Bismillahirrahmanirrahim;

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a (C.C.) hamd ederim. Salât ve selâm, Peygamberimize, âline ve sahabelerine olsun.

Banka kredileri, otomobiller, cep telefonları, televizyonlar, ev eşyaları, tatil köyleri, lokantalar, sosyal patlamalar, boşanmalar, cinayetler, intiharlar, yolsuzluklar ve israf katlanarak artıyor.

Sürekli harcamaya programlanan toplum, isyanı ve israfı engelleyen maneviyattan her geçen gün biraz daha uzaklaşmaktadır. Tüketim çılgınlığı ısrarı, toplumun çoğunluğunu yorucu, sıkıcı ve ahlaki yönden şüpheli işlerde çalışmaya itmektedir. İnsanlar, tüketimi ve israfı bir alışkanlık haline getirince, geçmişte asla taviz vermedikleri bazı inanç ve değerlerden uzaklaşmaya başlamıştır. Sabır, kanaat, şükür, cömertlik ve yardımlaşmak gibi değerler unutulurken çıkarcılık, hırs ve ihtiraslar artmıştır. Dünyadaki bütün kurum ve kuruluşlar, “üretim, tüketim, pazarlama” zincirinin bir parçası haline getirilmiştir. Televizyon yayınları, uydu bağlantıları, internet ağları ve telefon operatörleri yalnızca “tüketim” çılgınlığını özendirmeye odaklanmıştır. Trafik felaketinin, sağlık problemlerinin, yaygınlaşan açlık felâketinin, sosyal patlamaların tetikleyicisi olan tüketim çılgınlığı ve israf durdurulmasa, bu bütün insanlığın sonu olur. Yapılan araştırmalar, dünyada çözüm bekleyen dev problemlerin temelinde, tüketim çılgınlığı olduğunu göstermektedir. İyi de bu “tüketim çılgınlığı” neyin eseridir? Bu, doğru bir teşhis yapılmadan anlaşılacak bir konu da değildir. Kısaca ifade edelim ki tüketim çılgınlığı ve israf, “faizci kapitalist düzenin” topluma telkin ettiği kötü bir ahlaktır. Faizci kapitalizm bu kötü ahlakı “materyalist eğitim” ile toplumda alışkanlık haline getirmektedir. Tüketim çılgınlığı ve israf; dünyada üretimi tekelinde bulunduran “ırkçı emperyalist” sermayenin ürettiği talep oluşturma ve pazarlama yöntemidir. Bu yöntemle toplumların tamamı, müşteri haline getiriliyor ve sömürülüyor. Ülkemiz açısından meseleyi ele alacak olursak, ülkeyi son onaltı yıldır AK Parti ve Erdoğan iktidarında “faizci kapitalist düzen” başarılı bir şekilde tatbik edilmiş, bu dönemde tüketim çılgınlığını artırmak ve israfı yaygınlaştırmak en başarılı icraat olmuştur. Ülkemizde yapılan bir sistem değişikliği ile tek kişilik hükümet dönemine geçilmiştir. Hükümetin adı Erdoğan, kabinenin adı da Erdoğan kabinesidir. Bu dönemde de “faizci kapitalist düzen” bütün esasları ile yürürlükte olacaktır. Yine Erdoğan hükümetinin en önemli icraatının tüketim çılgınlığını körüklemek ve israfı daha da yaygılaştırmak olacağı görülmektedir. Bu ise “rant düzeninin” devam edeceği anlamına gelir. Bütün milletimiz, bu gerçeği görmek zorundadır. Yoksa yok olmaktan kurtulamaz.

