Herhangi bir edebiyat eseri kötülenmek istenirse o

edebiyat eseri ne kadar iyi olursa olsun kötülenebilir. Yazın eserini (hangi

tür olursa olsun) kötülemek basittir; kötü dediğiniz zaman bitti! Eğer ben

istersem hangi hikâyecinin olursa olsun bir hikâyenin kötü (olumsuz) yönlerini

ortaya koyabilirim. Yine, eğer istersem hangi şairin olursa olsun bir şiirin

kötü (olumsuz) yönlerini ispat edebilirim. Ama bunu yapmamak lazım. Belli bir

seviyede olan eserlere olumlu bakmak gerek. Fakat İslamcı kesimde hangi dergiyi

açsak şiir var ama aynı zamanda aynı dergilerde şiiri kötüleyen tonlarca yazı

mevcut. Hangi dergiyi açsak şiir o kadar kötüleniyor ki günümüzün zalim işgalci

güçleri bile o kadar kötülenmiyor. Bir insan hem şiir yazıp hem de günümüzde

şiir olmadığını söylüyorsa bu kendi kendisini inkâr ediyor demektir. Günümüzde

şiir yoksa senin yazdıkların ne peki Dergi çıkaranlar hem günümüzde şiir

olmadığını söylüyorlar hem de dergilerinin her sayısında en az beş tane şiir

yayımlıyorlar. Peki, günümüzde şiir yok da senin derginde yayımladıkların ne

İslamcı ağabeyler şiirin cenaze namazını kıldı; şiir

mezarının başında el fatiha diyerek ellerini açtılar ama etraflarındaki hiç

kimse dua için ellerini kaldırmayınca şaşkınlıktan elleri havada kaldı! Bunu

birçok ağabey yapıyordu ama şiirden anladığını bildiğimiz Mustafa Kutlu ağabey

de yapınca, bu tür konular hakkında günümüz şairlerinin düşünüp kendi

aralarında konuştuğu fakat yazılı olarak ifade edemediklerini ifade etmek şart

oldu.

Benim öteden beri düşündüğüm ve etrafıma hep söylediğim

şeyleri burada açıkça ifade etmek istiyorum; Müslümanlar sanattan anlamaz.

Müslümanlar şiirden anlamaz. Hatta Müslümanlar edebiyattan, felsefeden ve

sosyolojiden de anlamaz. Ama Müslümanlar şairi boğazlamaktan iyi anlarlar.

Müslüman şairler hep İslamcı kesimde boğazlanmıştır ve boğazlanmaya devam ediliyor

Şiir öldü demek Türk milleti öldü demek anlamına gelir

ki İslamcı ağabeyler milleti de öldürdüler! Açık söylemek gerekirse Mustafa

Kutlu nun Şiir Öldü (19.06.2013 Yeni Şafak gazetesi) ve Şiir ve Fikir

(19.02.2014 Yeni Şafak gazetesi) başlıklı köşe yazıları bu cenaze namazına

birebir örnektir. Mustafa Kutlu Türk şiirinin cenaze namazını kılıyor!

Son büyük şair İsmet Özel se eğer İsmet Özel İslamcı

olmadan önce yazdığı şiirlerle İsmet Özel dir. Kaldı ki İsmet Özel şiirinde

bariz bir şekilde Turgut Uyar etkisi vardır. Erbain kitabındaki şiirleri İsmet

Özel komünistken yazmıştır. İsmet Özel İslamcı bir şair değil komünist bir

şairdir. Çünkü Türk şiirini etkileyen şiirleri Erbain kitabındaki şiirlerdir.

İslamcı olduktan hele şu son on yıldan beri yazdığı metinlere şiir demek

şiirden anlamamak anlamına gelir. İsmet Özel in son yazdığı metinler kesinlikle

şiir değildir. İslamcı gençler sırf dergilerini edebiyat dünyasında tutundurmak

için Özel in son metinlerini şiir diye dergilerinde yayımlamışlardır. İşin açığı

bu numaraları hiç kimse yutmadı, yutmaz. İsmet Özel şiiri bırakmadı şiir İsmet

Özel i on yıl önce zaten bırakmıştı! Geçelim.

Mehmet Akif büyük İslamcı şair değil mi Büyük şair ama

İslamcı şair değil. Çünkü laik Türkiye Cumhuriyeti ni kuranların kulübü olan

İttihat ve Terakki üyesi olmuştur. Mustafa Kemal in de bir İttihatçı olduğunu

düşündüğümüzde Akif i nasıl İslamcı şair sayacağız En iyi şiirlerini o dönemde

yazmıştır Akif.

