Hakkında bilgin olmayan şeyin peşine düşme diyor
Rabbim.
Burada, Peşine düşüp de araştırma yapma anlamında değil
ayetin manası.
Duyduğun her haberin üzerine doğrudur diye atlayıp yanlış
yapmamamızı
Hucurat süresinde uyarır Rabbimiz.
Fasıkın getirdiği haber doğru da olabilir, yanlış da
olabilir.
Araştırmadan karar verip sonradan pişman olmamamızı haber
verir.
Basının ağzıyla konuştuktan sonra pişman olup dünkü
konuşmasını
yalanlayan bakanlar görüyoruz.
Tahminlerimiz yanıltabilir.
Görüntüler bizim hissiyatımızı basiretimizin önüne
geçirip görmek
istediğimizi görüp gerçeği yine kendimiz karartabiliriz.
Bir örnek verirsek, Tunceli milletvekilinin çıkışlarını
destekleyen
birçok yazar-çizerimiz ve siyasimiz oldu.
Kendi partisi CHP ye çakışlarından onu kahraman bile ilan
ettiler.
Sayın Kılıçdaroğlu, onu onaylayan bir cümle kullanmadı.
Bu sessizliğinden Kılıçdaroğlu nu eleştirdiler.
CHP döneminde dedeni astılar, altmış yetmiş bin
Dersimliyi kurşuna
dizdiler diyerek onu pısırıklıkla suçladılar ama onun
CHP nin başına
geçmekle nasıl bir başarı sağladığını akıllarından
geçiremediler.
CHP yi kendi tapulu malı zannedenleri, Dersim olayını
onaylayanları
kapı dışı etti.
Onlar, benim söylediklerimi belki anladılar ama
söyleyemediler.
Yutkunarak ömür tüketmeye devam ediyorlar.
CHP ye tavır koymada bin tane ses çıkaran yerine ses
çıkarmadan ele
geçiren daha etkili demektir.
Mangalda kül bırakmayıp ortalığı toza bulayandan bir
kıvılcım çıkarıp
sobayı yakan daha faydalıdır.
Sayın Can Ataklı anlattı ve yazdı; 1979 yılında
Milliyetçi Cephe
Hükümeti kurulması görevi sayın Demirel e verilince diğer
partilerle
görüşür ve muhterem Necmettin Erbakan a gelir.
Sayın Demirel iki saat içeride kalınca gazeteciler,
görüşmenin çok
çetin geçtiğini, pazarlıkların çok zor olduğunu, Erbakan
hocanın
bakanlıklar konusunda direndiğini herkes kendi haber
merkezlerine
geçerler.
Hâlbuki sayın Demirel, muhterem Erbakan ın yanına
girince, Var mısın
yok musun der.
Varım cevabını alınca, Ben şurada biraz uyuyacağım
der ve uykuya
dalar. İki saat uyur ve sonunda anlaşmaya vardıklarını
açıklarlar.
Buyurun, herkes kendi beklediği haberi uydurur, Bu sır
benimle kabre
kadar gider derlerse gerçeği hiçbir zaman öğrenemezler.
Sayın Kılıçdaroğlu nun Bağdat ziyaretinin iç yüzünü Maliki
de, CHP de
öğrenemeyebilir.
Aslında haber alış ve veriş şekli kişinin kendi içini
ortaya koyar.