Çok ağır bir hastalık geçirdim. Hastanede yattım. Ameliyat oldum. Çok yoğun ve zor bir tedavi gördüm. Allah’ın izniyle kısmen de olsa şifa buldum. Ve hastaneden çıktım. Şimdilik sonuçları bekliyor, dualarınızı talep ediyorum.
Hastanede eski bir dostla karşılaştım. Hayırdır, ne arıyorsun buralarda diye sorunca, kanser tedavisi olduğunu, kemoterapi gördüğünü söyledi. Akciğer kanseriymiş. Sebebi de sigara içmekmiş. Doktoru ile de görüştüm. Tedavi ediyoruz ancak ümitvar değiliz dedi. Çünkü çok sigara içerek vücudunu tahrip etmiş diye ilavede bulundu.
Dostum sigarayı bırakmış ama neye yarar.
Orada karar verdim. Bundan sonra önce sigara içen dostlarımı ikaz edeceğim. Dinlemezlerse onlarla asla konuşmayacağım. Konuşmamak da bir tavırdır. Hakiki dostluğun nişanesidir. Siz kıymetli okuyucularımdan da rica ediyorum böylelerine karşı tavır alın. Hakiki dostluk budur. Anlatın ona niye konuşmadığınızı.
Ben kesin kararımı verdim. Gerekli mücadeleyi verdikten sonra muvaffak olabilirsem ne âlâ. Olamazsam böyle dostları protesto edeceğim. Keşke böyle bir kararı çok önceden vermiş olsaydım diye hayıflanıyorum.
Arkadaşım sigarayı bıraktım, dedi. Geçmiş ola dedim. Bunların hepsi öyle. Neticede bırakıyorlar ama tâbi hiçbir işe yaramıyor.
Benim öz kardeşim de öyle oldu. Onun da midesini aldılar kanser ve sigara sebebiyle. O da bıraktı ama mide yerine gelmedi.
Sigara vücuda giren bir hırsızdır. Organları çalmakla kalmaz, imana da kasteder.
Sigara içen kimse kendini öldürmeye karar vermiş bir katildir. Böyle bir kişinin ölüm kararı da intihardır. Bilerek ölümün sebebini hazırlayan intihar etmiş sayılır.
Şunu bilin, size sigara ikram eden sizin en büyük düşmanınızdır. Çünkü sigara sağlığa karşı işlenmiş bir cürümdür.