Tüm Sınavları Kazandıran Yazı
Deneyin. Ürünümüz garantilidir. Bu ve benzeri yazıları okumayıp, idrak etmeyip, uygulamayıp hâlâ bir şeyleri başaramıyorsanız doğru yoldasınız demektir. Aynı vurdumduymazlıktan devam…
Başarının Formülünü Biliyorum, Peki Nasıl?
Hem gezerek, hem okuyarak edinilen bilgidir. Havşeri’nin suyundan içenler ile Konya’nın etli ekmeğini yiyenler gözlemlenmiş olup Kars’ın zemherisine tutulanlar ile Üsküdar sahilde yürüyenler analiz edilmiştir. Şırnak’ta terör olayları içerisinde büyüyenler ile muhabbet edilmiş, İzmir’de camisinde içki içilen imamın derdi dinlenmiştir. Doğunun bir imam-hatip lisesinden mezun olup okumayı bilmeyen bir kardeş ile de, İstanbul’da okuduğu proje imam-hatipte dört dil öğrenen başka bir kardeş ile de tanışılmıştır. Dağdaki çobanlara başarılarının sebepleri sorulmuş, villada yaşayan hayta ile playstation oyunları oynanmıştır. Hâsılı kelam Edirne’den Kars’a, Jüpiter’den Mars’a topyekûn öleceğimiz gerçeği ile karşılaşılmış, Allah için hayata bir kalite katmanın gerekliliği saptanmıştır. İdrak ve irade kavramları idrak edilmiş, nedeni ve nasılı araştırılmaya çalışılmıştır.
Çok okuduktan sonra Kur’an-ı Kerim’i okumak nasip olur. Bunun bir nasip meselesi olduğunun altını çizerek, neden ve nasıl sorularının tüm cevaplarının Kuran-ı Kerim’de olduğunu belirtebilirim. Çok okumak derken? Thales’in suya olan bağlılığından, hedonistlerin sapkınlığına, Sokrates’in Daimonion kavramından Aristo mantığına, akılcı zındıklığın alıp yürüdüğü dönemlerde İmam Gazali’nin ortama girişine, hatta Kant’ın ruh hastası çalışma disiplinine kadar… Tüm monoteist dinlerin yaratılış anlatısından, ateist deist agnostik diye bilinen zavallıların psikolojik sorunlarına kadar… Haskala’dan türeyen, Freud’un tanrılık çabalarından, Gardner’in çoklu zekâ kuramından, Maslow’un kendi ihtiyaçlarına göre tasarladığı piramidine kadar… Ne lazım abime? Tarih iş görür mü? Sultan Alparslan’ın Anadolu zaferini de okumak evet… Ancak sonrasında çocuklarının, akrabalarının taht kavgalarında birbirlerini de devleti de nasıl mundar ettiklerini de okumak… Ya da gezegenin çapını hesaplayabilecek âlimlere sahip olan Emevi Devleti’nin, aynı zamanda dinde nasıl büyük tahrifata yol açtığını, yaptığı ırkçılığı da okumak... Edebiyat dersen İsmet Özel derim. “Her şey ben yaşarken oldu, bunu bilsin insanlar. Ben yaşarken koptu tufan… Ben yaşarken yeni baştan yaratıldı kâinat… Her şeyi gördüm içim rahat…”
Ben yaşarken derken adamcağız… Okumalarını araştırmalarını kast ediyor. Öğrendikçe yanı başında cereyan edercesine hayat… Hakikat yolculuğu öyledir. Öğrendikçe yaşar, yaşadıkça öğrenmeye çalışırsın… Yolun sonunda, her şeyi gördüm içim rahat ifadesi bir şeyleri idrak edebilecek kıvama gelmesi ile ilişkili… Varılan sonuçların belki de kaçınılmaz sonun idraki ile orantılı…
Formül
Hem gezip, hem okuduktan sonra; idrak, irade kavramlarının ne anlama geldiğini idrak etmiş olduk. Bu iki kavramın toplamının inanç kavramını ortaya çıkardığını idrak ettik. Oluşan inanç doğrultusunda ortaya hayaller ve hedefler çıktığını idrak ettik. O hayaller ve hedeflerin gerçekleştirebilmesi için insanın, vaktinin büyük çoğunluğunu ayırdığını ve başarının ancak bu şekilde mümkün olduğunu idrak ettik…
İdrak
Yeni kurbağa diliyle “farkındalık” anlamına geliyor. Bakmak ve görmek gibi düşün… Okumak, anlamak, idrak etmek… Şeyin, son aşamada beynin ve kalbinin en kılcal noktalarında hissedebilmesine idrak etmek denir. Fatiha okudum deriz sürekli… Fatiha’yı anlamak, Fatiha’yı idrak etmek gündemimizde yoktur. Yaratılış manifestosu niteliğindeki Fatiha’yı idrak edebilmiş olsaydık, sadece ölenlerimizin ruhuna değil Yahudiler başta olmak üzere cümle kafirin zahirine, batınına, gelmişine, geçmişine okurduk Fatiha’yı…
İrade
İdrak etmenin idrakine varanlar ancak irade ile tanışabilirler. Hayatlarındaki her şeyin nedenini nasılını sorgularlar. Neden ortaokula, liseye, üniversiteye gittiğini, neden anne babaya saygılı olması gerektiğini, dolaşım sistemini, kan grubunu, kalorinin ne demek olduğunu, nikotinin zararlarını, dinleri, ülkeleri, insanlığı… Ve bu farkındalık durumu iyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan, güzeli çirkinden, ahlakı ahlaksızlıktan ayrıştırma noktasında iradenin oluşmasını sağlar. İradesi kuvvetli bireyler Müslüman olurlar. Haramı helali bilirler. Alkol, uyuşturucu, sigara gibi zararlı alışkanlık edinmezler. İradesi kuvvetli bireyler Namaz aksatmazlar. Hayal kurarlar. Hayalleri doğrultusunda adım adım hedefler belirlerler. Hedeflerine ulaşabilmek için sürekli çaba sarf ederler. İrade, idrak ile doğru orantılıdır. Bulunduğu ailenin, evin, mahallenin, şehrin, bölgenin, ülkenin, gezegenin, evrenin farkında olmayan kişi için herhangi bir iradeden söz etmek mümkün değildir.
