Konya ilavemiz dolayısıyla kendisiyle röportaj yaptığımız Eminönü Belediye eski Başkanı ve Saadet Partisi Fatih Belediye Başkan Adayı Lütfi Kibiroğlu, İstanbul un trafik sorunuyla ilgili sorduğumuz bir soruya aynen şu cevabı vermişti: Bugün İstanbul da trafiğe çıkan insanların vücut kimyaları bozuluyor. Üç saat, dört saat trafik. İnsanlar her an kavga etmeye hazırlar Bu neden böyle Şehirleşmenin getirdiği yanlışlığın faturası. Efelik İstanbul un araç sayısında bile trafiği yönetecek çareleri üretebilmek. Arabaların çokluğu trafik sebebi değildir. Gişeler veya köprü yapımı trafiğin çözümü olmaz. Boğazın üzerini tamamen köprü yapsanız, bu mantıkla trafiği çözme şansınız sıfırdır.

Dikkatinizi çekiyor mu bilmem İstanbul un trafik sorunu, her yıl katlanarak büyüyor Bu trafiği yönetme iradesinin başındaki Büyükşehir Belediyesi ise pansuman tedbirlerle, kavşak yaparak, metrobüsü cilalayarak bu keşmekeşin bitirileceği iddiasını bizlere yutturmaya çalışıyor. Başkan Kibiroğlu nun ifade ettiği gibi, İstanbul daki çarpık şehirleşmeyi bitirmeden, trafik sorununu halletmenin asla ve asla imkânı yoktur.

Şehrin her noktasına devasa gökdelenler, yapı blokları, 10 20 bin nüfuslu, neredeyse bir Anadolu kasabasından daha büyük uydu kentler inşa edilirken, bu bölgelerdeki trafik yoğunluğu hiç hesaba katılmıyor. Şehrin ana aksları üzerindeki bu uydu kentlerden, bir anda çıkacak araç sahiplerinin bu yolları nasıl perişan edeceği noktasında bir şehir plancısı bile Böyle bir şey felaket olur uyarısında bulunmuyor. Sonra da biz, şehrin göbeğinden geçen ve diğer yol akslarıyla alakası bile olmayan metrobüsün sağladığı avantajlardan( ) bahsederek kendi kendimizi avutmuş oluyoruz. İstanbul trafiği artık sos veriyor

Nereye kadar Bu kaos daha nereye kadar sürecek

Şehrin dış çeperlerine kaydırılması gereken yapı blokları ve uydu kentlerin inşası böyle devam ederse, gün gelecek İstanbul da aracı olanlar 5 saatte bile evlerine varamayacak boyuta erişecekler. İşin tuhaf boyutu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı nda kazandığı şöhret ile Başbakanlık makamına erişen Tayyip Erdoğan ın da, trafik sorununu bildiği halde bu şehir için parmağını bile kıpırdatmaması. Üstelik bu rezillikte çok büyük oranda dahli olduğu halde. Çünkü Şehir artık dikine değil, yatay olmalı, binalar yüksek katlı olmamalı diye sürekli tekrarlayan Erdoğan ın, bunları iş başına geldiği günlerde de söylemiş olması, fecaatin boyutlarını büyütüyor. Zira aradan geçen yıllar boyunca, İstanbul un her tarafı devasa nüfus bloklarının yaşadığı uydu kentlerle, gökdelenlerle dolduruldu.

Şunu kesinlikle ifade etmek durumundayız İstanbul da artık aracı olan suçludur şeklindeki anlayışın yıkılması gerekiyor. Bu kenti, bu nüfus yoğunluğuyla ve bu araç potansiyeliyle idare edebilecek, şehrin nüfus yoğunluklarını planlayabilecek, ana akslar üzerinde yapılacak projelerde ince eleyip sık dokuyacak, gerekirse bu yoğunluğa izin vermeyecek, muktedir bir yerel yönetimin işbaşına gelmesi gerekiyor.

Geçtiğimiz günlerde Kemal Kılıçdaroğlu da topa girdi ve adayları Mustafa Sarıgül ün İstanbul un trafik sorununu 5 sene içinde çözeceğini iddia etti. İstanbul un en sorunsuz bölgelerinde el bebek gül bebek belediye başkanlığı yapan Sarıgül, çözse çözse ancak bulmaca çözer!