Geçen hafta “İnek ve Sinek” başlığı ile bir yazı yayımlamıştık. Epey ses getirdi.

Bu hafta da o konunun devamı olan bilgileri köşemize taşımak niyetindeyiz. Çünkü konu çok önemli ve çok mide bulandırıcı.

Küresel güçler ilan ettikleri ve uygulamaya koydukları “Yeni Dünya Düzeni” için aklın, mantığın ve de midenin kaldıramayacağı uygulamaları başlattılar. Ne yazık ki bizim iktidar da zaman zaman bu yeni dünya düzeninin ülkemizde de uygulamaya sokulacağını, kendilerinin bu işe öncü olacaklarını çeşitli vesilelerle ilan etti, etmeye de devam ediyor.
İnsanlığa en faydalı hayvanlardan biri olan inek neslini yok etmeyi kafalarına koymuşlar. Trajikomik bahaneleri var:
Bu inekler çok yelleniyor ve bu yeli ile de atmosferi çok kirletiyormuş. Meydana gelecek besin açığını da, sun’i et ve güya besin değeri “çok yüksek” olan ve bugüne kadar dünyanın insani besin maddesi olarak yönelmediği hayvanlardan yani böcek ve böcek ürünlerinden karşılayacaklarmış.

Mesela hamamböcekleri…

TRT’nin de yaptığı programlara göre bunlardan elde edilecek süt, inek sütünden en az dört defa daha besleyici imiş. Besin değeri olarak da geleceğin ümit kaynağı imiş. Devlet televizyonu ve diğer bazı kanallarda bu konu işlenmeye başladı bile. Belgesel mi yayınlanacak, ineklerin zararları ve de “böcek besinlerinin” faydaları öne çıkarılır oldu. Yarışma programlarında böcek besinlerinin faydaları sorulur oldu. İneklerin dünyada nasıl itlaf edilmeye başlandığı türünden görüntülü haberler vizyona sokulur oldu.

Öyle anlaşılıyor ki, yeni dünya düzeninde insanları böceklerle besleyecekler. Bu iş için de ne yazık ki kraldan çok kralcılığa yeltenen iktidar, Türkiye’yi bu konuda  öncü devletlerden biri yapmaya niyetli gözüküyor. Bunu yazarken bizim, okurken de sizin mideniz kalktı biliyoruz. Hatta “bu mide bulandırıcı beslenme şeklini bizim insanımıza kabul ettiremezler” türünden düşünceler de hemen kafanızda belirdi, onu da seziyoruz. Azıcık bu konuyu düşünmeye ne dersiniz?
Yaşı müsait olanlar hatırlasın:

BOP diye adlandırılan bir proje vardı. Halen de devam ediyor. 22 İslam ülkesinin parçalanacağı, milyonlarca Müslüman’ın öldürülme, sürülme ve zulme uğrama ve de kaynaklarının sömürülme pahasına bunun uygulanacağı ortaya çıktığında, bu projenin yürütülmesinin bizim yöneticilerimize havale edileceğini, onların da “iftiharla” bu projenin eşbaşkanlığını üslendiklerini ilan ettiklerini hatırlayalım. İçinde bizim yurdumuz dahil, İslam ülkelerinin paramparça edileceği böylesi bir projenin bu millete kabul ettirilmesi keyfiyeti, bu böcek projesinden daha imkansız sanılmıyor muydu? Ne oldu? Verilen oylara bakıldığında halkın ekseriyeti tarafından bu alçak projenin, hem de alkışlarla kabul edilmiş olduğu ortaya çıkmadı mı?
Zinanın cezasının kaldırılması, domuz etinin meşru et kabul edilmesi, eşcinselliğin yasallaştırılması, hatta devlet güvencesine alınarak meşrulaştırılması bu böcek projesi kadar mide bulandırıcı değil miydi? Ne oldu, hepsi alkışlatılarak benimsetildi.

Sokak röportajlarında görmüyor muyuz?

Türkiye’de artık yaşanamaz derecede her türlü yaşam şartlarının kötüleştiği, yurt dışına gidebilmek mümkün olsa hemen gideceğini avaz avaz bağıranların çoğuna sorulan ilave sorular; “geçen seçimde kime oy verdin?” ve “bugün seçim olsa kime oy verirsin?” sorularının bu icraatı gerçekleştirenlere vereceği cevabı ile böyle mantık liflerinin düğümlendiği bir çoğunluğu görmediniz mi? Bu hale getirilmiş böyle kitleler bırakın böcekle beslenmeyi, solucanla hatta ve hatta böceklerin idrar ve dışkısı ile bile beslenme alışkanlığını bu iktidar eliyle benimsemeye hazır olabilecekleri gayet tabii değil mi?
Böyle iğrenç projeleri; biraz vatan, bayrak, ezan söylemleri ile harmanlayıp, milli bir mesele olarak takdim edip, adını da çok cazip şekillere sokup, göbekten bağladıkları “hoca” takımından da “olur” alıp, cazip isimli besin maddeleri ile beslenen “gürbüz bebekleri” de reklam olarak kullanıp, hamamböceği sütünü piyasaya sürmeleri hiç de beklenmeyen bir olay mıdır? Şu anda devlet televizyonu TRT ve diğer bazı medya organları bunun altyapısı ile uğraşmıyor da ne yapıyor? Bu rezil besin maddelerinin, halkın mantık lifleri kördüğüm edilmiş bir kesiminin kabule amade olacakları ihtimalini göz ardı edebilir miyiz?

Yakında eti ve sütü için sığır besleyen ve şu anda en zor günlerini yaşamakta olan besi çiftliği işletmelerinin tümden kapandığını, yerine “yağı için sinek, sütü için hamamböceği” yetiştirme çiftliklerinin kurulduğunu ve iktidarın da bu tür çiftlikler için olağanüstü teşvikler verdiğini duyarsak hiç şaşırmayalım.

İNCİK BONCUK

Akla mantığa değer vermez
Bu bey incik boncuk kadar;
Zira beslenip gelişememiş
Bu beyincik boncuk kadar!