ABD Başkanı Trump’ın açıklamalarına bakınca mazlumların yaptığı bedduaların kabul edildiğini ve zalim ABD’nin başına ceza olarak da Trump’ın getirildiğini düşünüyoruz.

Allah muhafaza!

Böyle bir devlet başkanınız olduğunu düşünebiliyor musunuz?

“Ne dediğini bilmeyen”, sürekli “abuk sabuk konuşan” bir devlet başkanının olmasını kim ister ki?

Etrafındakiler Trump’tan o kadar bizarlar ki artık ondan basın toplantısı yapmamasını istemeye başladılar.

Adam ağzını açtı mı kargalara iş düşüyor başlıyorlar münasip yerleri ile gülmeye!

Trump tam olarak “top kafada sivri zekâ” örneği bir tip! Dezenfektanın virüse karşı iyi geldiğini duymuş ya hemen konuşmaya başlıyor:

Madem iyi geliyor vücuda enjekte etmeyi düşünseniz!

Dezenfektan üreticileri hop oturup hop kalkıyorlar.

“Sakın kullanım kılavuzunu okumadan hiçbir şey yapmayın” diye bildiriler yayınlıyorlar.

Etrafındakiler yaptığı açıklamanın “vahametini” kendisine anlatmaya çalışıyorlar.

Ama adam pişkin!

“Enjekte etmeyi düşünseniz derken yaptığım kinayeydi” diye işin içinden sıyrılmaya çabalıyor.

Bıraksanız kinaye demekten de vazgeçip “şaka yaptım şaka” diye konuşacak!

Bu zekâda birinin “devlet başkanı” olması o ülke için takdir edilen ceza değildir de nedir?

Evet, ABD yıllardır mazlumlara zulmetti!

Dünyanın süper zalimi olarak tescillendi.

Ve mazlumlar ellerini açıp Rablerine sığındılar.

Görüyoruz ki mazlumların bedduaları karşılıksız kalmadı!

Ve zekâ özürlü biri ABD’ye başkan yapılarak zalim ABD en ağır şekilde cezalandırılmış!

Koronavirüsün dünyaya verdiği zarar bile bir şekilde telafi edilebilir ama Trump’ın ülkesine verdiği zarar kolay kolay telafi edilemez.

Baksanıza kendisini mikrofonlardan ve basın mensuplarından uzak tutabilmek için adamlar nasıl gayret sarf ediyorlar.

Böyle bir ceza ancak “başa gelebilecek en büyük bela” olarak yorumlanabilir.

ABD bunca yıldır yaptığı zulümlerin cezasını şimdi Trump’a katlanarak ödeyecek gibi görünüyor.

ABD mazlumlara ettiği zulmün karşılığını Trump ile çekiyor!