Son günlerde iktidar sözcülerinin AB’ye karşı daha bir

sert ve daha yüksek bir sesle itirazda bulunduklarına tanık oluyoruz!

Ne yalan söyleyelim, iktidar sözcülerinin bu çıkışları

nefsimize çok hoş geliyor!

 “Nihayet

akıllarını başlarına geldi” galiba diye seviniyoruz!

 “Bizim Avrupa

Birliği’ne değil asıl onların bize ihtiyacı var” gibi bir söylemi duyduğumuz

zaman nasıl sevinmeyelim ve nasıl bu söylem nefsimize hoş gelmesin!

Avrupa Birliği kapısında “İçeriye girebilmek” için sıraya

dizildiğimiz ilk günlerden bu yana yarım asırdan fazla zaman geçti!

Yani biz ilkokulu bitirdikten sonra başlayan bu süreç

hâlâ sonuçlanmış değil!

Ömrünü Avrupa Birliği kapısında tüketmiş bir milletin

çocukları olarak “Bizim Avrupa Birliği’ne değil asıl onların bize ihtiyaçları

var” söylemini duyunca elbette seviniyoruz ama “Bu doğru bir söylem mi ” diye

sorgulamadan da edemiyoruz!

Bu söylem doğruysa Avrupa Birliği ülkelerinin bizim

kapımızda sıraya girip “Ne olur aramıza katılın” diye yalvar-yakar olmaları

gerekmez mi

Ama adamlar hiç oralı değiller!

Ya bize muhtaç olduklarının farkında değiller ya da bizim

iktidar sözcülerinin iddia ettiği gibi bize ihtiyaçları yok!

Bizimkiler ise hem “Sizin aranıza katılmaya ihtiyacımız

yok” diye hava basıyorlar hem de yarım asırdır içeri alınmadıkları kapının

önünde bekleşmeye devam ediyorlar!

Yani iktidar sözcülerinin eylemleri ile söylemleri

arasında bir tutarlık yok!

Avrupa Birliği’ne karşı sert çıkmak, rest çekmek elbette

güzel ama bu konularda tutarlı olunursa!

Tutarlı olunmazsa Avrupa Birliği bu tür sert çıkışları ve

rest çekmeleri hiç kaale almaz!

İktidar sözcülerinin bu gerçeği asla akıllarından

çıkarmamaları gerekir diye düşünüyoruz!

Dediklerini aynen yapmalılar ki, Avrupa Birliği nezdinde bir

değerleri, bir itibarları olsun!

Avrupa Birliği’nin kendine has kriterleri vardır, bu

kriterlere uymayanları ciddiye aldıkları görülmemiştir!

Bu tür söylemler bizim nefsimize hoş gelir ve sevinmemize

yol açar ama Avrupa Birliğinin bu kulağından girer ötekinden çıkar gider!

Hem de en ufak bir iz bırakmadan!