Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah (C.C.)›a hamd ederim. Salât ve selâm, Peygamberimize âline ve sahabelerine olsun.

“İnsanlar yöneticilerinin dini üzeredir” esası önemlidir. İnsanları yöneten liderler, nasıl bir yoldan gidiyorlarsa, yönettikleri de o liderin gittiği yoldan yürürler. İnsanların tabi oldukları liderin İslam diye, Adil Düzen diye bir derdi yoksa uyanların da İslam diye, Adil Düzen diye bir derdi olmaz. İnsanlar, dünya hayatlarını ölüm sonrası hayatları için yaşarlar. Ve insanlar, nasıl yaşarlarsa öylece ölürler. İnananlara emredilen ise Müslüman olarak ölmektir. Ahiret demek, dünya hayatının hesabının verileceği hesap günü demektir. Ve o gün insanlar hesaba, arkasından gittiği liderleri ile birlikte çekilecektir. İSRA 71. ayet ile bildirilen esas hayatın her alanında dikkate alınmalıdır: “Günü geldiğinde, her sınıf insanları önderleri ile birlikte çağıracağız.” Bilinmelidir ki insanlar, Allah’ın bildirdiği hak yolda yürürlerse dünyada da, ahirette de saadet bulurlar. İnsanın saadetine zarar veren şeyler, yapılması yasaklanmış olan şeylerdir. Haramlar ve günahlar… Allah’ın emirlerini yerine getirmeme ve yasakladığı şeyleri yapma şeklinde” tarif edilen günah, aynı zamanda insanı “Allah’ın yolundan” uzaklaştıran bir başkaldırı olarak da tanımlanır. 

Günahlar büyük olsun, küçük olsun esasında Allah’a karşı yapılmış bir isyandır, çizginin dışına çıkmaktır. Çünkü her bir günahın içinde küfre ve helak olmaya giden yollar vardır. Günah işleyen ve haram olan yolda yürüyen toplumlar zelil olurlar.

BÜYÜK GÜNAHLAR

Büyük günahların başında şirk; Allah’a ortak koşmak gelir. Ana babaya asi olmak, onlara eziyet etmek, yalan yere şahitlik etmek, adam öldürmek, sihir yapmak, namazı terk etmek, zekâtı vermemek büyük günahlardandır. Faizcilik yapmak ve düzenini yürütmek, yetim malını yemek ve ona zulmetmek de büyük günahlardandır. Allah’a ve Resulüne yalan isnat etmek, özürsüz olarak Ramazan’da bir gün bile oruç tutmamak, cihattan ve harpten kaçmak, zina yapmak, idarecinin halkını aldatması, onlara zulmedip zorbalık yapması, içki içmek, kibirlenmek, kendini beğenmek, övünmek de büyük günahlardandır. Eşcinsel yani LGBT olmak, iffetli kadın veya erkeğe iftirada bulunmak, kamu malından, ganimetten, devletten ve zekâttan çalmak, haksız yollarla insanların mallarına el koymak, haram yemek, hırsızlık yapmak, yol kesmek, yalan yere yemin etmek, yalan söylemek, idarecinin ve hâkimin adaletsiz olması, haksızlık yapması, rüşvet almak da büyük günahlar arasındadır. İntihar etmek, deyyusluk yapmak, fitnecilik yapmak, karşı cinse özenmek, erkeğin kadınlaşması kadının da erkekleşmesi, ölü eti, leş, kan ve domuz eti yemek de büyük günahlar arasındadır. İdrardan sakınmamak azabı artırır. Haraç toplamak, riyakârlık ve ikiyüzlülük yapmak, Allah’a, Resulüne ve emanete ihanet etmek, ilmi gizlemek ve sadece dünya için öğrenmek, iyiliği başa kakmak, kaderi yalanlamak ve inkâr etmek, başkalarının söz ve sırlarını öğrenmeye çalışmak, lanet etmek, sövmek, sözünde durmamak, ahde vefasızlık, kâhin, büyücü ve müneccimi tasdik etmek de büyük günahlardandır. Kadının kocasına haksız yere huysuzluk yapması, akrabaların hakkını gözetmemek, onlarla ilişkiyi kesmek, put yapmak, söz taşımak, koğuculuk yapmak, ölüme isyan etmek, ağıtta aşırıya gitmek, nesebe ve soya sövmek, başkaldırmak, isyan etmek, haddi aşmak, başkalarının hukukunu çiğnemek, serkeşlik etmek de büyük günahlardandır. Gücü yettiği hâlde haccı terk etmek, Müslüman’a eziyet etmek, ona sövmek ve küfretmek, Allah dostlarına eziyet etmek ve onlara düşman olmak, kibir elbisesi giymek, erkeğin ipek giymesi, altın kullanması,  Allah’tan başkasının adına kurban kesmek de büyük günahlardandır. İnsanlara yol gösteren levhaların ve  hudut işaretlerinin yerini değiştirmek ve sökmek, mukaddesata sövmek, batıla ve kötülüğe çağırmak, bilerek babasından başkasına baba demek, uğursuzluğa inanmak, altın ve gümüş kaptan yemek içmek, tartıda ve ölçüde haksızlık yapmak da büyük günahlardandır. Allah’ın azabından emin olmak, rahmetinden ümit kesmek, iyiliğe karşı nankörlük yapmak, hayvanın yüzünü dağlamak, kumar oynamak, özürsüz cuma namazını terk etmek, Müslümanları gizlice izlemek ve mahremlerini açığa çıkarmak da büyük günahlardandır.

