Değerli okurlar, bugün sizlere cumhurbaşkanının hafta sonu verdiği bir müjdede(!) yine kimler tarafından nasıl aldatıldığı veya yanıltıldığı konusunu işleyip bir daha aldanmaması adına âcizane 1 kaç önerim olacak.

Siyasilerin sosyal güvenlik konularındaki canlı konuşmalarını dinleyemesem de internet haberciliği ve sosyal medya aracılığı ile video görüntülerini dinleyip görüntü olmadığı durumlarda yazıları okumaya çalışıyorum. 5 yılı aşkındır TV5 ekranlarından sosyal güvenliğe dair soru cevap şeklinde interaktif programın moderetörlüğünü yaparak izleyicilerden gelen sorulara cevaplar vermeye çalışıyorum. Ayrıca o haftaya ait sosyal güvenlikte değişen parametreler ve güncel kanunlar hakkında da izleyicilere kısa bilgilendirmeler yaparak bir nevi taze güncel bilgiler vermeye çalışıyorum. Bu bazen programa davet ettiğim işinin ehli diğer bir tabirle işin mutfağından diye tabir ettiğimiz Sosyal Güvenlik Kurumu başkan yardımcıları, bazen il müdürleri ve il müdür yardımcıları aracılığı ile izleyicilerimize faydalı olmaya çalışıyorum.

Her ne kadar 5 yıllık dönemde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlarına ve SGK başkanlarına telefonla ulaşmaya çalışıp programa davet etmek istesem de maalesef sekreterler veya danışman duvarlarını aşamayınca canlı yayında programa davet çağrılarıma da olumlu yanıtlar alamadım. Ancak halkın bilgilendirilmesi konusunda şu anda hükümette bakan olan bir kişi de bakan olmadan önce programımıza katılarak halkın bilgilendirilmesine faydası olmuştur. Her ne hikmetse TV5 ve Milli Gazete’de sosyal güvenliğe dair yazılar yazdığım ve bu konularla ilgili uğraştığım halde hem bakanlık hem sgk başkanlığı ve il müdürlüklerince dönem dönem yapılan ekonomi ve sosyal güvenlik konuları toplantılarına da davet edilmedim.

Peki bunları neden yazdım? Sırf muhalif olmak veya şikayet olsun diye değil ama o toplantılarda madem SGK sorunları ve çözüm önerileri konuşuluyorsa çorbada bir tuz olmak adına az çok halktan gelen soru ve sorunları dile getirmek ve toplantılar sonucunda çözüm adına yapılan hamleleri de TV ekranından ve gazetedeki köşemizden duyurmak.  

 CUMHURBAŞKANININ YANLIŞ MÜJDESİ

Cumhurbaşkanı hafta sonu Avrupa’da yaşayan Türklerle bir buluşma programına katılmış ve yurtdışında yaşayan gurbetçilerimize bazı müjdeler vermişti. Bu müjdelerin biri yanlış, hatalı idi. Müjde olmayan bir konuyu müjde gibi dinleyen gurbetçilerimize cumhurbaşkanının ağzından söylettiler.

Peki o yanlış müjdeyi cumhurbaşkanının ağzından tekrar okuyalım. Yurt dışında yaşayan Türklere yönelik bir müjdesinin daha olduğunu bildiren Erdoğan, “Yurt dışından emekli olan vatandaşlarımızın ülkemizde yarı zamanlı çalışabilmeleri konusunda, seçimlerin hemen ardından beklediğiniz adımları atmaya başlıyoruz” bilgisini paylaştı.

TÜRKİYE’DE ÇALIŞMA HALİNDE EMEKLİ AYLIĞI KESİLİR Mİ?

Kesilmez. Konuya ilişkin düzenleme içeren 3201 sayılı Kanunun 6’ncı maddesinde açıkça; “Türkiye'de sigortalı olarak çalışmaya başlayanlar hakkında 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışılmasına ilişkin hükümleri uygulanır” denilmiştir. Bu doğrultuda bu kişilerin Türkiye’de çalışmasına engel bir durum ya da Türkiye’deki çalışmaları ile emekli olanlardan farklı bir uygulamaya tabi tutulmaları gibi bir durum söz konusu değildir. Hatta şunu da belirtmek gerekir ki borçlanma ile emekli olduktan sonra 4/1-b (Bağ-Kur) sigortalısı olarak çalışmaya başlayan kişi, 6663 sayılı Torba Yasa ile getirilen düzenleme çerçevesinde artık SGDP (Sosyal Güvenlik Destek Primi) ödemesi de yapmadan çalışabilecektir.

Yurtdışı borçlanması yoluyla emeklilikten sonra Türkiye’de çalışma imkanı, 19.06.2010 tarih ve 5997 s. Kanunun 15’inci maddesi ile 3201 s. Kanunun 6’ncı maddesinde yapılan değişiklikle birlikte getirilmiştir. Eşitlik ilkesine aykırı olan önceki düzenlemenin kaldırılması kanaatimizce yerinde olmuştur.

 GURBETÇİLER MİNİJOB SÖZÜNÜN TUTULMASINI BEKLİYORLAR

Başbakan Ahmet Davutoğlu, 3 Ekim 2015’te Almanya’daki “Düsseldorf Buluşması” konuşmasında ve o gün dağıtılan AKP seçim broşürlerinde 64. Hükümet programında “Türkiye’den borçlanarak emekli olan yurtdışındaki emeklilerin bulundukları ülkelerde yarı zamanlı çalışabilmeleri için ikili anlaşmalarımız çerçevesinde gerekli çalışmaları yapacağız.” şeklinde taahhütte bulunmuştur. Gurbetçilerin beklediği müjde de budur asıl, ancak ne hikmetse birileri cumhurbaşkanına bu konuyu yanlış anlatıp yanlış müjde vermesine sebep olmuştur. Bilerek veya bilmeyerek müjde diye verdirilen sözün gurbetçilerimizin beklediği minijob şeklindeki 400-600 avro arasında belirlenecek bir fiyattan az çalışanların Türkiye’deki borçlanma sonucu bağlanan emekli aylıklarını almaya engel olmamasıdır. İnşallah sayın Cumhurbaşkanı en kısa zamanda bu müjdeyi verir.