"Yalanla iman bir arada durmaz" derler! Yalan gelince iman alır başını gidermiş demek ki! Bunca yıldır ne yalanlar duyduk ne yalanlar!

Ama bugünlerde duyduğumuz yalanlar hepsinin üzerine tüy dikti!

Meğer biz bir şey bilmiyormuşuz!

Hiçbir şeyden haberimiz yokmuş!

Eski dostumuz bir konuşuyor, pir konuşuyor!

Ağzımız bir karış açık dinliyoruz.

Uzun uzadıya konuşuyor!

Konuştukları sayfalar dolusu sanki tefrika edilen roman gibi!

Bir bakıyoruz, konuştuklarının hepsi yalan!

Yukarıdan aşağı yalan, soldan sağa yalan!

Meteliğe kurşun attığını sandığımız, çulsuz çaputsuz sandığımız dostumuz meğer milyonlarla, milyarlarla oynarmış!

Öyle maaşla falan çalışmaz, şirket açar, şirket kaparmış!

Kimsenin malında, mülkünde, hissesinde gözü yokmuş!

Kimsenin malının, mülkünün, hissesinin üzerine oturmazmış!

Kendisine emanet edilenlere öylesine sahip çıkarmış(!) ki, sonunda kendinin sanırmış!

Emanete hiç ihanet etmezmiş!

O nun söyledikleri ile bizim bildiklerimiz birbirine taban tabana zıt!

Bu kadar yalanı nasıl söylediğine şaştığımız kadar bu kadar yalanı peş peşe dizerken yüzünün hiç kızarmamasına da şaşıyoruz.

Ve "Yalanla iman bir arada durmaz" sözünün haklılığını bir kez daha teslim ediyoruz.

Oysa ilk tanıdığımız yıllarda nasıl da güvenimizi kazanmıştı!

Dünyaları emanet etsen kılına zarar vermez bir görünümü vardı!

O günlerden bugünlere elbette köprülerin altından çok sular aktı!

Elbette çok şey değişti!

Güvenilir bir derviş olarak gördüğümüz ve dost olarak kabullendiğimiz kişi de bir hayli değişti!

Şimdilerde kendisine emanet olarak verilen şeyleri kendi malı olarak kabul ve ilan ediyor!

Ve "Ben zaten varlık sahibiydim" edasında geziyor, konuşuyor!

Yalanları birbiri ardına diziyor!

O nun adına çok üzüldük, söylediği yalanlardan biz utandık!

Birkaç kuruşluk dünyalık için yalanları böyle peş peşe dizmesinden dolayı yine O nun adına kaygılandık.

Ama biliyoruz ki, ok yaydan bir kez çıktı mı onu geri döndürmek mümkün değildir!

Bu dostumuzla yıllar öncesi yollarımız ayrılırken bu denli değişeceğine ihtimal vermemiştik!

Yalandan böylesine medet umacağı aklımızın kenarından bile geçmemişti!

Oysa şimdi O müthiş bir yalancı olmuş!

Milletin gözünün içine baka baka gerçekleri tepetaklak etmekte bir beis görmüyor. Evet, O nun adına çok üzüldük ve utandık!