İSLAM ülkeleri arasında var olan çekişme ve sürtüşmelere
bakarak ne zaman İslam Birliği nin zaruretinden söz edilse birileri bunun
mümkün olmadığını ileri sürüyor. İslam ülkeleri arasında bugünden yarına bir
birlik oluşturulması zordur ama imkânız değildir. Kaldı ki, eğer İslam dünyası
sömürgecilerin maşalığından kurtulmak istiyorsa birlik oluşturmaya mecburdur.
Aksi halde İslam dünyasını birbirine katmak ve birbirine kırdırmayı çıkarlarına
uygun gören emperyal güçlerin böyle bir birliğin oluşmasını engellemek için her
yola başvuracakları da bir gerçektir. Kaldı ki, Osmanlı İmparatorluğu nun
dağılmasının ardından o topraklarda sömürgeciler tarafından pek çok devlet ve
devletçik oluşturulmuş başlarına da kendilerine hizmet edecek şahıs ve aileleri
oturtmuştur. Böyle olunca bazı İslam ülkelerinin yöneticileri çeşitli
bahanelerle İslam Birliği ne karşı bir tavır sergileyebileceklerdir. Tüm
bunları ifade ederken bir imkânsızdan söz etmediğimi ama yola çıkanların bu
zorlukları bilerek yola çıkarlarsa eninde sonunda başarılı olacaklarını
vurgulamak istiyorum.
Zaman zaman dile getirdiğim bugünkü Avrupa Birliği nin
oluşmasından İslam Birliği nin gerçekleşmesinin daha zor olmadığıdır. İkinci
Dünya Savaşı 1945 te sona erdiğinde savaşı kazanan ülkeler de kaybedenler de
maddi ve manevi bakımdan büyük zararlar görmüşlerdi. Şehirler yıkılmış savaş
öncesinin sanayi ülkelerinin ayakta bir tek fabrikası kalmamıştı. İkinci Dünya
Savaşı nın bitişini 1945 olarak kabul edersek bundan 14 yıl sonra 1959 da
bugünkü AB nin temelleri Roma da atılmıştı. Hem de bu birbirlerini yok etmek
için uzun süre mücadele etmiş ülkeler bir araya gelmişlerdi. İslam dünyasına
baktığımızda AB ni oluşturan ülkelerin arasındaki kin ve kan davası İslam
ülkeleri arasında yoktur. Ayrıca, var olan pek çok ihtilafın temelini atanlarda
İslam dünyasını sömürenlerdir. Bu gerçekleri gördüğümüz takdirde AB ye benzer
bir birliğin oluşturulması imkânsız değildir.
Kaldı ki, İslam dünyasının çektiği acıların sona ermesi
de bu birliğin sağlanmasına bağlıdır. Ama daha yola çıkarken bir takım çevreler
mezhebi farklılıkları öne sürer ve bunu körüklerlerse sadece sömürgecilere
hizmet edilmiş olur. Önemli olan öncelikli olarak inanmak ve ilk adımları atmak
gerekiyor. Kaldı ki, bunun yakın zamanda bir örneği de vardır. Rahmetli Erbakan
Hocam 11 aylık Başbakanlığı döneminde 8 İslam ülkesi ile D-8 leri kurmuş,
çalışmalara başlamıştı. Bu gelişmeden sömürgeci güçlerin nasıl rahatsız
olduklarını, söz konusu anlaşmaya imza atan bazı ülke liderlerinin çeşitli
yollarla iş başından uzaklaştırıldığını biliyoruz. Bu bakımdan arzu edildiği
kadar aktif olmasa da İslam Birliği nin çekirdeğini D-8 ler oluşturabilir ve
buradan yola çıkarak genişletilebilir. Kısacası, İslam Birliği için yola
çıkanların önce Müslümanların kardeşliğine gönülden inanmaları gerekiyor. Var
olan bir takım farklılıkları öne çıkarmak yerine ortak noktalarda birleşmeye
çalışılmalıdır. Bütün bunların yanında İslam Birliği ni oluşturmak isteyenlerin
emperyalizmin İslam ülkelerindeki maşalarını bu oluşumda mümkün olduğu kadar
devreye sokmamaları gerekiyor. Özellikle terörle mücadele adı altında yola
çıkanlar sadece sömürgeci güçlerin İslam dünyasına musallat ettikleri terör
örgütlerini görür, ama terör devleti İsrail i görmezden gelir, Filistin
meselesini öncelikli davaları edinmezlerse bir birlik oluşturulsa bile sadece
sömürgecilere hizmet edilmiş olur. Bu da nereden çıktı diyebilirsiniz. Eğer
bölgemizde faaliyet gösteren terör örgütlerinin hiçbirisinin iç sorunlardan
kaynaklanmadığı, her örgütün kuruluş ve yaşamasında sömürgeci güçlerin etkisi
olduğu düşünülürse İslam Ordusu adı altında ve terörle mücadeleye yönelik bir
ordunun oluşturulmasını İslam Birliği nin bir adımı olarak görmek ve öyle
takdim etmek gerçek birliğin önünü kesmekten öte bir mana ifade etmez.
Özellikle de kurulacak bir İslam Ordusu, kullanacağı silahları sömürgecilerden
almak zorunda ve onların iznine tabi olacaksa o ordunun kendi iradesi ile
hareket etmesi imkânsız olmasa bile zordur. Bu bakımdan İslam Birliği her yönü
ile bir bütün olarak ile almak gerekiyor.