HAZIR tayyare lafını ettik, bari federasyonun da uçtuğunu
ortaya koyalım. Tabii ki bizim okurlardan Arif Nadir Almaç a da iki çift
lafımız olacak.
Bizim gençliğimizde palavra atıldığında, ya da şimdiki
deyimle haybeden iş yapıldığında, özellikle de büyüklerimiz, Tayyareden
laflar... Tayyareden atma derlerdi. Şimdi buraya nereden geldim değil mi
Efendim; bu konuyla ilgili daha önceki yıllarda da yazmıştım.
Taaa bu iş gündeme oturtulup büyütüldüğü günlerde. Demiştim ki, Sevgili
Fenerbahçeliler; 19.07 yi haybeden kutluyorsunuz. Böyle bir Fenerbahçeliler
günü yoktur. Tutmuşsunuz takvimden bir yaprak koparıp, o ki 19 Temmuz yani
yedinci ayın 19 u, onu gününüz olarak kutluyorsunuz. Öyle ya hem 19, hem de 07
var. Tarihinize saygısızlık yapıyorsunuz Fenerbahçeliler! Tarih çok önemlidir.
Tarihe yanlışlık, uydurma yapılamaz. Şayet Fenerbahçe nin tarihinde böyle bir
kayıt bulup da bana ispatlarsanız hemen mesleği bırakacağım. İlla ki bir
Fenerbahçeliler günü mü kutlamak istiyorsunuz. O zaman, o da olmaz ya, ama en
azından tarihi bir vakadır; Türkiye nin sınırları dışındaki ilk kupayı, yani
Balkan Kupası nın kazanıldığı günü kutlayınız bari... O kupanın bir anlamı
vardır en azından. Resmi bir turnuvadan, hem de yabancıların da içindi
bulunduğu kupanın kazanılışıdır o... Yani siz ey Fenerbahçeliler, bir gerçek
Fenerbahçe günü kutlamak istiyorsanız, o tarih 30 Mayıs tır. Yani 30 Mayıs 1968
günü Yunan AEK yı yenip Balkan Kupası nın kazanıldığı tarihtir. Hani,
tayyareden kutlama yapmayasınız diye. Bu arada Aziz Bey in yönetimine de
sesleniyorum; taraftarınızın kandırılmasını kutlamayın, dolmuşa binmeyin.
Tayyareden kutlamalar yapmayın. Tarihinizi araştırıp, onları en azından 30
Mayıslara yönlendirin.
Gelelim Federasyon a... İnanılmaz! Yabancı sayısını lig
biter bitmez yeniden belirliyorsunuz, güzel... Hani yol yakınken... O da
güzel... Ve de en önemlisi sahadaki onbirde yerli oyuncu sayısını
artırıyorsunuz. Harika! Kenara ya da kulüp bünyesine de en fazla üç yabancı
izni veriyorsunuz. Bu da iyi... Sonra, diyorsunuz ki, bir de artı koyalım...
Yahu Allah aşkınıza sizde dirayet, dik durma diye bir şey yok mu Sizi kim
korkutuyor böyle
Devam edelim. Kadınlar ve çocuklar rezaletini artık
yaşamayacakmışız. Güzel ve harika! Hani benim spor medyam herkes örnek alacak
ve uygulayacak diye palavralar atmıştı ya... Hiç uygulayan olmadığı için mi
vazgeçtiniz, yoksa aklınız başınıza mı geldi Ama o da ne Yok üç maç sonrası
tribün cezası, o sayıya kadar para tıraşı... Dörtten sekize kadar falanca
uygulama, sekizden sonra seyircisiz maç. 13 mü, 15 mi ne, ondan sonrası falan
feşmekân... Yahu ne olursunuz, o odadaki fıtri zekâlıları tanımak istiyorum.
Ama anlaşılan o ki, dışarıdan kumandalısınız. Yoksa yayıncı kuruluşun şimdilik
taktığı 65 milyonu da korkudan mı ödeneniz Vallahi hayret! Şimdi kulüpler özel
bir dosya tutmak zorunda. Hangisi mi Küfre endeksli... Hadi gidin Allah
aşkına! Tam tayyareden federasyon...
Pardon unuttum. Bizim Arif Nadir Almaç a iki satır vardı. O
söylediğiniz tesislere istediğim zaman giderim. Ama Allah a şükür henüz malum
icraata uğramamak kadar aklımız yerindedir. Bizim portföyde o kadar çok kulüp
üyesi var ki! Ama neden sağında solunda aynı manzaralı yer olup da ortadakine
üç misli para ödeyeyim...