HELAK OLMAYA KOŞMAK

Yukarıda sayılan günahları işleyen toplumlar geçmişte helak olup gitmişlerdir. Bu günahların hepsi insana ve topluma zarar veren şeylerdir. Bunların hiçbirisinde bir fayda da yoktur.

Zararı faydasından fazla olan şeylerin hepsi de zararlıdır. Günümüze baktığımızda bu günahların neredeyse tamamına yakını bir cinnet halinde işlenmektedir. Toplum ve iktidar bu günah ve kötülükler ile mücadele etmemektedir. Mücadele etmeyi bırakın bu kötülükler, toplum ve iktidar tarafından teşvik de edilmekte ve desteklenmektedir. Bu haramların hepsi, ülkemizde benimsenen faizci kapitalist düzenin, materyalist eğitimin, Batı ahlakının ikliminde yeşermektedirler. Bu günahlar ile toplum ve iktidar olarak mücadele edilmeden helak olmaktan kurtulmak mümkün olmaz.

NUH’UN GEMİSİ

Hz. Nuh’un gemisi saadet gemisidir. Belalardan, helak olmaktan kurtuluşun tek çaresidir. Bu gemi kurtulmanın vasıtasıdır. Bu gemiye Allah’a ve yolu olan İslam’a tereddütsüz teslim olanlar binmişlerdir. Bu iki esasa itiraz edenler ise gemiye binmemişler ve helak olup gitmişlerdir. Buradan alınacak dersler ise şunlardır. 1.  Emredilen tebliğ mücadelesini kınayanın kınamasına aldırmadan sürdürmek başarmaktır. 2. İnkârcılara ve münafıklara yaranmak için davadan taviz vermemek ve Müslümanların bütünlüğünü korumak saadettir. 3. Peygamber soyundan da olsa, hiç kimse Allah’a teslim olmadıkça bu dünyada ve ahirette kurtuluşa eremeyecektir. 4. Mücadelede sürekli direniş halinde olmak ve Allah’ın yardımına sığınmak kazanmaktır. 5. Hidayet ve zafer, Allah’tandır inanışına sahip olmak sadakattir. Ey insanlar; günümüzde Nuh’un görüşünü Milli Görüş temsil etmektedir. Saadet Partisi ise kurtuluş gemisidir. Bizden söylemesi. Selam hidayete tabi olanlara…