Beşiktaş ın hazırlık maçlarından hiç bir şey anlamadığımı

yazmıştım haftalar önce Çünkü maçların oynandığı yerler stattan öteye bir

mahalle sahası görüntüsündeydi. Doğru dürüst bir çekim olamıyordu doğal

olarak... Yer kamerası bana hiç bir sağlam veri sunamıyordu.

Ama ne zamanki Beşiktaş, Trömsö ye yenildiği maç dahil,

ilk lig maçını oynadıktan sonra bende şöyle bir görüş oluşmuştu: Bu Beşiktaş

şampiyonluğun en güçlü adayıdır... Bunu da sizlere daha o zamanlar yazmıştım.

Hatta bazı okurlar ve dostlardan da biraz erken olmadı mı tepkisini de

almıştım. Ben de kendilerine, Rijkaard, Galatasaray a beş maçta on beş puan

kazandırdığında, Rıdvan Dilmen de kendi sesi kendi görüntüsünden , Lig bitti,

ikinciye bakalım demesine rağmen, bendeniz Galatasaray ın sekizinci

olabileceğini iddia etmiştim. Sonra ne oldu Benim dediğim çıktı. Bugün de

Beşiktaş için bu sütunlarda ne yazmıştım Şunu: Şayet Bursa ve Galatasaray

maçlarını kazanırsa, ligi uzak ara şampiyon bitirir. Neden mi

Bir kere kadro takviye edilmiş ve genişletilmiştir. Ligle

beraber Avrupa Kupası nda oynanan iki maçta, takımın topluca oynamaya yatkın

bir hale geldiğini, dolasıyla herkesin birbirini tamamlamaya başladığını

vurgulamıştım. Kaleci Tolga nın klası ile kontenjanın kalede kullanılmayacağı

bir avantajdı. Serdar ın durumu da aynı yararı sağlayacaktı. Atiba zaten yılın

en iyi transferi idi. Böylece Fernandes de daha rahat edecekti. Gökhan sürati

ve top taşıması ile önde tutunma işini gerçekleştirirken, geçen sezondan flaş

yapan Olcay, Oğuzhan, Veli sivrileceklerdi. Escude için bu ne biçim oyuncu

diyen büyük futbol bilginlerimiz da tıpkı Muslera da olduğu gibi yeni bir ders

alacaklardı. Çok da yedekli iyi bir santrfor takımı vardı Beşiktaş ın... Bursa

maçındaki yeni sol bek, oynamayan birçok ilk on bir kalitesindeki oyuncuları

daha sonra sayarız.

Tamam, Bursaspor o orta sahası ile direnemeyecekti. Öyle

de oldu. Bu yüzden de savunması çökecekti. Öyle de oldu. Ama Beşiktaş takımı da

top oynadı. Attığından daha çok kaçırdı. Golleri bir kenara bırakalım, hatta

maçın net skorla kazanılmasını da öyle... Nereye mi bakalım Beşiktaş, takım

olarak oynuyor. Öyle savunuyor, öyle karşılıyor,.. Öyle hücum ediyor. Demek ki

şu anda en iyi takımımızdır.

Tekrar ediyorum, önümüzdeki hafta Galatasaray maçı da

kazanılırsa, Biliç le Beşiktaş şampiyon olur. Bir tek engel kalır. O da işlemin

tamamlanmış sayılıp gevşeme... Buna Biliç izin verir mi Sanmam... Ama bir

engel daha kalır. O da, Terim in Milli Takım a geçişi ile yara alan Galatasaray

bu engel olamaz. O halde Bir yerlerdeki saltanat sürerse, işte en büyük

tehlike o olur. Nasıl mı Erzurum daki hocaya sorunuz!   

Şimdi oturup, ligde yara alan Galatasaray ın, dev rakibi

Real Madrid i yenmesine dua edelim veya en azından puanını bu rakip karşısında

kapsın diyelim.