Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Muharref Tevrat’ın telkin ettiği Siyonist akideyi ve ürettiği Yahudi karakteri bilip tanımadan günümüzde yaşanan dünya olaylarını ve Filistin meselesini anlamamız mümkün değildir. Tevrat; Yahudilere; “Siz üstün ırksınız” telkininde bulunuyor: “Siz Allah’ın, Rabbin oğullarısınız. Çünkü sen, Allah’ın, Rabbe mukaddes bir kavmisin ve Rab üzerinde olan bütün kavimlerden üstün olarak, kendine has bir kavim olmak üzere, seni seçti.” (Tevrat, Tesniye Bölümü, 14/2)  Bu üstün ırk inancını Tevrat’a sonradan hahamlar eklemişlerdir. Ayrıca Tevrat; Yahudilere, Yahudi olmayan diğer kavimleri acımadan bitirmeyi de emretmektedir: “Ve Allah’ın Rabb’in sana teslim edeceği bütün kavimleri bitireceksin, gözün onlara acımayacak.” (Tevrat, Tesniye Bölümü, 7/16) Siyonist akidenin dayandığı üç temel kaynak vardır Bunlar; 1. Yahudi geleneklerinin ve ideolojisinin temel kitabı olan Kabbala, 2. Muharref Tevrat, 3. Tevrat’ın tefsiri Telmud’dur. Bu üç kaynağa göre de; Yahudiler Allah’ın seçtiği ve üstün kıldığı bir kavimdir ve yeryüzü onlara aittir. Siyonist akideye göre; Yahudi olmayan bütün kavimler, ırklar ve milletler “Goyim”dir. Yani Yahudi olmayan, insan görünümündeki hayvanlardır, dünyayı haksız olarak ele geçirmişlerdir. Siyonist akideye göre, Yehova yalnız İsrailoğulları’nı sevmektedir: “…Ve onlardan nefret ettim. Fakat size dedim: Siz onların topraklarını miras olarak alacaksınız ve ben size onu mülk olarak vereceğim. Ben, sizi milletlerden ayırt eden Allah’ınız Rabbim.” (Levililer Bölümü, 20/25) Siyonist Yahudilerin bu inançlara olan bağlılıkları, tarih boyunca diğer milletlere kin ve düşmanlık beslemelerine yol açmıştır. Siyonizm; bu inançlar uğruna, Yahudilerin insanlara karşı duyduğu kin, nefret ve üstünlük hırsının adıdır. Yine Siyonist akideye göre diğer insanlar, kır hayvanıdırlar. “…Allah’ın Rab o milletleri önünden azar azar kovacak, onları çabukça bitiremezsin yoksa senin üzerinde kır hayvanları çoğalır.” (Tevrat, Tesniye Bölümü, 7) Üstün ırk inancı, Tevrat’ın birçok bölümlerinde zikredilmektedir. Tanrıya inanmak, Yahudiliğin temel başlangıç noktası değildir. Yahudilik dini, tamamen gelenekler üzerine kurulmuştur. Bir Yahudi için din, Allah’ın hoşnutluğu ve yakınlığından çok, üstün ırk inancını ve koyu gelenekleri ifade eder. İbadetlerde yüceltilen Allah değil, Yahudilerin kendileridir. Siyonist akidenin bir değer esası da Nil ile Fırat nehirleri arasında kalan toprakların Yahudiler için “vaat edilmiş topraklar” olduğu inancıdır. Bu inanca göre bu topraklar üzerinde “Büyük İsrail’in” kurulması ve bundan sonra kurulacak “Dünya Krallığına” öncülük etmesi, Siyonizm’in gayesidir. Bu Siyonist akide, başta Türkiye olmak üzere, Ortadoğu ülkelerini ve bütün dünya insanlığını tehdit eden ırkçı ve ayrılıkçı bir ideolojidir.

