Fon soruşturması ve "Hakemler Dosyası"na ilişkin açıklamalarda bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, sermaye piyasasındaki bazı işlemlerin incelemeye alınmasının ardından yaşanan sürece ilişkin bilgi verdi. Gürlek, soruşturmanın başsavcılığın soruşturma izni almasının ardından yürütülebildiğini ifade etti.

FON SORUŞTURMASI NASIL BAŞLADI?

Bakan Gürlek, bazı hisselerde kısa süre içerisinde girip çıkılarak elde edilen kazançların dikkat çektiğini belirterek sürecin başlangıcını şöyle anlattı:

"Hisse diye tabir edilen hisselerden anormal bir şekilde, kısa sürede girip çıkılarak kazanılan bir kazanç var. Bu da tabii bizim dikkatimizi çekmişti. Arkadaşlarımız da bu konuda özellikle SPK soruşturma izni için yazı yazdı. Hatta şahsen de görüştük. Tabii sağ olsun Sayın Bakanımız da bu süreci takip ediyordu. Fonlarla ilgili açıklamaları vardı. Ağustos ayında yazdığımız müzekkereye en son soruşturma izni verildi. Fon soruşturması bu şekilde başladı."

Gürlek, başsavcılığın soruşturma izni verilmesinin ardından söz konusu suçlara ilişkin inceleme yapabildiğini belirterek, "Başsavcılık sadece soruşturma izni verildiği zaman bu suçlara bakabiliyor. Şu an devam eden bir soruşturma süreci var." dedi.

BAKAN GÜRLEK'TEN PİYASA MESAJI

Soruşturmanın devam ettiğini belirten Gürlek, yaşananların Türk piyasasının tamamına mal edilmemesi gerektiğini vurguladı.

"Ama tabii ben şunu ifade etmek istiyorum. Özellikle Türk piyasası, Türk ekonomisi çok güçlü. Bizim göz bebeğimiz. Buradaki küçük bir kısmından meydana gelen bir hadiseyi genele yaymamak gerekiyor."

Sürecin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından takip edildiğini ifade eden Gürlek, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın süreç hakkında bilgilendirildiğini, Hazine ve Maliye Bakanı ile de konuya ilişkin görüşmeler ve toplantılar yapıldığını kaydetti.

FON KOORDİNASYON KURULU DA DEVREDE

Gürlek, son süreçte Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında Fon Koordinasyon Kurulu oluşturulduğunu belirterek, Hazine ve Maliye Bakanı ile kendisinin de kurulda yer aldığını söyledi.

Bakan Gürlek, kurulun çalışma alanına ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"Biliyorsunuz, en son Sayın Cevdet Yılmaz Cumhurbaşkanı Yardımcılığı Başkanlığında Fon Koordinasyon Kurulu kur

FON SORUŞTURMASINDA 5 KİŞİ PARA İADESİ YAPTI

Gürlek, "TMSF'de bir hesap iadesi açıldı, gönüllülük esasına göre iade etmek isteyen kişilere karşı. Dün TMSF Başkanımızla görüştüm, 5 kişi bu hesaplara iadede bulunmuş" dedi.

Bakan Gürlek'in açıklamalarından satırbaşları:

"Hakemler dosyası olarak adlandırılan dosya resmi belgede sahtecilik ve mobbing iddiası üzerine. bir soruşma başlatılmıştı. Özellikle biliyorsunuz bazı hakemlerin ayrıcalık gösterilerek belirli maçlara verildiği, bazı hakemlerin klasman dışı bırakıldığı, bu konuda hakemlere mobbing yapıldığı konusunda bir soruşma başlatılmıştı. Merkez Hakem Kurulu Başkanı Ferhat Bey tutuklandı.

Devam eden bir süreç var. Elbette burada biliyorsunuz hakemlerin bir sınavları oluyor, resmi sınavları. Bu sınav sorularından önceden dağıtıldığı, bazı hakemlere mobbing yapıldığı, özellikle bazı hakemlerin bilerek kendisinin kötü not verilerek ya da disiplin süreçleri başlatılarak görev almasının engellendiği iddiasıyla İstanbul Cumhuriyet sadece bir soruşma yaptı. Bildiğim kadarıyla dün iki hakem daha tutuklandı, şu an gözaltı tutuklu sayısı 5, adli kontrol sayısı 2.

Ama ben şunu söylemek istiyorum. Türk futbolunun temiz olması lazım. Ben de takip ediyorum, bütün insanlarımız ekranları başından takip ediyor. Biz hakemlerin adalet çerçevesinde hiç kimseye bağlı olmadan kurallara riayet ederek maçları yönetmesini istiyoruz. Ama maalesef yürüttüğümüz soruşmalarda bunun böyle olmadığını gördük. Buna dair dosyada deliller var. İşte bir kısım MASAK raporları sizlerde paylaştınız, HTS kayıtları var. Özellikle WhatsApp yazışmaları var. Merkez Hakem Kurulu Başkanı ile başka kişiler arasındaki yazışmalarda hakemlere baskı yapıldığı, mobbing yapıldığı ya da bazı hakemlerin bazı maçlarda özel olarak görevlendirildiği, aynı şekilde sınavlarında ayrıcalıklı tanındığı, sınav sorularının verildiği iddiasıyla devam eden bir süreç var.

