Eski Yeşilçam filmlerinin unutulmaz, nostaljik repliklerinden biridir: "Pencerelerinden sarmaşıklar sarkan, bahçeli bir evimiz olacak. Bu evde mutlu ve mesut bir hayat süreceğiz " Kahramanımız fakirdir ama, hayalleri zengindir Penceresinden sarmaşıklar sarkan ev sahibi olunca, mutlu ve mesut olunacağını zannetmektedir Dar gelirli her ailenin hayalini "ev sahibi olmak" fikri süsler zaten Hele, bir göz odanın bile 300-400 YTL kiralarla ölçüldüğü İstanbul da ev sahibi olmak, rahata ermek demektir, kira parasından kurtulmak demektir, ev bütçesini kemiren bir kalem giderden kurtulmak demektir
Geçtiğimiz günlerde kendisiyle röportaj yaptığımız Çağlayan Gayrimenkul Firması Sahibi Fatih Kuran, emlak piyasasıyla ilgili çok çarpıcı bir analiz yaptı Dedi ki; "Ölü doğan Mortgage sistemiyle emlakı da yatırım aracı olmaktan çıkardılar. 100 milyarlık bir evi, bugün en düşük banka faiziyle edinmeye kalkışırsanız, 10 yıllık vadeyle 220 milyar lira ödüyorsunuz. Peki, on yıl sonra bu ev, sizin ödediğiniz fiyatı karşılayacak mı " Yerinde bir tesbit!... Fatih Kuran, Mortgage sisteminin dar gelirliye hitap etmediğini belirterek, "Eğer bu sistemle ev sahibi olmaya kalkışır, birkaç ay ödemelerinizi geciktirirseniz, elinizdeki avucunuzdakileri de geri alırlar. Dikkat edin, bugün insanlar ellerinde olmayan paralarla ev sahibi oluyorlar, geleceklerini ipotek altına alıyorlar. Bu faiz sistemi, müteahhitlerden bile daha fazla kazanıyor" dedi.
Üretenin değil, üretilen mala faizle ortak olan bankacılık sisteminin malı götürdüğü bir sistemle karşı karşıyayız. Böyle kalkınma mı olur Hükümet yetkilileri övünüyor, şişiniyor: Geçtiğimiz yıl TOKİ şu kadar ev yaptı, şu kadar insan ev sahibi oldu Bankalar şu kadar insana konut kredisi verdi Herkes ev sahibi oldu Falan, filan Ortadaki çarpıklığı gören yok! Ortada, insanlarımızın iliğini-kemiğini sömüren faiz illetine dikkat çeken yok!... Beceriksiz Yamasol Hükümeti nin Türkiye ye ödettiği ağır faturanın, en büyük ayaklarından birisi bankacılık sisteminden kaynaklandı. İçi boşalmış bankalar tek tek satıldı Peki kime Yabancılara Şu anda en büyük bankalarımız, yabancıların elinde Mevcut çarpık sistemin içinde, tıkır tıkır işlerini yürütüyorlar Ellerini bile kımıldatmadan, üretimine katkıda bile bulunmadıkları inşaat sektöründe yapılan konutları, binaları edinmek isteyenlere kısa vadeli, uzun vadeli paralar verip, faiz gelirlerini ceplerine indiriyorlar Şimdi anladınız mı Vehbi nin kerrakesini Bu adamların bu memleketin topraklarına bizim ülkemize ayılıp-bayıldıkları, kara kaşımıza kara gözümüze hayran oldukları için mi yatırım yaptıklarını, bankalarımızı milyonlarca dolarcıklar vererek satın aldıklarını zannediyordunuz Parmaklarını bile kımıldatmadan bu ülkedeki insanın iliğini-kemiğini sömürecek, kanını emecek bundan daha ballı bir sektör bulabilirler mi Evin bedeli 100 milyar Bankanın kazandığı 120 milyar Oh ne ala memleket! Çalış, çalış adamlara ver Çalış, çalış sistem yutsun Çalış, çalış geleceğin ipotek altına alınsın! Memlekete sahip çıksın, alınterimize mukayyet olsun diye işbaşına getirdiklerimiz de övünsün: "Babalar gibi satarım" Alınterimizi ona-buna peşkeş çektirip, sonra da "Başarılıyız" diye şişiniyorlar!