Muhterem Müslümanlar!
Yeryüzünde Müslümanların çok önemli bir bölümünün İslam’ın bizlerde bulunması lazım gelen vasıflarını taşımadığı bir gerçektir. Bundan dolayı zillet ve meskenet Müslümanlar için korkunç bir baş belasıdır.
İslami değer ve kurumlara sahip olmadan, bunlarla sıfatlanmadan Müslümanların mevcut zilletten kurtulmaları, yücelmeleri mümkün değildir.
Müslümanlar olarak nelerle muttasıf (sıfatlı) olmamız gerekir. Bir kaç tanesini hatırlatayım.
Muhterem Müslümanlar!
Biz Müslümanlarda bulunması gereken birinci sıfat ihlâs ve samimiyettir.
İhlâs, Allah (C.C.) ile ilgili bütün niyet ve işlerimizde yüzde yüz O’nun rızasına yönelik olmaktır. İhlâslı olmak için eğitim görmek, terbiye almak gerekir.
Bizlerde bulunması gereken hususlardan bir diğeri istikamettir. İstikamet doğruluk demektir. Namaz, oruç, zekât ve hac nasıl farz ise istikamet de aynen bunlar gibi bulunması gereken farz-ı ayn bir ibadettir. Müslüman dosdoğru olacak. Müslüman yamuk yumuk olamaz. Yamuk yumukluk kâfirlik vasfıdır. Hem Müslüman hem zani, hem Müslüman hem hırsız, hem Müslüman hem hortumcu, hem Müslüman hem yalancı, dolandırıcı, ticaretine yalan karıştıran, emanete ihanet eden olur mu Böylelerinin istikameti bozuktur. Bunlar İslam’ın da Müslümanların da baş belalarıdır. Kendinize sorun bakalım: Ben baş belası bir Müslüman mıyım, istikameti muteber bir Müslüman mıyım Cevabınız ne olacak bakalım
Facir ve fasık Müslüman bela Müslüman’dır. Sakınmak lazım.
Muhterem Müslümanlar!
Yapmamız gereken hususlardan biri de iyiliği emretmek (göstermek) kötülüklerden insanları caydırmaktır. Bunu terk eden Müslüman zillete düşer, ilahi azaba layık olur. Bunu yapamayanlar hiç olmazsa yapanları desteklesinler.
Beş vakit günlük namazlarımızı terk etmeyeceğiz. Namazlarını doğru bir şekilde kılanlar dinlerini ayakta tutmuş olurlar. Kılmayanlar İslam’ın düşmanlarıyla işbirliği yapmışlar demektir. Maalesef namaz kılanların adedi yüzde onun (% 10) altına düşmüştür. Namazsız kurtuluş her iki dünyada da olmaz.
Muhterem Müslümanlar!
Her ibadetin bir zamanı vardır. Vakit ibadetin şartlarından biridir. Vakti mevzu bahis olmayan en büyük ibadet cihattır. Cihat için vakit şartı yoktur. Her an cihat için bir vakittir. Müslüman büyük cihatsız da olmaz. Büyük cihat, insanın kendi nefsiyle, içindeki şeytanla, ihtiraslarıyla yaptığı kutsal savaştır. Bu farz-ı ayndır. Bunu terk eden şeytanın maskarası olur. Nefis parayı put haline getirir, şöhret için bir sürü halt yedirir. Kur’an’ın, sünnetin, tasavvufun ve İslam büyüklerinin öğütlerini dinlemeyenler hep bu haltı yerler.
Muhterem Müslümanlar!
Müslüman emanete riayet eden insandır. Vazifeyi ehil olmayana vermek emanete ihanettir, haramdır. Emanete hıyanet edenler haindir, merduttur.
İşleri istişare ile yürütmek Müslümanlık vasfıdır. Din ve dünya işleri şura ile halledilmelidir. Müslümanların altı ila on iki tecrübeli, birikimli, bilgili kişiden teşekkül eden şura mercii olmalıdır. Çareler ve çözümler onlara sorulmalıdır. Bir İslam toplumunda söz ayağa düşerse felaketlerden kurtulmak mümkün olmaz. Bizim toplumumuzda söz ayağa düşmüştür. Onun için zillet içindeyiz.
Muhterem Müslümanlar!
Bütün işlerimizde Kur’an’a ve sünnete bağlı olacağız. Müslümanlar akıllı olmalıdır. Unutmayın, “Allah indinde din İslam’dır” (Ali İmran: 19). Müslüman da bu dine tabi olandır.