Ankara Esenboğa Havaalanı nda bir baba ile iki kızı İsveçe gitmek isterken yapılan kontrollerde pasaportlarının sahte olduğu anlaşılıyor. Bunun üzerine Kuzey Iraktan geldiklerini söyleyen bu kişiler sahte pasaportla Türkiyeye girdikleri için Emniyet Kuzey Iraktan geldikleri için geldikleri yere geri göndermek üzere sınır dışı etmek için harekete geçiyor. Sahte pasaportlu kişiler Kuzey Iraktan gelmelerine karşılık kendilerinin İsrailli olduklarını söylüyorlar. Kuzey Iraka değil İsraile gönderilmelerini istiyorlar. MİT ile yapılan işbirliği ve İsrail Büyükelçisinin de devreye girmesi ile bu baba ile iki kızı(!) İsraile gönderiliyor.

İşte bu noktada akla pek çok soru geliyor.

Bu kişilerin pasaportu sahte olduğuna göre sahte pasaporttaki isim ve diğer bilgilerin doğru olduğunu nereden bileceğiz Eğer İsrailli iseler Türkiyeye niçin sahte pasaport ile girdiler Niçin ellerindeki sahte pasaport ile İsveçe gitmek istiyorlardı Bunlar gerçekten İsrailli miydi Yoksa Kuzey Iraktaki yahudilerden miydi Saklayacak birşeyleri olmayan insanlar sahte pasaport kullanırlar mı

Daha pek çok soru bu konu ile ilgili cevap bekliyor. Emniyet birimleri dileriz bu kişi hakkında gereken doğru bilgilere ulaşabilmiştir..

Ancak, hemen belirtelim ki, bu baba ve iki kızı emniyetteki ifadelerinde kendilerinin İsrailli olduklarını, ancak Kuzey Irakta yaşadıklarını, 10 yıl önce Kuzey Iraktan olaylar başlayınca ülkelerine -yani İsraile- döndüklerini ifade ederek iki yıl önce tekrar Kuzey Iraka gittiklerini babanın Zahoda bir Kürt okulunda öğretmenlik yaptığını söylüyorlar.

Belli ki bu bilgiler gerçeği yansıtmıyor. Öğretmenlik yapmış bile olsalar bunu gerçek işlerini gizlemek için yapmışlar.

Baba ve kızlarının Kuzey Irakta öğretmenlik yapmak için bulunmadıkları kesin. Eğer öğretmenlik gibi bir masum görevle Kuzey Irakta bulunuyor olsalardı niçin Türkiyeye sahte pasaportla gelme ve aynı sahte pasaportla İsveçe gitme ihtiyacı duyacaklardı.

Peki bu olayın perde arkası nedir, ne olabilir

Bu köşenin sürekli okuyucuları İsrailin Kuzey Iraka duyduğu ilgiye sık sık atıf yaptığımızı hatırlayacaklardır. ABD ve İsrailin Kuzey Irakta bir kürt devleti kurulması için gayret sarfetmelerinin kürtlere duydukları büyük sevgiyle ilgili olmadığını, bir ileri karakol oluşturmak istediklerini zaman zaman dile getiriyoruz. Bu bakımdan Kuzey Irakta bağımsız bir devlet kurulmasını isteklerini bir halkın kendi bağımsız devletine kavuşma istekleri ile izah etmek safdillik olur.

İsrailli oldukları ileri süren bu üç kişilik ailenin İsrail Büyükelçisi devreye girdi diye apar topar İsraile gönderilmemesi haklarındaki soruşturmanın derinleştirilmesi gerekirdi diye düşünüyorum. Bize göre İsrail Büyükelçiliği hemen devreye girerek sahte pasaportlu üç kişiye sahip çıkması soruşturmanın uzamasını engellemiş, bu kişiler üzerindeki sır perdesinin aralanması engellenmiştir. Bu bakımdan Zahoda öğretmenlik yaptıklarını söyleyen bu sahte pasaportu kişiler Kuzey Irak bulmacasının bir halkasını oluşturuyorlardı. Bu halkanın dağılması istenmedi. Bize göre İsrail Büyükelçiliğinin bu kişilere sahip çıkması gösteriyor ki onlar bölgede cirit atan Mossad elemanlarındandı. Kızlar ise babanın faaliyetlerini gizlemede kullanılıyordu. Kim bilir belki kızlar da adamın kızları değildir. Bu bakımdan olay çözülmeden bu kişilerin serbest bırakılmaması gerekirdi. Ancak bırakılmış da olsa artık bu haber vesilesiyle İsrailin Kuzey Iraka ve o bölgeye duyduğu alakayı görmek ve buna göre lüzumlu tedbirleri almak gerekir. Ve İsrail ile ABDnin Türkiyenin dostu olmadığını onların tek dostu yine kendileri ve kendi çıkarları olduğunu unutmamak gerekiyor.