Namazda örtülmesi gereken yerler dinî kaynaklarda setr-i avret başlığı altında incelenmiştir. Setr-i avret, namazın şartlarından biri olup, namazda avret yerlerinin örtülmesi anlamına gelmektedir. Avret kavramı ise, bir zaruret bulunmaksızın insan vücudunda açılması helal olmayan, namazda ve namaz dışında örtülmesi farz ve başkalarınca bakılması haram olan yerleri ifade etmektedir.

Avret mahallinin kapsamı, erkeğe ve kadına göre farklılık arz eder. Erkeklerin avret yeri sayılan uzuvları, Hanefî, Malikî, Şafiî ve Hanbelîlerin oluşturduğu cumhuru fukahaya göre: Göbekleri altından dizleri altına kadar olan yerdir. Diz kapakları da bu yere dahildir. Ebû Eyyub (R.A.) den rivayete göre Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz:

"Erkeğin iki diz kapağının üstü ve göbeğinin altı avret mahallidir." (Dârekutni; Salat:5; 1/231; Beyhaki, Es-sünenü l-Kübra; Salat: 3320; 3/87) Buyurmuşlardır. Hz. Ali (R.A.) den rivayete göre Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz: "Diz kapağı avret mahallindendir." (Darekutni; Salat: No: 4; 1/231, Deylemi Firdevs; No:3313; 2/284) Buyurmuşlardır. Cerhed (R.A.) den rivayete göre Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz, O nun yanından, uyluğu açık durumda iken geçti. Şöyle buyurdu:

"Uyluğunu ört! Çünkü Müslüman erkeğin uyluğu avrettendir." (Tirmizi, Edep:40, No:2798; 5/111; A.b.Hanbel, No: 15499; 3/478; Abdurrezzak,  Mu-sannef, Salat:1115, 1/289; Taberani, el-Mucemu l-Kebir; No:2139; 2/271)

Kadınlara gelince: Hanefî, Malikî ve Şafiîlerle, Hanbelîlerdeki hakim görüşe göre, kadının el ve yüz dışında kalan bütün bedenleri avrettir, bütün bedenlerini örtmesi gerekir. Yüzleri ile elleri ise ne namazda, ne de bir fitne korkusu bulunmadıkça namaz dışında avret değildir. Ayaklarında ise ihtilâf vardır. En sahih kabul edilen görüşe göre ayakları da avret değildir. Bunlar ile yolda yürümek ihtiyacı vardır. Diğer bir görüşe göre hür kadının namazı, ayağının dörtte biri nispetinde açık bulunmasıyla bozulur, diğer bir görüşe göre de ayakları, namaza göre avret yeri sayılmazsa da namaz haricinde avret yeri sayılır. Bu ihtilâftan kurtulması için ayaklarını örtmeleri daha iyidir. Sahih olan görüşe göre hür kadınların kolları da, kulakları ile salıverilmiş saçları da avrettir. Bütün mezheplere göre, kadınların namazda başlarını örtmeleri gerekir.

Hz. Aişe (R.Anha) validemizin rivayetine göre Hz. Ebû Bekir (R.A.) nun kızı Esma (R.Anha), üzerinde ince bir elbise olduğu halde Resûlullah (S.A.V.) Efendimizin huzuruna girmiş, Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz de O ndan yüzünü çevirerek:

"Ey Esma! Kadın ergenlik çağına ulaşınca, -el ve yüzünü işaret ederek- şurası ve şurası müstesna artık onun başka yerinin görülmesi doğru olmaz." (Ebu Davud, Libas:31; No:4104; 2/460, Beyhaki es-Sünenü l-Kübra; Salat: No:3302; 3/81; Beyhaki, Şuabu l-İman; No:7796; 6165) Buyurmuştur. Hz. Aişe (R.Anha) validemizin rivayetine göre Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz:

"ALLAH ergenlik çağına ulaşan kadının başörtüsüz olarak kıldığı namazını kabul etmez." (Ebû Dâvud, Salat:85, No:641, 1/229; Tirmizi, Salat:160, No:377, 1/388; İbn-i Mâce, Tahâret:132, No:655, 1/215;) Buyurmuştur.  Bu hadisler buluğ çağına ermiş Müslüman bir hanımın namaz kılarken saçlarını ve diğer avret mahallini örtmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

Ayrıca hadis kaynaklarında Peygamber eşlerinin evlerinde baş örtüsü ile namaz kıldıklarını, (İmam Malik, Muvatta, Salat:10, No:35-36) Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin başı açık namaz kılan genç kızlara müdahale ettiğini ve buluğa eren kadınların başlarını örterek namazlarını kılmaları gerektiğini bildiren hadisler yer almaktadır. (Ahmed b. Hanbel, 4/ 96, 236, 238; Tirmizî, Salat:84, No:640, 1/420; Ebu Davud,  Salat:85, No:642,  1/422) Hz. Peygamber zamanından günümüze kadar uygulama böyle olduğu gibi, İslam toplumunun ortak görüşü de bu yöndedir.