Bu yıl yani 2025 yılı “aile yılı” olarak ilan edildi. 2024 yılı da emekliler yılı ilan edilmişti ama ne yazık ki emekliler perişan olmuştu. Evet yazımızın girişi klasikleşti son zamanlarda ama konu o kadar önem arz ediyor ki; mecburiyetten böyle başlamak zorunda kalıyoruz. Gelen yoğun eleştiriler ve emeklilerin serzenişlerini dikkate almış olacak ki iktidar, aile yılının önceki yıla benzemeyeceğini anlatmak için müjde olarak lanse ettikleri vaatler, kimseyi tatmin edecek gibi görünmüyor maalesef. Özellikle nüfus artışının istenilen düzeyde olmaması ve bu açığın kapatılması adına gerek tedbir ve gerek de vaat olarak yeni evleneceklere 150.000 TL faizsiz kredi, ilk çocuk için tek seferlik doğum yardımı olarak 5.000 TL, ikinci çocuk için her ay 1.500 TL, üçüncü ve daha sonraki çocuklar için her ay 5.000 TL yardım vereceklerini ifade ettiler. Bu, teşvik olarak görüldüğünde müspet sayılabilir. Ama bunlarla bir yuva kurulamayacağını bilmeyecek kadar ya toplumdan uzak ya da toplumun gerçeklerini görmek istemeyen bir iktidar, 23 yıldır ülkeyi idare ediyor maalesef.

        Üstelik de sanki iktidara yeni gelmiş gibi bir tutum sergileyerek televizyon kanallarında toplum ahlakını bozan dizilerden şikâyetçi oluyorlar. Sanki o RTÜK’ü başkaları kurdu? Sanki başkanını başka iktidarlar atadı? Üstelik de söz konusu dizilerin ve programların kendilerinin kurduğu havuz medyasında. Hani derler ya “bu ne lahana turşusu bu ne perhiz...” Ne olacak ki, zaten bunca yıl iktidarda kalmanın sırrı da bu. Yanlışı doğru, doğruyu yanlış; iyiyi kötü, kötüyü iyi göstermek, “her ne kadar güzellik varsa biz yaptık, ne kadar da olumsuzluk varsa karşı taraf”. Beceremedikleri, üstesinden gelemediklerini de dış güçlere ihaleyi bırakıyorlar. Daha şimdiden asgari ücretliye, emekliye, işçiye, memura verdikleri sadaka niteliğindeki zam, daha ceplerine girmeden ekmeğe, akaryakıta, otoyol ve köprülere, vergilere, cezalara gelen zamlarla garibanın elinden alındı. Hatta vatandaş “Köprüler geçmek için yapıldı. Ama köprüler garibanın üzerinden geçiyor” demeye başladı.

Geçim sıkıntısıyla biçare kalan toplumun engelli kesimi de çıkan kanunlarla, yönetmeliklerle haklarının ellerinden alınması, engelliler gündemini yoğun şekilde meşgul ederken, istisnalar haricinde medyanın genel olarak alaka göstermemesi engelli camiasını yeterince üzmektedir. Hatta bir goril yavrusu kadar dahi değerimiz yok. Bir goril yavrusuna gösterilen ilgi, alaka engellilerin sorunlarına gösterilmemiştir. Bu arada, 17 Ocak 2025 Cuma günü ÖTV muafiyeti ile ilgili hazırlanan yönetmeliğin iptali için görme engelli evrensel hukukçular derneği dava açacak. İnşallah engelli toplumuna burada da ilgisiz, alakasız, duyarsız kalınmaz vesselam...