Milli Görüş belediyeciliği gide gide gide, yerini artık sivrisinek belediyeciliğine bıraktı.

Anlayış değişe değişe değişe, yerini artık sahtekârlığa bıraktı.

Sürekli makyaj belediyeciliği ile iç içe yaşıyoruz. Yapılmayan hizmetler, yapılıyor gibi gösteriliyor.

Her yaz dönemi sessiz sedasız sivrisinekle mücadele edilirdi. Çoğunlukla gece yapıldığı için, çoğu kere ahalinin nazarı dikkatini çekmezdi bile.

Bazen gündüz olsa da çoğunlukla gece ilaçlama aracı sokaklarda dolaşır, ilaçlamasını yapardı. Bazen gündüz rastlanan ilaçlamada araç geçerken, ilaca ve kokusuna maruz kalmamak için insan köşe bucak kaçardı.

Ancak bu yaz işin rengi değişmiş. Geçen son anda farkettim, yanımdan ilaçlama aracı geçti, doğrusu bir koku filan almadım.

Yani insan, ister istemez işgilleniyor. Sanki sivrisineklere bir serbestlik getirilmiş. Acaba yani ilaç diye 'su' mu püskürtüyorlar? Zaten geceleri sivisinekten de uyunamıyor. Her gece ısırılıyoruz.

Yukarıda bahsettim ya! Eskiden ilaçlama sessiz sedasız yapılırdı. Şimdi sokak sokak anons yapılıyor. Efendim, "Belediyemiz Sağlık İşleri Müdürüğümüz'ce ..." falan filan. Ful reklam.

Adamların işi gücü reklam. Sanki seçim varmış gibi her tarafı belediyenin başındaki zatın posterleriyle doldurmuşlar. Nereye gözünü çevirsen o! Duvarlar, bilbortlar, reklam panoları, dijital dev ekranlar, filamalar, bayraklar; meydanlar, caddeler, sokaklar... Biktık vallahi, sanki adamın yüzüne hasretiz.

İcraat yok, hizmet yok, huzur yok; makyaj var, ısraf var, görgüsüzlük var, rüşvet var, yalan var, talan var. Sivri sinekle mücadeleye para yok, ATM memurlarına para çok.

Ufak-tefek yapılan hizmetler, göstere göstere insanın gözüne gözüne sokuluyor... Tıpkı sivrisinek misali vızıltı vızıltı... derken, keza yine sivrisinek gibi can yakan bir yönetim anlayışı.

Allah'tan korkulmayınca kuldan da utanılmıyor.

Neylersin...