Birkaç gündür yurt çapında yaşadıklarımız teknolojinin, daha doğrusu insanoğlunun aczini gözler önüne seriyor. Kar yağışından bahsediyorum. Tıkanan yollardan birkaç gündür gidecekleri yere gidemeyen, yol kenarlarına çekilmiş vaziyette yolların açılmasını bekleyen vasıtalarla dolu. Bu arada, pekçok insan da vasıtalarının içinde yardım bekliyor.
Normal şartlarda yönetimi kullanan insanın elinde olan vasıtalar kar yağışı ile birlikte sanki bağımsızlığını ilan etmiş, kullanıcılarına, "Yeter artık.. Şimdiye kadar beni sen yönetiyordun, şimdi kendi başıma hareket edeceğim" der gibi kar üzerinde kayıp gidiyorlar. Direksiyonda bulunan kişinin çabaları hiç bir işe yaramıyor. Birkaç gün öncesine kadar milyonlarca vasıtanın akıp gittiği, insanları gidecekleri yerlere ulaştıran yollar şimdi vasıtalar için her an bir kazaya davetiye çıkarıyor. Bu yollarda insanların yapabileceği fazla birşey de yok. Vasıtalarına zincir ve kar lastiği takıp trafiğe çıkmaları bile arabalarının küçük bir çukurda kalıp olduğu yerde patinaj yapmasını engellemeye yetmiyor.
Kuşları örnek alıp uçak adında dev kuşlar yapan, bunlarla kıtaları birbirine bağlayan, mesafeleri kısaltan insanoğlu bu yaptıklarına bakıp kendi gücüne hayran, hatta kendi gücüne tapınır hale gelmiş olsa bile tüm bu yapılanlar bir kar yağışı karşısında hiçbir işe yaramıyor, uçaklar bulundukları havaalanından kıpırdayamıyor bile.
Denizlerde normal şartlarda süzülüp giden gemiler, deniz otobüsleri bir anda bulundukları limanlarda çakılıp kalıyor. Gitmek istedikleri yere gidemiyorlar. Çünkü, kaptanları önlerini göremiyorlar..
Deprem, sel ve fırtına gibi afetler karşısında da insanoğlu benzer çaresizliği yaşamıyor mu
Demek istediğim o ki, insanoğlunun tüm bilgi birikimi ve icad ettikleri bir anda hiçbir işe yaramaz hale geliyor.
İnsanoğlunun geliştirdiği tüm vasıta ve aletler işe yaramaz hale gelirken yine en çok işe yarayan yaratıcının insana bahşettiği bedeni oluyor. O da yürürken zaman zaman kaysada, yürüyemez hale gelse de her şartta en çok işe yarayan bedeni oluyor.
Aslında insanoğlunun tüm bu icatları yaparken yoktan birşey yaratmadığının farkında olması gerekirken zaman zaman gaflete düşmesi, kendini herşeyin merkezi olarak görmesi karşısında yaratan gücünü bizlere gösteriyor diye düşünüyorum. Evet kainat insanoğlu için yaratılmış, yaratan böyle diyor. Tüm kainat inasanoğlunun hizmetine verilmiş. Ondan yararlanmak, hayatımızı kolaylaştırmak için çalışmak durumundayız. Ama, kendimizi yaratanın yerine koymak gibi bir gaflete düşmemek durumundayız. Bir başka ifade ile haddimizi bilmek, yaradanımızı unutmamak görevlerimizin başında geliyor.
Birkaç gündür arabaların kayışını, insanların yürürken ayakta durmakta zorluk çekişini, zaman zaman düşüşlerini seyrederken bunları düşündüm. Aczimizi hatırladım. Olayın belediyelerin yetersizliği şeklinde de belki değerlendirilmesi mümkün olabilir.. Böylece yağan kar karşısında aciz kalanın sadece belediyeler olduğu düşünülüp, kendi aczimizi görmezden gelebiliriz ama, bu işin gerçeğini değiştirmez. Teknolojinin bir noktadan sonra bir işe yaramadığını gizlemeye yetmez.