Kur’an ayeti ile söze/yazıya başlama gereği görüyorum; ilgililer insafa gelsin diye…

“Ve en leyse li’l-insani illa ma sea” (Necm Suresi, 39’uncu Ayet)

53. Necm suresi 39. ayet
“Ve insan için kendi çalışmasından başkası yoktur.”

“Sa’y, çalışma, emek” ve sonunda emeklilik…

-İnsan doğar ve ‘bebeklik, çocukluk, gençlik ve olgunluk’ dönemlerini yaşar…

-İnsan özellikle gençlik ve olgunluk dönemlerinde emeğini değerlendirir…

-İnsan bu özel dönemlerde emeğini bütün insanlığın istifadesine sunar…

-İnsan en sonunda emeklilik merhalesine ulaşıp saygı ve ilgi bekler… 

* Bu uyarı ve hatırlatmalarımızın birinci merhalesi olsun.

-Evet, -iddia ediyorum- bu seçimde en büyük seçmen kitlesi emeklilerdir…

-‘Emekliler’ yani ‘emekleriyle ve yaşadıklarıyla’ bu yaşlarına ulaşanlar…

-‘Emekliler’ yani maalesef açlık sınırında yaşamaya mahkûm edilenler…

-‘Emekliler’ yani yaşlılıklarında gerekli ilgi ve saygıyı görmeyenler…

Ve özellikle son yıllarda iktidarlar tarafından sürekli süründürülenler…

* Bunlar hatırlatmalarımızın ikinci merhalesi olsun; yeterlilikleri de hatırlatalım...

-Sadece israfa, şatafata ve yolsuzluklara harcanan paralar bile yeter…

-Sadece Siyonist Vahşi Kapitalizme cömertçe verilen faizler bile yeter…

-Sadece RP iktidarı zamanındaki denk bütçe ve havuz sistemi bile yeter…

-Sadece Refah-Yol Hükümeti Adil Düzen gölge uygulamaları bile yeterlidir…

Sadece bunlardan biri bile yeter ama gariban emeklileri süründürme devam ediyor…

* Bunlar da uyarı ve hatırlatmalarımızın üçüncü merhalesi olsun.

Emek ve emekliler ile ilgili uyarı ve hatırlatmalarımızı zamanı geldikçe hep yaptığımız gibi; bu günlerde de yine yeri ve zamanı geldiği için tekrar uyarıp hatırlatıyoruz…

“Ekonomi; ekmek, emekliler, esnaf ve emek…” ana başlıklı yazılarımızla (6 köşe yazısı) -çok değil 4-5 ay önce de- bu köşede bu konuda bize göre önemli uyarılar yaptık…

26.09.2023 tarihli birinci yazımızın başındaki uyarıyla başlayalım…

“-Ekonominin hal-i pür melali(*) herkesin malumu…

-“Ekmek, ekmek!” der hale geldi maalesef emekliler…

-Ekonominin malum halinde esnafımız da öyle mustarip ki…

-Emek sahipleri de emeklerinin karşılığını alamamanın mağdurları…

Hani “İstanbul’a ihanet ettik!” lafı vardı ya; o söylemin devamı olarak en basit ihtiyaç olan ekmeğe bile muhtaç hale getirilen emekliler ile esnaf başta olmak üzere ve özellikle emeğinin karşılığını alamayan emek sahipleri düşünüldüğünde ihanetin boyutları düşünüle...”

“Summun-bukmun-umyun” olmayanlara sadece bu kadar uyarı bile yeter ama…

Kur’an’daki bu üç kelime bu gibi uyarıları dikkate almayanlara hitap eder…

29.09.2023 tarihli ikinci yazımızın en başındaki uyarılarımızla devam edelim…

“Ekonomi dedik ama sadece ekonomi değil, hayatımızın geri kalan diğer üç alanı da… Hayatımızın “dinî-ilmî-iktisadî-idarî/siyasî” dört alanında da sorunlar var… Sorunların tamamına yıllar öncesinden itibaren “Sosyal Tufan” dedik… Bu sorunların ‘çare ve çözümlerini’ de yarım yüzyıldır yazıyoruz… Genel olarak ‘Adil Düzen’, özel olarak ‘Adil Ekonomik Düzen’… Ama ‘kör-sağır-dilsiz’ olanların ilgisizliği devam ediyor…

Biz her şeye rağmen ‘uyarılarımıza’ devam edelim… “Ve ma aleyna ille’l-belagu’l-mubin… / Ve bize düşen sadece apaçık tebliğdir…” (Yasin Suresi, 17’inci Ayet) Başta “ekonomi” ve yazımızın başlığında da ifade ettiğimiz üzere “ekmek, emekliler, esnaf ve emek” alanlarında “Sosyal Tufan” seviyesindeki sorunlarla birlikte “kör-sağır-dilsiz” olanların da ‘genel olarak ‘Adil Düzen’, özel olarak ‘Adil Ekonomik Düzen’ çare ve çözümlerine’ karşı ilgisizlikleri devam ettikçe, bizim apaçık tebliğlerimiz de devam edecek…”

(Seçim öncesi bu konu ve konular da çok önemli; önemine binaen devam edeceğiz…)