Türk Hava Yolları’nda (THY) hayata geçirilmesi planlanan “Hedef 12” projesi, yönetim ile yetkili sendika Hava-İş’i karşı karşıya getirdi.
İşverenin 22 Eylül 2026 tarihinde duyurduğu ve 1 Ocak 2027’de yürürlüğe koymayı planladığı yeni prosedür değişikliklerine Hava-İş Sendikası resmi olarak “ret” yanıtı verdi.
Sendika, çalışanların bireysel onay sürecinde baskı altında bırakıldığını ifade ederek uygulamaya yönelik itirazlarını sürdürdü.
- UÇUŞ EMNİYETİ VE ÇALIŞMA BARIŞI TEHLİKEDE
Hava-İş yönetiminden yapılan açıklamada, söz konusu değişikliklerin kurum içi çalışma barışını bozacağı, personelin aidiyet duygusunu zedeleyeceği ve en önemlisi uçuş emniyeti açısından ciddi riskler doğuracağı vurgulandı.
Şirketin olası bir ekonomik darboğazdan geçmesi durumunda “geçici ve makul” çözümlere kapı araladıklarını belirten sendika yetkilileri, THY yönetiminin bu uzlaşmacı tavra rağmen kalıcı hak gasplarında ısrar ederek çalışanları bireysel onay sürecine zorladığına dikkat çekti.
Hava-İş’in teklife yönelik itirazının, 29. Dönem Toplu İş Sözleşmesi’nin 20. maddesi kapsamında kendisinden görüş istenmesi üzerine iletildiği belirtildi.
- BİREYSEL ONAYLARA HUKUKİ İTİRAZ
Krizin en tartışmalı boyutunu ise personelden istenen bireysel onaylar, diğer adıyla muvafakatnameler oluşturdu.
Sendikanın paylaştığı bilgilere göre, sunulan sözleşmelerde değişikliklerin maaşlara yansıması rakamsal olarak netleştirilmedi ve yeni prosedürlerin tamamı şeffaf bir şekilde paylaşılmadı.
Sürecin örtülü bir “işten çıkarma” baskısı altında yürütüldüğünü ifade eden Hava-İş hukukçuları, iş güvencesi kaygısıyla alınan bu onayların hukuken “irade sakatlığı” oluşturacağını ve geçerliliğinin mahkemelerde tartışmalı hâle geleceğini belirtti.
Yönetimin, personelin vereceği “ret” oranına göre bir aksiyon planı belirleyeceğini açıklaması, ancak izlenecek yolu netleştirmemesi ise belirsizliği ve çalışan kaygısını daha da derinleştirdi.
- “SPONSORLUKLARA BÜTÇE VAR, TASARRUF ÇALIŞANIN ÜCRETİNDEN”
Sendika, THY’nin küresel çaptaki sponsorluk anlaşmalarını ve yeni yatırımlarını hatırlatarak, şirketin tasarruf planını doğrudan çalışanların ücretleri ve temel hakları üzerinden kurgulamasına tepki gösterdi.
Açıklamada, şirketin bugünkü küresel başarı tablosunun ardında personelin emeği ve özverisinin yattığı hatırlatılırken; Uçuş İşletme, Kabin Hizmetleri ve Ekip Planlama başkanlıkları ile uçuş emniyetinden sorumlu yöneticilerin bu kritik süreçteki “sessizliği” de eleştirildi.
- ÜYELERE “BASKILARI BİLDİRİN” ÇAĞRISI
Hiçbir ekonomik hedefin, çalışan haklarının ve uçuş emniyetinin önüne geçemeyeceğinin altını çizen Hava-İş, “Hedef 12” kapsamındaki dayatmaların acilen geri çekilmesi çağrısında bulundu.
Çalışanların artan tepkisini anladıklarını belirten sendika yönetimi, hak mücadelesinin hukuki, idari ve siyasi tüm zeminlerde sonuna kadar sürdürüleceğini ifade etti.
Hava-İş ayrıca üyelerinden, maruz kaldıkları her türlü baskıyı sendikaya bildirmelerini istedi.





