Fiziksel ve ruhsal sağlığı tehdit eden her tür olay bir travmadır. Depresyon zamana yayılan ruhsal bir durum olarak travma sonrasında başlayabilir. Bu bakımdan travmanın özelliği hiç beklenmedik bir zamanda ortaya çıkmasıdır.

Beklenmedik halde başımıza gelen olayların bir başka adlandırması da musibettir. Musibet kavramı travmanın öteki adıdır. Yaşadığınız olaya travma demenizin musibetten farklı bir karşılığı yoktur. Musibet adlandırması metinlerde imtihan ve sınanma ile birlikte geçer çoğunlukla. Travmanın öteki anlamı vardır. Yani insan başına gelen sorunla imtihan edilir. Bu süreçte sabır gösterirse derecesi yükselir ya da yaptıklarına karşılık bedel ödeme anlamına gelebilir. 

Bir uzmana başvuran danışanların travma veya musibet kavramlarına takılmadan manevi bir iç görü geliştirmeyi de düşünmeleri gerekir. Manevi dinamiklere sahip kişilerin, benlik donanımları daha güçlüdür. Bu sebeple kalıcı bir iç görü sağlayarak travmaları atlatabilirler.

Düşünce ve duygu kontrolü sağlamak ve davranışları bu şekilde normalleştirmek için manevi dinamikleri kalıcı kılmak gerekmektedir. Bir bakıma yaptıkları hayırlı davranışlarla sağlam bir yol tutuşu sağlarlar.

Travma durumlarında sınanma bilinci geliştirenlerin duygularını daha iyi kontrol edebilirler. Duygularına yenik düşenler daha zayıf bir yapı ile ümitsizliğe kapılabilirler. Bu nedenle sınanma bilincini takip etmesi gereken bir açılım gerekmektedir.

BENLİK DUVARINIZ HANGİSİ

Benlik duvarı metaforu, kişiyi hayali bir atmosferde gerçekçi bir benlik kazandırmayı amaçlamaktadır. Buna göre kişi bir benlik duvarı içinde olduğunu hayal eder. İki benlik duvarının özellikleri anlatılır. Dairesel benlik duvarı içinde olmak, duygu kontrolünün sağlanmadığı ve dürtüsel eğilimlerle hareket edilen sorunlu alandır. Dairesel benlik duvarı içinde birey, sorunlarından kaçış denemeleri yapmış, avunabileceği hazlar edinmiş ve sadece sorundan kurtulmayı düşünmüştür. Dairesel benlik duvarı içinde olan bireyin egosu yapılandırılmamıştır. Birey dürtüsel ve beşeri ihtiyaçlarını karşılama algısıyla hareket etmektedir.

Kişinin terk ettiği hilal benlik duvarı içinde olmaya davet edilir. Hilal benlik duvarının açık cephesi Allah ın insana vaat ettiği kurtuluş penceresidir. Yönünü bu cepheye dönen kişiye, etrafını saran sorunların şiddeti ne olursa olsun bir şefkat elinin kendisini beklediği söylenir. Peygamberlerin yaşadığı travmalar karşısında bu cepheye yönelerek sorunları aştıkları anlatılır. Bu süreçte Kur an ayetleri hadisler ve İslam kaynaklarında yer alan kavramsal çerçeveden yararlanılır.

Hilal biçimindeki benlik duvarı edinmeye davet edilen bireye bu alanın özellikleri anlatılır. Bu bölgenin başlıca özelliği yaşanılan sorun ne olursa olsun insanın aslında hilal benlik duvarı içinde olduğunu bilmesi gerekir. Fıtrat donanımı bir Yaratıcıya dönük olarak yaratılmıştır. Bireyin önüne çıkan olumsuzluklar Kur an ın ve hadislerin tanımlamasıyla birer sınanma aracıdır. Yaşanılan travmalar ve sonrasında ortaya çıkan stres bozukluğu, kaygı ve depresyon bireyin test edildiği deneyimlerdir. Bütün insanların mutlaka sınanacağına dair ayetlerin varlığı ve peygamberlerin hayatları, ruhsal sorunları hayatın bir parçası olduğunu göstermektedir.

Hilal benlik duvarının tuğlaları fıtrat donanımından oluşmaktadır. Bedene ait duyusal hazlar, duygusal arzular, alışkanlıklar, nefs, insanı terk etmeyen ayartıcı şeytan, bela ve imtihanlar ve hayata dair yaşanılabilir her şey. Hilal benlik duvarının açık kısmı ise Allah ın insana içinde bulunduğu durumun anlam cephesidir. Bireyin neden sınandığı, sınanma sırasında kendisine gerekli duygular tanıtılır. Sabır, azimet, ruhsat, rıza, tevekkül ve tevfiz gibi duygular tanıtılır. Üçüncü fazda Kur an ayetinde belirtilen müjdenin bu süreci manevi dinamiklerle yürütenlere mutlak anlamda verileceği belirtilir. Müjdenin dünya hayatında sıkıntıdan kurtulmak ahiret içinse kurtuluş yolunda bir adım olduğu vurgulanır.

KAYGI VE DEPRESYONDA MANEVİ İÇ GÖRÜ

Panik bozukluğu, anksiyete ve OKB bozukluğu gibi kaygı durumlarında birey güven boşluğu içindedir. Bireyin destek aldığı uzman, kaygıyı sistematik olarak duyarsızlaştırma ve korkuların üzerine gitmek gibi yöntemlerle danışana destek vermektedir. Danışanın benlik donanımı kaygı durumunu aşmada önemli bir yere sahiptir. Danışanın süreci yönetebileceği ve kaygı durumuna karşı direnç gösterebileceği bir benlik algısı geliştirmesi önemlidir. Benliğin kırılgan bir yapıda olması, içinde bulunduğu güvensizliği artırmaktadır. Kaygı durumlarında duygu kontrolü için benliği güçlendirmek gerekmektedir.

Depresyon gibi duygu çökkünlüğü ve ümitsizlik durumlarında da bireyin iç görü sağlaması sağaltım sürecinde kullanılan bir yöntemdir. İç görünün sürdürülebilir olması için bir kaynaktan beslenmesi gerekmektedir. Bireyin iç görüye aracı olan bir uzman veya destekleyici birini bulması her zaman mümkün olmamaktadır. Sorunları aşabilmek için duygudan düşünceye doğru ilerleyen manevi bir değer iç görüyü kalıcı kılabilmektedir. Ruhsal sorunlarda bir yöntem olarak geliştirilen iç görü sağlama, zihinsel, düşünsel olduğu kadar duygu yönü de vardır. Salt zihinsel iç görü denemeleri bir süre sonra etkisini yitirebilmektedir. Maneviyat bağı kuran danışanlar daha iyi iç görü geliştirebilmektedirler.