SİYONİST İDEALLER

Siyonist akidenin, bütün insanlığa teklif ettiği tek şey, “ya öleceksin, ya da kölem olmaya rıza göstereceksin” dayatmasıdır. Onları bu dayatmaya sevk eden idealler ise şunlardır. 1. Vaat edilmiş kutsal topraklar ve dünya krallığı: Tevrat’a göre Allah, Yahudilere Kenan diyarını vadetmiştir. Yahudiler, dünya hâkimiyeti gerçekleşmeden önce, bu topraklarda sadece Yahudilerin yaşadığı bir devlet kuracaktır. Bu devlet büyük dünya krallığının merkezi ve idare yeri olacaktır. Theodore Herzl: “Kuzey sınırlarımız Kapadokya’daki (Orta Anadolu) dağlara kadar dayanır. Güneyde de Süveyş Kanalı’na. Sloganımız, David ve Solomon’un Filistin’i olacaktır” diyerek, Büyük İsrail’in sınırlarını ilan ediyor. 2. Kin ve nefret: Fanatik hahamlar, Tevrat’ı değiştirirken, kendilerinin üstün ırk olduğu düşüncesinin yanı sıra, diğer bütün milletlere karşı kin, nefret ve intikam hislerini de Yahudi dinine sokmuşlardır. Bu kine dayalı sapkın ideoloji, tarih boyunca Yahudilerin, sayısız katliam eylemi yapmalarına sebep olmuştur. 3. Vahşet: Tahrif edilmiş Tevrat’tan: “Şimdi git… Onların her şeylerini tamamen yok et ve onları esirgeme; erkekten kadına, çocuktan emzikte olana kadar hepsini öldür.” (I. Samuel Bölümü, 15/3) Bu telkinle yetişen bir Siyonist Yahudi vahşetten başka bir şey yapmaz. 4. Yakma: Tevrat’tan: “Onları ateş yakacak. Alevlerin elinden canlarını kurtaramayacaklar.” (İşaya 47/14) ifadesinde anlatılan işkencelerden birisi de insanları yakarak öldürmedir. Siyonistler fırsat buldukça yakarak da öldürüyorlar. 5. Kan içme: Tevrat’tan: “Et yiyin ve kan için, yiğitlerin etini yiyeceksiniz ve dünya beylerinin kanını içeceksiniz… Sarhoş oluncaya kadar kan içeceksiniz.” (Hezekiel Bölümü 39/18-19) Bu batıl adet asırlardır bir kısım fanatik Siyonistler tarafından uygulanmaktadır. 6. Mikrop harbi: Tevrat’tan: “Ve onun içine veba ve sokaklarına kan göndereceğim ve çepeçevre onun üzerine gelen kılıçla içindeki yaralılar düşecekler ve bilecekler ki ben Rabbim.” (Hezekiel Bölümü, 28/23) Siyonist Yahudilerin en mahir oldukları şeylerden birisi de mikrop harbidir. Siyonist akidenin esası budur ve Yahudiler bu akideyi kimseyle pazarlık konusu yapmazlar ve akideden zerrece ayrılmazlar. Bu akide üzerine kurulmuş bir İsrail’le normalleşmek, özellikle Müslüman ülkeler için Yahudileşmekten başka bir anlam ifade etmez. Siyonizm akidesi Filistin’de huzuru, Ortadoğu’da ve dünyada barışı tehdit eden tehlikeli bir mikroptur. Müslümanlar, Hıristiyanlar ve dünya insanlığı bu mikrobu, birlikte etkisiz hale getirmediği sürece barışa, huzura ve refaha hasret kalır.

HAMAS’IN DİRENİŞİ

1948 yılında kurulan İsrail rejimi tarafından Filistinlilere karşı tam bir soykırım uygulanmış ve bugünlere gelinmiştir. Şimdi HAMAS öncülüğünde bütün Filistin halkı, yapılan Siyonist zulmüne karşı yeni bir direniş başlatmışlardır. Bu direniş, bir halkın kendini savunması olayıdır. HAMAS’ın başlattığı bu direniş, Türkiye’nin ve bölge ülkelerinin güvenliği açısından da önemlidir. Türkiye ve bölge ülkeleri, bu direnişe hak ettiği desteği vermelidir. Çünkü İsrail, normalleşmeden değil, güçten anlar. Ve Kudüs İslam ümmetinin namusudur. Selam hidayete tabi olanlara…