İktidar sözcüleri ve yandaş medya birbiri ardına açıklamalar yaparak “gri listeden çıktığımız” müjdesini paylaşıyorlar.
Uygulanan ekonomi politikaları sayesinde ülkenin gri listeden çıkarıldığı ve ekonomisinin önünün açıldığı müjdesini veriyorlar.
Biri “başardık” diye sevincini dile getiriyor.
Diğeri suç örgütlerinin çökertilmesi sayesinde gri listeden çıkarıldığımızı ileri sürerek bu büyük başarıdaki(!) payına dikkatleri çekmeye çabalıyor.
Öbürü ise gri listeden çıkarılmamız nedeniyle ülkemizin yabancı yatırımcılarla dolup taşacağını iddia ediyor.
Hepsi de haklı şeyler söylüyor.
Hepsi de doğru bunların!
Ama unuttukları ufak bir nokta var.
Bu ülke gri listeye ne zaman girdi?
Hangi iktidar döneminde ülkemiz kara para aklanması ve terör örgütlerinin finanse edilmesi suçlaması ile gri listeye alındı?
Yahu beyler siz bir yandan gri listeden çıktık diye sevinç çığlıkları atarken diğer yandan bir büyük itirafta bulunduğunuzun farkında değil misiniz?
Sizin devri iktidarınızda gri listeden çıkmış isek bir başka iktidar döneminde gri listeye alınmış olmalıyız!
Bu iktidar dönemi hangi iktidar dönemidir?
Çeyrek asra yakındır iktidar koltuklarında AKP oturduğuna göre gri listeye alınmamız da bu dönemde olsa gerektir!
Yani bugün gri listeden çıktık diye sevinenler dün bu listeye alınmanın da temel nedeni olarak karşımızdalar.
Hem izlediğiniz politikalar ile ülkenin gri listeye alınmasına neden olacaksınız hem de şimdi gri listeden çıktık diye sevinç çığlıkları atacaksınız.
Bu nasıl bir sevinç?
Herhalde “başardık” diye atılan bu sevinç çığlıklarını “geçmişte yaptığımız büyük bir yanlışı düzeltme imkânını bulduk” şeklinde okumamız gerekiyor.
Bir iktidar düşünün ki bir dönem attığı adımlar ile gri listelere alınmamıza neden oluyor.
Ancak gri listeye alındığımız zaman bunu hiç dert etmiyor.
Gri listeye alındık diye yakınılmıyor bile.
Sonra dış dünyanın gönlünü alabilmek için geçmişte atılan adımların tam tersi yapılarak gri listeden çıkma sağlanıyor.
Tamam, gri listeden çıkarılmayı sağlayanları kutlasınlar.
Ama gri listeye alınmaya sebep olanlardan da hesap sorsunlar.
Hesap sorulsun ki kafasına göre takılanların yaptıkları yanlarına kâr kalmasın ve ülkenin bir çeyrek asrının nasıl heba edildiğini cümle âlem öğrensin!