(Özellikle takip edilen bir derbi müsabakası var mı?) Hukukta şöyledir; Savcılarımız somut verilere göre, delillere göre hareket eder. Elbette bu konuda şikayetler yapılmıştır. İhbarlar geliyordur ama somutlaştırmak gerekir. Yani şu derbi maçında şu hakemin kural hatasını kasıtlı olarak ya da bir menfaat karşılığında yaptığına dair bir somut veri olması lazım. Bu konuda elbette şikayetler yapılmıştır. Ama burada hukuk delilere göre hareket eder. Yani burada sizin söylediğiniz bakımdan ben arkadaşlarla görüştüğümde bana "bir şey yok" dediler. Somut veri olması lazım. Burada somut veri çok önemli. MASAK önemli. HTS kayıtları önemli.

Bu hakemlerin sınav sorularından önceden verilmesi, bazı hakemlerin özellikle mobbing yapılarak klansman dışı bırakılması, aynı derbi maçlara belirli bir hakem grubun yönlendirmesi bunlar önemli. Ama somut veri varsa sizin söylediğiniz gibi özellikle hakemlerin kural hatasını bilerek yaptığı ya da kötü niyetle yaptığı ya da bir menfaat karşılığında yapıp yapmadığı bunların hepsi araştırılıyor. Ama şu an öyle bir şey yok.

Futbol Federasyonu biliyorsunuz disiplin yönünden bakıyor. Oranın kendi birimleri var ama tabii savcılığın farklı bakıyor. Yani Futbol Federasyonu o sürekli süreçte de özellikle bahis sürecinde de futbolcular, menajerler ya da bahis sürecinde de bize verileri vermişlerdi. Ama onların yürüttüğü süreç ile bizim yürüttüğümüz süreç farklı. Yani Futbol Federasyonu disiplin verebiliyor. Disiplin olarak bir kulüp başkanına ya da bahse karışan birisine hak yoksulluğu cezası verebiliyor. Yani orada verilen hak yoksulluğu savcılık anlamında adli suç olmayabiliyor bazen. Bizim baktığımız kriterler farklı. Mesela bir yasa dışı bahis olabilmesi için bir futbolcunun kendi maçında olması gerekiyor, oynaması gerekiyor. Ama diğer mesela başka maçta oynadığı zaman futbolcu o maçta oynamamışsa o suç sayılmıyor. Ama Futbol Federasyonu'na göre bu bir disiplin cezası. Bunların ikisinin kriterleri farklı. Onlar da istişare halindeyiz. Bize gerekli bilgileri veriyorlar. Yani şu an bir koordinasyon süreci var.

(Bahis-şike soruşturmasıyla hakemlik sistemine müdahale arasında adli makamlarının tespit ettiği bir bağ var mı?) Elbette. Şimdi hakemlerde şöyle, Şike iddiası var. Yani Şike teşvik primi iddiası var. Ayrı yürüyor. Ayrı suçlar. Ama burada tabii sonuçta bir teşvik primi verilebiliyor. Futbolculara da verilebiliyor. Ya da hakeme de verilebiliyor bu. Yani benzer yönleri de var. Aynı şekilde yani bahis oynayan hakem var mı? Bu da araştırılıyor. Bu da olabilir. Bunların hepsi tamamen teknik somut verilere göre yapılabiliyor. Burada MASAK raporları çok önemli. HTS kayıtları önemli. Dediğim gibi devam eden bir süreç var İstanbul Başsavcılığımız nezdinde.

Futbolda gerçekten çok büyük bir camia. Yani burada emek veren insanlar var. Alın terini dökenler var. Sahada takip edenler var. Ekranları başında izleyenler var. Biz futbolun temiz olması adına çalışıyoruz. Yani baş savcılarımızın tamamen yaptığı amaç bu. Çünkü burada kesinlikle bir teşvik, şike yani bir kötü niyet, hakemlerin kasıtlı olarak bir şeye göz yumması vs. bunların olmaması lazım. Bizim asıl amacımız, yani baş savcılarımızın asıl amacı futbolun temiz kalması. Çünkü çok büyük bir camia, seyircisi var, emek veren statta görev yapanları var, yani ekranın başında izlenenleri var. Hakemlerin de adalet kuralları çerçevesinde, hakkaniyet kuralları çerçevesinde maçları yönetmesi lazım. Bizim amacımız tamamen futbolun temiz kalması."

Muhabir: Cihat Yunus İzmirli