Hayvanlar gibi içgüdüleri ile yaşarlar. Hatta bu idraksizliğin yanında akıl kabiliyetine sahip oldukları için yeryüzünde kan dökerler, fitne çıkarırlar. Kâinatın canına okurlar.
İnanç
İdrak ve iradenin birleşimi sonucu ortaya çıkan kavram… İnanç türleri zannedildiği gibi İslamiyet’ten, Yahudilikten, Budistlikten ibaret değildir. Mesela aileye bağlılık bir inanç türüdür. Ailesi için yaşayan insanlar vardır. Para, güç, mevki hırsı bir inanç türüdür. İlk insandan itibaren sadece dünyevi zevkleri elde etmek için yaşayan çoğunluklar olmuştur… Mesela ideolojiler bir inanç türüdür. Sosyalizm’i, milliyetçiliği ve benzeri ideolojileri hayat tarzı olarak kabullenen insanlar mevcuttur. Tüm bu genel inanç tanımlamasından sonra ezeli ve ebedi tek hakiki inancın İslam dini olduğunu vurguluyor, tanım bahsini kapatıyoruz. İdrak ve irade sahibi olan insanlar birer inanç edinebilirler. Ve bu inanç türleri doğrultusunda hayaller ve hedefler geliştirirler.
Hayal-Hedef
Hayal, inanç sahibi insanları diğer insanlardan ayrıştıran yegâne özelliktir. Mevzubahis inanç türünde; samimiyetin, ehliyetin ve kuvvetin göstergesidir. Gerçekleşmesi daha zor olan ideallere, hayal denir. Hedef ise asıl hayale giden yolda, gerçekleşmesi daha kolay olan idealleri aşama aşama tasarlamaya denir. Örneğin bir Müslüman’ın en mukaddes hayali şehadettir! Allah rızası için ölmek isteyen bir insan için; Allah rızası için okul okumak, Allah rızası için para kazanmak, Allah rızası için evlenmek, evlat yetiştirmek, Allah rızası için dernek vakıf işleri ile ilgilenmek, Allah rızası için akademik çalışma yapmak hâsılı Allah için yaşamak zor gelir mi? İşte bu adımların tamamı ise asıl hayal olan şehadete giden yolda birer hedeftir.
Ayrılan Süre
Gerçekten idrak, irade, inanç, hayal ve hedef denklemini tamamlayan herhangi bir bireyin gecesi gündüzü hayalleri ve hedefleri olur. Hayallerine giden yolda gerçekleştiremedikleri her hedef için uykuları kaçar. Günde 18 saat sadece hedeflerine ulaşmak için çalışırlar. Fuat Sezgin gibi Aziz Sancar gibi… Ömürleri boyunca hedeflerine ve hayallerine ulaşmak için çalışırlar. Ve bu uğurda ölürler. Hasan El Benna, Şeyh Ahmed Yasin, Necmettin Erbakan Hoca’mız gibi...
Başarı
Yaşadığının idrakine varan, irade sahibi olur. İdrak ve irade, inanç sahibi bir yaşam tarzını doğurur. İnanç sahibi bir yaşam tarzını benimseyen insanların, hayalleri ve o hayalleri gerçekleştirmek için tasarladığı hedefleri olur. Hayalleri ve hedefleri olan insanlar; saatlerce, günlerce, haftalarca, aylarca, yıllarca, ömür boyu sadece bunun için çalışırlar. Ve başarırlar. Allahın izniyle…
Son Formül
Hiçbir şey hakkında: “Ben yarın mutlaka şu işi yapacağım” deme. Ancak: “İnşallah; Allah izin verirse yapacağım” de. Bunu söylemeyi unuttuğun zaman Rabbini hatırla ve: “Umarım ki Rabbim beni bundan daha yakın bir vakitte dosdoğru ve güzel bir başarıya eriştirir” de. (Kehf Suresi, 23-24)
Değil bu ve benzeri yazıları okumak… Bin takla atsan ve Rabbimiz izin vermese… O iş olmaz! Haydi Allah’a emanet.