Ülkemizdeki uygulama ve toplumsal etkinliklere baktığımızda ilk intiba sanki salgından eser kalmamış. Görüntü böyle. Özellikle de iki seneye yakın düğünlerini ertelemek zorunda kalanların yasakların kaldırılması ile birlikte nikâh salonlarına koşmalarına bakıldığında Dünya Sağlık Örgütü’nden yapılan, “Pandemi yavaşlamıyor” açıklaması insanı tedirgin ediyor. Elbette Dünya Sağlık Örgütü de bir açıklama yaparken havadan yapmaz, yapmaması gerekir. Bunun yanında Dünya Sağlık Örgütü’nün açıklamalarının içerdiğini Sağlık Bakanlığımız gerektiği şekilde değerlendirir. Örgütten son olarak yapılan, “Pandemi yavaşlamıyor” açıklamalarının uygulamaya bazı yansımaları olması gerekir. Eğer bu açıklamaya rağmen hayat hiçbir şey yokmuş gibi devam ediyorsa, Dünya Sağlık Örgütü’nün açkılaması inandırıcı bulunmuyor demektir. İşin doğrusunu ilgili ve yetkililer bildiklerine göre uzun süredir hayatımızı altüst eden salgından kurtuluyor havasının hakim olduğu ülkemizde biraz olsun toplum olarak rahatlamış, özellikle uzun zamandır günlerini evlerinde ellerindeki telefonlarla geçirmek zorunda kalmış gençlerimiz biraz olsun rahatlama fırsatı bulmaları ile ister istemez birtakım yasakların unutulmaya başlaması söz konusu olmuş ise salgındaki gerçek durumun toplum ile paylaşılmasında yarar vardır.
Bu noktada Dünya Sağlık Örgütü’nden salgın ile ilgili yapılan açıklamayı özet olarak aktarmakta yarar var. Açıklamada şu hususlara dikkat çekiliyor:
Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) 6 bölgesinden beşinde vakalar artıyor. Afrika’da ölüm oranları yüzde 30’dan 40’a yükseldi. Hollanda kısıtlamaları geri getirdi, İspanya normalleşmeyi erteledi, Rusya’da ölümler rekor kırdı.
Dünya Sağlık Örgütü Baş Uzmanı Soumya Swaminathan, açıklamasında, “Suçlu, aşılamanın yavaş ilerlemesi, delta ve maske-mesafedeki esneme. Pandemi yavaşlamıyor, hızlı normalleşme zor” diyor.
Söz konusu açıklamanın içeriğini değerlendirmek bizden çok ilgililere düşüyor. Ancak normalleşmeye geçildiği günden bu yana salgın ile ilgili açıklanan rakamlarda da düzensizliğin olduğu bir gerçek.
Dört günlük rakamları bir fikir vermesi için aktarmakta yarar var.
7 Temmuz Çarşamba günü vaka sayısı 5.160, iyileşenlerin sayısı 4.636 vefat edenlerin sayısı ise 52.
8 Temmuz Perşembe vaka sayısı 5.171, iyileşen sayısı 5.012, vefat sayısı 48.
9 Temmuz Cuma vaka sayısı 5.670, iyileşen sayısı 5.126 vefat sayısı 59.
10 Temmuz Cumartesi vaka sayısı 5.530, iyileşen sayısı 5.217, vefat sayısı 37.
Vakalar ve vefat sayıları inişli çıkılı bir seyir gösteriyor. Bu durum bakanlık açısından nasıl değerlendiriliyor bilmiyorum ama normalleşmenin ilan edildiği günlerde beklenen rakamlara erişilmediği görülüyor. Yani toplum olarak salgının etkisini azaltmak için alınan tedbirlere dikkatli olarak uyulmadığı takdirde her an rakamların yükselmesi ihtimali söz konusu.
Özellikle bir yandan Rusya’dan tatil için binlerce turistin geliyor olduğu haberleri memnuniyet oluştururken, salgın sebebiyle Rusya’da ölümlerde rekor kırılıyor olması insanı düşündürüyor. İster istemez turist gelsin ekonomi canlansın da gerisi önemli değil gibi bir anlayış ortaya çıkıyor.
Dileriz salgın en kısa zamanda son bulur, hem insanımızın sağlığı tehditten kurtulur hem de ekonomik sorunlar hafifler. Bunun için de özellikle uzun süre yaşadığımız aşılamadaki sıkıntı tekrar karşımıza çıkmaz.