Necip Fazıl mesela; Necip Fazıl ı Necip Fazıl yapan

şiirlerini şeyhiyle tanışmadan önce yazmıştır. Üstelik o dönemde Cumhuriyet

gazetesi yazarıdır. Necip Fazıl ın 1934 ten sonra yazdığı şiirlerini şiirden

anlamayan kesimler ağızlarında sakız yapmıştır. Tamam, Sakarya Türküsü büyük

bir şiir ama Kaldırımlar kadar geniş kitleler tarafından okunmaz, sevilmez.

Necip Fazıl en iyi şiirlerini solcu olduğu dönemde yazmıştır. Buyurun İslamcı

ağabeyler, bakın Necip Fazıl da İslamcı olmadan önce yazdığı şiirleriyle

şairdir.

Gelelim Sezai Karakoç a. Şimdi bazı İslamcı genç

arkadaşlar Sezai Karakoç u yere göğe sığdıramıyorlar. İsmet Özelciler gibi bir

de Sezai Karakoççular türedi! Ha İsmet Özelci ol ha Seza Karakoççu ha da Hilmi

Yavuzcu ne fark eder; hepsinde de takım tutuyor gibi şair tutmak var! Fanatizm

insana körlükten başka bir şey vermez! Vermiyor da zaten! Karakoç u İslamcı

olarak yere göğe sığdıramıyorlar. Gerçek nedir Sezai Karakoç u Sezai Karakoç

yapan şiirler sol dergilerde yayımlanmıştır. Birçok şiiri ve şiir üzerine

yazdığı yazıları Pazar Postası nda yayımlanmıştır. Pazar Postası nı İkinci Yeni

şiirinin isim babası solcu Muzaffer Erdost çıkarmıştır.

Bir de Hilmi Yavuz a bakalım. Zaman gazetesinde yazmaya

başlamadan önce Hilmi Yavuz u İslamcı gençlerden kimse tanımıyordu. Oysa ben

Hilmi Yavuz un Zaman da yazmadan öncesini de, o zamanlardan bilirim. Hilmi

Yavuz Zaman gazetesinde yazıyor diye İslamcı şair mi şimdi Kesinlikle hayır!

Ki Hilmi Yavuz un hiçbir şiirinde İslami duyarlık yoktur. Klasik sol duyarlıkla

yazmıştır şiirlerini. Hilmi Yavuz u Hilmi Yavuz yapan da solculuğudur. Solcu

olmasa Hilmi Yavuz u kim böyle göklere çıkartırdı. Şimdi bazı İslamcı genç

arkadaşlar bize Hilmi Yavuz u neredeyse bir dergâhın şeyhi gibi tanıtıyorlar.

Hilmi Yavuz u Hilmi Yavuz yapan şiirleri solculuğu dönemde yazmış olduğu

şiirleridir.

Müslümanlar şiirden anlamaz. Şiiri harcamaktan iyi

anlarlar. Şairi boğazlamayı iyi biliyorlar. İki kişi bir araya gelip şiir

konuşamaz. Birbirine söver. Koca koca yayınevleri olduğu halde halen daha

yokluktan bahsederler. Peki, onca ıvır zıvır kitabı yayımlarken para var da

şiir kitabı yayımlamak için mi para yok! Bal gibi para var! Ama şiirden anlayan

Müslüman yok! Müslüman şair olursan İslamcılar seni dikkate almaz ama solcu

olursan hepsi mal bulmuş mağribi gibi başına üşüşürler. Niye, solcusun ya

meşhursun onun için! Böyle inanıyorlar! İsmet Özel ve Hilmi Yavuz a böyle

yapıyorlar. Bu yüzden sola hiç bulaşmadan şair olabilmiş tek Müslüman şair

yoktur! Mutlaka solda yer almıştır ki bizimkiler de önemsemeye başlamışlardır.

Sözün kısası Müslümanlar şiirden anlasaydı Varlık dergisi

kadar eski ve onun gibi halen çıkmaya devam eden bir dergileri olurdu. Var mı

Yok! Kendi çocuklarını boğazlayanların dergisi ancak dönemlik olabiliyor! Kendi

çocuklarını boğazlayanlar şiir öldü diyorlar! Şiiriniz öldüyse başınız sağ

olsun muhteremler! Biz Marksist şairlerin şiirleri ölmedi ve ölmez!