Gündelik handikapların ortalığı işgal etmiş olduğu dönemler, küfür karanlığının galip görünüm aldığı süreçlerdir. Böyle vakitlerde kitlelere sinen moral, negatif suret kazanır. Sadece kitlelere mi, değil, genel geçer değerlere tâbi olanlarda da benzer çöküş görülür. Bu kesime, toplum güruhlarına kanaat takdim eden ve mevcut hali hazırlayanlarca "güdülülenebilir" nitelikler taşıyan liderler, önderler, sözde düşünürler ve aydınlar da dahil edilmelidir.
Aynı dönemlere, menfî süreçlere aksi istikamette tepki gösteren, bu tepkisinde kavî bir direniş sergileyenler yok mu Olmaz olur mu Kuşkusuz, sayıca azdırlar, hatta sayılıdırlar. Fakat, teklif ettikleri mukavemet ile muvahhit bir çizgi üzere olduklarını aşikâr ederler. Yani tercihleri Allah ın sağlam ipi üzeredir.
Metin Önal Mengüşoğlu nun son kitabına yönelik okuma serüvenimi siz değerli okuyucularımla paylaşmaya çalışırken kuruverdiğim bu cümlelerin içi, peşinen söylemekte fayda var, eser sizler tarafından da okunduktan sonra dolabilecektir. Öyleyse, önce eserin künyesini vereyim: Zihni Karışıklar İçin Alışkanlık Reçetesi. (Beyan Yay., İst., 2008, 175 s.)
Selim Akıl , Sahih Din ve Dünya Nimetleri: Mal-Can-Irz başlıklı olmak üzere üç bölümden ve toplam 25 makaleden oluşuyor kitap.
Mengüşoğlu, fiilleriyle ve yazıp söyledikleriyle mevcut halleri sorgulayabilen, mutlak surette hakikî bir alternatif sunabilen, bunları yaparken Allah ın diline dayanma hassasiyeti arayan bir şair, yazar ve mütefekkirdir.
Onun körelmiş ezberci beyinlere yaptığı hücumun bazı örnekleri üzerinde durmak gerekebilir: Kitabın ilk makalesinde görebiliriz bunu. Akıl Medeniyetinin Karakteri başlıklı yazıda, batı uygarlığı nı bir bilim ve akıl uygarlığı olarak algılayan batı mağlubu doğuluların zihnine ok atar ve şu gibi yargılarla onların algısını darmadağın eder: "Yakıtı insan cesetleriyle sağlanan bir cehennem gibidir bugün batı dünyası." " aklı selimin kurduğu bir uygarlık değildir. Akılcı da akıllı da değildir." Hatta aklı iptal etmiş, bir vehim uygarlığı olmuştur. İslâm ise akleden kalbler i övmüştür.
Kitaba ad olan makalede günümüz Müslüman zihni üzerine yoğunlaşan yazar, bu konuda ciddi, tarihi ve köklü bir hastalığın mevcudiyeti üzerinde durur. Bu zihin, imanını vahiy rehberliğine dayandırmak sahihken, tahkik dışı edilgen bağlanmalar a yönelmiştir. "Yüzyılların biriktirdiği alışkanlıklarını kulluk eylemi zanneden Müslüman toplumlar, sonuçta "Kendi yurtlarında garip, köle, karavaş, azınlık muamelesi görmek" gibi bir hüsranla karşılaşmışlardır. Bu durum "Uysallık Uykusu" ile daha geniş ele alınır. Yazar, var olan olumsuz hâli "kader gibi görenler"i uyarır, keşif yapan, fikir üreten, ikâz ve ihbarlarla toplumu diriltmeye çalışan davranış ve metod sahiplerini öne çıkarır. Bunun yanında, batının değerlerini, insan hakları, demokrasi, laisizm, eşitlik gibi içi boş yahut pagan ilkelliklerle dolu kavramlara itibar eden ve vahyin diline yabancılaşmış Müslümanlara şaşırdığını belirtir.
"Kötü Misal Emsal Olmaz" başlıklı makalesinde öteki lerle beraberlik kuran ların ahlâkını temas eden yazar, İslamcılar ın hep taviz makamında olduğunu, bunun da Kur an şeraitinden uzak düşmek gibi bir sebebe bağlanabileceğini kaydeder. Makaleyi şu cümlelerle bitiren yazar, öteki hayranı olanları ikâz eder: "Biz Müslümanlar unutmamalıyız ki Allah tan başka hiç kimseye hoş görünmek gibi bir sorumluluğumuz yoktur. Kimseyi hoşnut etmek zorunda değiliz, Allah tan gayrı. Üstelik bizler, Allah yolunda küçük ve büyük baş davarlar kurban eden İslam Milletinin ehli bizler, müşrikler, Siyonistler ve haçlılar gibi mazlum ve masum insanların kanını içmekten sabıkalı da değiliz."
Mengüşoğlu nun kitaptaki bütün makaleleri çarpıcı, sarsıcı. İslâmi Düşüncenin Soykütüğü, Protestanlık Dinsizlik midir , Ortodoksluklar, Mescitten Tapınağa Savruluş Hikayesi, Salat tan Namaza Doğru Bir Kırılma, Tevhidin Tekrarı İbadettir, Hakka Rağmen Hak, Ben Demokrat Değilim, Yeni Osmanlıcılık mı Sahih İslam mı , Türklük Üniforması ve diğerleri Hemen her birinin tek tek okunup üzerine tefekkür edilmesi gereken makaleler bunlar. Oysa bizim alanımız sınırlı. Yani kitap sizi bekliyor (Beyan Yay. Tel: 0 212 512 76 97, [email protected])
*Adresimiz: P. K. 205, Ulucamii, Bursa
Alaadin Özdenören e rahmet...
Alaaddin Özdenören vefat edeli beş yıl olmuş. Şairimizi rahmetle anıyor, bir şiirini takdim ediyoruz.
KALANLAR
Göğsümü yalayan gül alevinden
Silinmez izler kalır.
Gökte bulutla oynayan çocuk
Öksesine yıldız çakan melek kalır.
Akşam üstüler ki çöker kıyıya
Toplanmış halatlar yığılmış zincirler kalır.
Yapraklar dağılırken saçlarından
Denize atılmış çelenk kalır.
Duvarda gölgeler öyle ıpıssız
Hücremde kırılmış ekmek
Ve bir kuru ağaç kalır.
Uçsuz bir dinleyişle dinle
Üstlen çöllerdeki rahmeti
Ey gürleyen yalnızlığımız
Yolumuzu gözleyen
Toprağa girdiğimiz vakit
Uğultulu derinlikler kalır.
Duy unutuş rüzgârının
Açtığı son kapı benim
Çekilince kalbimin suları
Geriye senden başka ne kalır.