ilk ve iki adet Akevler İstanbul Kooperatifi’nin kurulması…
Son yıllarda Akevler Hizmet ve Dayanışma Kooperatifleri’nin İstanbul, Yalova ve İzmir’de kurulması -ve örnek alınası- uygulamalı çalışmalar yapması…
***
Not: “Kur’an ve İlim” haftalık seminerlerimizin 1195’incisini geçen hafta yaptık; her haftanın diğer günlerinde yaptığımız dört seminerimiz veya dersimiz de devam etmektedir…
Ek bilgi: Bu hatırlatmaları son yazdığım “Kur’an’ı anlayıp Kur’an Nizamı kurarak yaşasalar…” başlıklı yazılarım (4 yazı) sebebiyle yapıyorum; yani biz yarım yüzyıldır yaptıklarımızı yazıyoruz, anlatıyoruz ve yaptıklarımızın yapılmasını tavsiye ediyoruz…
Soru-yorum: Hayatımızın dinî/ahlâkî-ilmî-iktisadî-idarî/siyasî dört ana alanındaki sorunlar artık adeta “Sosyal Tufan” seviyesine ulaşmışken… “Kur’an ve İlim” merkezli çalışmalarımızla binlerce sayfa “çare ve çözümler” üretmişken… İstisnasız herkes durmamacasına sadece sorunları konuşmaya ve yazmaya… Ama inat ve ısrarla bu “çare ve çözümler” ile neden ilgilenmemeye devam ediyorlar; bir bilen varsa, lütfedip açıklayabilir mi?
1. Adil Düzen…
2. Adil Ekonomik Düzen…
3. Adil ve Barışçı Dünya Düzeni…
4. Adil Düzen’e Göre İnsanlık Anayasası…
Ve diğer bütün çare ve çözümlerin tam da zamanı…
Çalışıp çare ve çözümler üretmek bizden, başarı Allah’tandır…