Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaptığı açıklamanın ardından yandaşlar adeta koro halinde aralarından ayrılarak “yeni partiler” kuran eski yol arkadaşlarını eleştirmeye ve “CHP’ye yakın olmaları onlar açısından en büyük ayıptır” diye konuşmaya başladılar.

Tamam, böyle bir yakınlığı kendi açılarından “en büyük ayıp” olarak değerlendirebilirler.
Ama bu arada “şu soruya da” bir cevap bulmaları gerekmez mi?

“Ya Perinçek’e yakın olmak ya da yakın görünmek nasıl bir ayıptır?”

Bakın aralarından bazı isimler Perinçek’e “haddini bil” diye kafa tutarken asıl konuşması gereken parti yöneticilerinin hiç sesinin çıkmaması manidar değil midir?

Yani Perinçek tarafından yapılmış olan “Kemalist İslamcı” yakıştırması AKP kurmaylarının içine sinmiş midir?

Ya da Perinçek’e yakın olmak ya da görünmeyi bir kenara bırakarak soralım.
Bir ara iktidar partisi ve genel başkanı hakkında demediğini bırakmayan hatta hakarete varan suçlamalarda bulunan MHP lideri ile bir arada bulunmak ya da görünmek kendilerini hiç rahatsız etmiyor mu?

Şimdi denebilir ki; siyasette böyle şeylerin olması doğaldır!

Doğrudur, siyasette böyle şeyler yaşanabilir!

Eğer bu ilke doğruysa siyasette böyle şeylerin yaşanabileceği kabul ediliyorsa o zaman aralarından ayrılan eski yol arkadaşlarının CHP ile yakın görünmeleri karşısında ileri geri konuşmamaları gerekmez mi?

Hiç şüphesiz bu durumu bir suçlama vesilesi olarak görmemeleri ve göstermemeleri gerekir!
Yandaşların eski yol arkadaşları tarafından kurulan partilerin “ölü doğmuş oldukları” yolundaki değerlendirmelerini de gerçekçi bir değerlendirme olarak kabul etmek mümkün değil.

Tamam, “zor doğmuş” olanlar vardır ama bunları “ölü doğum” olarak görmek sağlıklı bir yaklaşım olmayacaktır.

Yandaşların “ölü doğdular” değerlendirmesine karşı eski yol arkadaşları tarafından yapılan “iktidar partisi sürekli olarak taraftar kaybederek adeta ayakta ölüyor” değerlendirmesi kulağa daha inandırıcı gelmiyor mu?

Evet, yandaşlar eski yol arkadaşlarını yokluğa mahkûm etmeye çalışabilirler ama unutmamalıdırlar ki kendilerinin gidişatı da yokluğa doğrudur.

Sürekli yeni taraftar kazanma yerine sürekli taraftar kaybeden bir siyasi partinin akıbeti ne olur?
Bunu düşünmeliler ve en azından partilerinde eski heyecanın var olup olmadığını sorgulamaları gerekir!