DÜNKÜ yazımı hatırlıyor musunuz Ne demiştim Şansın yoksa

ağzınla kuş tutsan hiç bir yere varamazsın... Aynen böyle demiştim. Tabii ki

çalışmak, gayret etmek gerekirdi ama, bütün bunlara rağmen şansın yoksa yerinde

sayarsın dememiş miydim

Buyurun Beşiktaş ve Samet Aybaba... İyi de oynuyorsun, onca

eksiğine rağmen... Niang henüz hazır değil... Topla ilk teması çok iyi ama

sonrasında ikinci eylem yok... Üç aydır maç oynamamış idman yapmamış. Günümüz

futbolunda ne olursan ol, fizik gücün yoksa başaramazsın... Fernandes

sakatlıktan yeni çıktı. Üstüne üstelik gecelerin adamı... Teknik süper ama,

birinci toptan sonra ikinci hamleler rakip tarafından hemen önleniyor... Geriye

ne kaldı Holosko hep dağınık. Olcay, golü nasıl atacağını henüz keşfedememiş.

Vursa mı, plase mi yapsa derken gölü kaçırıyor. Niang kalenin dibinden bile

içeri atamıyor. Fenerbahçe’deki hali olsa kaleci falan herkes topla beraber gol

olur.

Mehmet ilk defa orada oynuyor. Gayretli. Veli herkesin

savunmadaki kabahatlerini kapamak adına üç kişilik oynuyor. Savunmaya çok iş

düşmüyor ama topu oyuna sokarlarken pres yiyorlar. Yine de Ersan’ın golüyle maç

kopartılacak gibi... Ama o da ne Aynı Ersan rakibinin önünden topa sıçrayarak

falso yapıyor ve beraberlik golünün başlıca sorumlusu oluyor. Yazık!

Gaziantepspor, Bülent’le ivme kazanmış. Oyuncular koşuyor, pres yapıyor,

paylaşıyor. Sanki Hikmet Karaman’ın ardından tef çalıyorlar.

Beşiktaş’ın da, Samet’in de şansı yok... Öyle veya böyle bu

maçı kaldırmışlardı. Ama olmadı. Yine rakipleri kendilerinden bir kişi eksik

olarak puan kaldırdı. Oyunu da tutmaya gayret etti bu defa Beşiktaş... Aktif

dinlendi zaman zaman... Pas yapmaya çalıştı. Ama olmadı. Dedik ya, ağzınla kuş

tutsan şansın yoksa olmaz... Tabii ki buldun mu da atacaksın... Yine de iyi

diyeceğim. Çünkü televizyon bir ara yedek kulübesini gösterdi, vallahi de

billahi de kimseyi tanıyamadım. Bu başa bu traş da diyebiliriz.