YORUM: “Pazartesi Sendromu Bitti!”

Yaşanan “vaka”ların ortak özelliklerini bilmek “vakıa”yla tanışmaktır. Bu yüzden benzer vaka sayısı artsa da yaşanan vakıa aynıdır. Vakıa şu ki; “herkesin sadece kendini düşünmesinin hayatta kalmaya yetmediği, kendimizi kurtarmanın yolunun başkalarını da düşünmek olduğu” anlaşıldı! Hayat yeni bir anlam kazandı çünkü pazartesi sendromu bitti ve insanlar “çaresizliğin ne demek olduğunu, paranın her şeyi satın almaya yetmediğini, ailenin anlamını, birlikte olmanın önemini” öğrendi. Ve yaşadığımız “değişen gerçeklik”le yeniden konumlanıyoruz.

GÖRÜYORUM: “Tehdidi Gör Ki; Fırsatı Göresin!”

Sorunların temelinde “yanlış kurgulama” yatmaktadır. Mesela, “dünyadaki ilaç harcamaları için 1.1 trilyon $ ve hastalıkların tedavi harcamaları 7.9 trilyon $ tutarında iken, hastalıkların önlenmesi için yapılan harcamalar sadece 0.2 trilyon $” düzeyinde olmuştur. Koruyucu sağlık önlemlerine, “hastalıkların tedavisi için yapılan harcamaların 40’da 1’i oranında kaynak tahsis edilmesi” yanlış kurgunun bir eseridir. “Dünyadaki askeri harcamaların 1.8 trilyon $” olması ise kurguyu yapanların zihniyetini ele vermektedir.

Sağlıktan pay biçenler, yanlış kurgunun diğer sektörlere çıkardığı faturayı tahmin etmekte zorlanmayacaktır. Tehdidi görenler, fırsatların doğru hamleleri içeren ve birkaç yıl süren bir “iyileşme planı”nda yattığını da görmektedir. Bu plan, bizi gerçekleri yakalayacak yeni liderlik perspektifi edinmeye ve doğru kurgulamaya çağırıyor. Çünkü piyasa ve tüketici değişirken, çözüm aynı kalamaz!

ÖNGÖRÜYORUM: “İyi Şeyleri İyi Yapma Vakti!”

Ülkemizde Sağlık Bakanlığı gibi her bakanlık vaka sayısı açıklamalıdır. Her gün hasta sayısı gibi, kapanan şirket, işsiz kalan çalışan ve sorun yaşayan insan sayısı açıklanmalıdır. Açıklanan her vaka, her bakanlık ve kurum için yeni bir vakıa oluşturur ve “bilim kurulu” hassasiyetiyle çözüme kavuşturulursa asıl önlem alınmış olacaktır.

Öncelikle ekonomiyi takip eden kurumlar, pazarınızdaki gelişmelerin ayrıntılı modellemesini oluşturacak vak(ı)alar açıklamalıdır. En kötü senaryolara iş dünyasını hazırlayacak revizyon ve operasyonlar için “ne gerektiğini” belirleyen adımlar ancak bu şekilde belirlenebilir. Değişen eğilimleri yakalayanlar, kaynakları ve yatırımları buna göre senkronize edecektir.  “İyi şeyleri iyi yapma” mücadelesinde yer aldığımızda; “göreceksiniz neler olacak!”