Adamcağız şoföre “müsait bir yerde” deyip ayaklanırken bile gözünü ayıramıyor ondan. Bir eliyle zar zor bir taraflara tutunmaya, dengesini sağlamaya çalışırken, diğer elinde yine o var. Akılı telefonu! Tek eliyle aslında “teknolojiye tutunuyor” yani! 

Dolmuştan ineceği anda da durum değişmiyor. Yerlerde kar buz olduğu halde teknolojiden başını kaldıramıyor. Akıllı telefonuyla artık dünyanın her yerinden internet vasıtasıyla okey oynayabiliyor ne de olsa!

Yine bir toplu taşıma aracı… Bir anneyle 17-18 yaşlarındaki oğlu, oturdukları yerde teknolojinin nimetlerinden faydalanmaktalar. Anne müthiş bir disiplin içerisinde akıllı telefonuyla oyun oynamakta. Oğul ise annesine göre daha lakayt ve rahat ama teknolojiden de bir an bile geri kalmadan başkalarının resimlerine bakmakta. Ana oğlu aralarında nadiren konuşmaktalar, teknoloji tüm ilgilerini celbediyor zira. Onlar da teknolojiyi hayatlarının merkezine koymuş ve mutlular.

Bir çocuk parkı veya bir alışveriş merkezi. Genç ana babalar mini mini çocuklarını gezdirip eğlenmekteler. Çocuklar, bugüne dek gelmiş geçmiş tüm insan evlatlarının yaptığından farklı bir şey yapmıyor. Çocuklar fıtratlarının gereğini yerine getiriyor ve oyun oynuyor. Olağandışı hiçbir şey yok yani. Ancak genç ana babalar aynı kanıda değil. Çocuğun her anını, her hareketini kayıt altına alma telaşındalar. Çünkü teknolojinin nimetlerinden faydalanmak onlarında da hakkı!

Anı kabilinden birkaç fotoğraf gayet normal ama çocuğun her anını kaydetmek de neyin nesi? Artık insanlar, ceplerinde taşıyabilecek kadar yakın oldukları teknolojiyi, yaşadıkları her ana ortak etme gereğini duymaktalar. Muhtemelen çektikleri veya kaydettiklerini diğer binlerce resim veya kayıt arasına atıp bir daha bakmayacaklar bile. Çünkü amaç o anı yaşamaktan, tadını çıkarmaktan ziyade işin içine “teknolojiyi” de katmaya dönmüş durumda. Teknolojiye, hayatın herhangi bir anında “dokunamamak” insanı tedirgin ediyor belki de.

Teknoloji “araç” olmaktan çıkıp “amaç” olmuş çünkü. İnsan hayatının bir öznesi haline gelmiş durumda. İnsana birtakım kolaylıklar sağlıyor (çok büyük kolaylıklar hem de), ancak işin kötüsü bu “amaç” herhangi bir gelişim sağlamıyor, herhangi bir şey katmıyor maalesef. 

İnsanlık tarihinin belki de maddi imkanlar ve hayat şartlarının kolaylığı açısından en talihli dönemi gibi görünse de, bu teknolojik imkanları eğlenceye, zaman öldürmeye vs harcıyoruz sözün özü. Vasıtalar işlerimizi kolaylaştırdıkça, zihinsel olarak tembelleşiyoruz, kapasitemizi boşa harcıyoruz.

Teknolojiyle bağımız başkalarının fotolarına bakmakla, oyun oynamakla, müzik dinlemekle, eğlenmekle, bomboş saatler geçirmekle sınırlı değil mi birçoklarının? İmkanlar arttıkça kafa olarak geriye gitmek de modern (belki de post-modern demeliydik) çağın insanına nasip olacak herhalde.

Dünyanın her yerinden okey oynayıp başkalarının fotolarına bakmakla geçireceğiz bilgi çağını, anlaşıldı!