KURTULUŞ YOLU

“Faizci kapitalist düzenin” bir kötü ahlak olarak topluma telkin ettiği “aşırı tüketim ve israf” hastalığından kurtulmak sanıldığı kadar zor değildir. İlk olarak “faizci kapitalist düzen mikrobunu” tanımak gerekir. Bu mikrobun tanınması sonrasında, sebep olduğu aşırı tüketim ve israf hastalığından kurtulmak için Milli Görüş şifahanesine gidip tedaviye başlamak gerekir. Milli Görüş şifahanesindeki muayene sonrası doktorun reçeteye yazdığı “Adil Düzen” ilacı “Saadet” eczanesinden alındıktan sonra kullanılmaya başlanmalıdır. Bu ilaç kullanıldığında görülecek ki aşırı tüketimin yerini kanaat, israfın yerini iktisat ve tutumluluk alacaktır. Biriken sermaye ise üretime kaydırılır, böylelikle toplumumuz ve ülkemiz güçlenir. Yardımlaşma duygusu artar ve tolumda barış ve güven hâkim olur. Tasarruf, harcamamak değil yeteri kadar harcamaktır. Yeteri kadar harcamamaya cimrilik denir. Adil Düzen’de cimrilik de israf da olmaz. Adil Düzen ilacını kullanmak sanıldığı kadar zor değildir.

BİRKAÇ KÜÇÜK ÖNERİ

Aşırı tüketim ve israf hastalığından kurtulmaya kararlıysanız, küçük gayretlerle büyük sonuçlar alınabileceğine inanıyorsanız, şu birkaç küçük öneri üzerinde düşünmeniz yeterli olur. 1. “Faizci kapitalist düzenin” bir mikrop olduğunu, sağlıklı bir ömür için bu mikroptan kurtulmanın şart olduğunu bilmek. Bir insan bu mikrobun sebep olduğu hastalıktan kurtulması halinde tasarruf eder, muhtaçlara yardım eder, ideallerini yaşatmak için imkânlarını hak yolda kullanır, hayatını sadeleştirir. 2. “Muhafazakâr Demokrat” efsanesinin bir aldanma ve aldatma olduğunu anlamak ve anlatmak. Milletimiz; insanı sade bir hayat yaşamaktan ve böylece manen doyuma ulaşmaktan alıkoyan Muhafazakâr Demokrat AK Parti ve Erdoğan efsanesi ile kuşatılmış durumdadır. Bu efsane, yansız bir şekilde tahlil edildiğinde, ciddi bir geçerliliğinin bulunmadığı görülecek ve böylece sorunun çözümünde en önemli adım atılmış olacaktır. AK Parti ve Erdoğan efsanesi; a. Yaşam standardının yükselmesi, para harcamaktan ve konfordan geçer, b. Tüketim çılgınlığı normaldir, itibardan tasarruf olmaz, c. Ekonominin işlemesi için, aşırı tüketim ve israf şarttır, d. Yeni teknolojilere ulaşmak aşırı tüketimle mümkündür, e. Bir kişinin değişmesiyle hiçbir şey düzelmez hurafelerine dayanır. Hâlbuki hayat standardını yükseltmek bu hurafelerle değil insani ve ahlaki değerleri canlandırmak, üretimi artırmakla mümkündür. 3. “Tüketim çılgınlığı” konusunda birbirimizi eğitmek. Her sohbet eğitim olarak bir fırsat demektir. 4. “Değişime” kendimizden başlamak. Tüketim çılgınlığını önlemek için “gönüllü sadelik hareketi” başlatmak, kredi kartlarından, televizyondan, eşya kalabalığından, aşırı yemekten, israftan kurtulmak gerekir. Bunu başarmak ise “yeterlilik ve kanaat” denen olağanüstü güzel şeyi keşfetmekle mümkündür. Bu keşif ancak, Milli Görüşün benimsediği “hak ve adalet” esasları ile yapılabilir.  “Sende var iken bunca varlık, bitmez gönlündeki darlık” diyen ve “yeterlilik ve kanaat” denen olağanüstü güzel şeyi keşfetmiş olanların dünyası da bambaşka sadelik ve güzellikte olur. Olgun insan, kendini gerçekten huzura kavuşturup tatmin etmek için yeterli olacak ihtiyaçlarını belirler ve sadece o kadarını helal olarak tüketmeyi hedefler. Faizci kapitalizmin ve emrindeki AK Parti ve Erdoğan efsanesinin yolları çıkmaz sokağa döndürdüğü bir ortamda bu keşif, insana “Adil Düzen” ortamında yaşamayı sunacaktır. Adil Düzen ortamı ise ancak Saadet Partisi iktidarı ile oluşur. Selam hidayete tabi olanlara…