Asrın davasını merakla bekliyorduk, dört gözle bekliyorduk. Asrın karmaşası ile işe başladık!
Büyük gün diye manşetler atıyorduk!
Büyük bir keşmekeş ile karşı karşıya kaldık!
Ergenekon davası elbette herkesin merakla beklediği bir davaydı!
Yıllardır hazırlıklar yapılıyordu!
Kolay mı derin devlet yargı önüne çıkarılıyordu!
Mahkeme sanık sayısının fazlalığı ve yüksek güvenlik nedeniyle Silivri Cezaevi içindeki bir salonda yapılacaktı!
Evet, kimimiz için asrın davası olacaktı!
Kimimize göre ise büyük gün gelmişti!
Her şey iyi güzel derken birden bire büyük bir karmaşa ile karşılaştık!
Asrın davasına sanki asrın fiyaskosu ile başlanmış olması elbette hiç arzu edilen bir durum değil!
Hiçbir şey arzulandığı şekilde gelişmemişti!
Ne dinleyicilerin ne de tutuksuz sanıkların zamanında yerlerini alabilmesi sağlanmıştı!
Böyle bir durum karşısında "Sonu başına benzemez inşallah" diye dua etmekten başka bir şey yapamadık!
Bu karmaşaya son vermek için bulunan formül tutuklu sanıklar ile tutuksuz sanıkların ayrı ayrı yargılanmaları formülü oldu!
Böylesine kalabalık bir davaya uygun bir salon neden kurulamadı, neden bulunamadı dersiniz
Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin den bir de bu konuda özür bekledik!
Böylesine bir karmaşanın mimarları hakkında da bir soruşturma sözü verir dedik ama O nu da pek oralı görmedik!
Sanki "Olur böyle şeyler" havasında gibiydi!
Oysa bir süre önce cezaevinde gördüğü kötü muamele yüzünden hayatını kaybeden vatandaşın ailesinden devlet adına özür dilemesi ile nasıl da puan toplamıştı!
Bir anda herkesin gözünde büyüyüvermişti!
Çünkü alışkın olmadığımız bir nezaket ve hassasiyet göstermişti!
Bu sefer ise böylesine önemli bir davanın böylesine büyük bir karmaşa içinde başlamasını pek önemsememiş gibiydi!
"Burada olmasaydı da Beşiktaş taki adliye binasında olsaydı salon daha küçüktü" gibisinden bir savunma içine girmesini doğrusu yadırgadık!
Evet, asrın davası büyük bir sükut-u hayal ile başladı!
Oysa böylesine büyük bir davanın şanına yakışır biçimde bir salon ayarlanabilir, dosta düşmana örnek olacak bir yargılama yapılabilirdi!
Bu tutuklu sanıklarla tutuksuz sanıkların ayrı ayrı yargılanmaları formülünü de pek tutarlı bulmadık!
Ya tutuklu sanıkların sayısı daha fazla olsaydı ne yapılacaktı
Tutuklu kaldıkları gün sayısına göre onlar da mı bir tasnife tabi tutulacaklardı
Netice itibarıyla böyle bir başlangıç hiç iyi olmadı! Dileriz davanın sonu başına benzemez ve zihinlerde soru işaretleri kalmaz!