Önce, “Erbakan’sız Milli Görüş” denendi tutmadı. Şimdi bazı çevreler ‘Saadet’siz Milli Görüş denemelerine kalkışıyorlar. Peşinen söyleyelim bu da mümkün olmayacaktır.

Saadet’i yok saymak, Milli Görüşçülere istikamet belirlemek hiç ama hiç kimsenin ne hakkıdır, ne de haddinedir. Vaktiyle Hocamızın kararlı duruşu bütün oyunları bozmuştu. Erbakan’ın tavrı netti; her defasında “Milli Görüşün tek temsilcisi Saadet Partisi’dir” diyordu. Bunu söylemekle kalmadı; hiçbir tartışmaya, hiçbir şüpheye mahal bırakmamak için ahir ömründe Saadet Partisi’ne genel başkan oldu. O, 27 Şubat 2011’de Hakk’a yürüdüğünde Saadet Partisi Genel Başkanı idi.

Erbakan ilk çıkışını yaptığı yıllardan itibaren hiçbir zaman çizgisini bozmadı. Siyonizm’le, küresel sistemle kavgası ömrünün sonuna kadar devam etti. Ekseninde Müslümanların olduğu, ikinci adımda ise, dünyadaki tüm ezilenleri kapsayacak küresel bir sistem inşa etme fikrinden ve eyleminden asla vazgeçmedi. Öyle tek başına iktidar filan olamadı. Yıllar süren bir başbakanlık ve hükümet etme erkine sahip değildi belki, ama, elde ettiği bütün imkanları hep inandığı şeyleri hayata hâkim kılma uğruna seferber etti. İçeride zinde güçlerin, dışarıda kendilerini dünyanın jandarması gören haydutların; “n’oluyor orda” çıkışlarına aldırmadan yoluna devam etti. Bu uğurda bedel ödedi. Ama istikametini hiç bozmadı, yolunu değiştirmedi. Ülke içerisinde maddi ve manevi kalkınmaya önderlik ederken, aynı zamanda D-8’ler gibi asrın projesini hayata geçirdi.

Bu tarihi mirasın üzerinde oturanlar; elde etmiş oldukları büyük fırsatları değerlendiremeyip berhava ettiler. Şimdi de kalkmışlar, “Saadet, AK Parti’ye iltihak etmeli” görüşünü dillendiriyorlar. Ülkede yaşanmakta olan, son zamanlarda artış gösteren kaotik gelişmeleri gerekçe göstererek. Saadet Partisi’nin üstlenmiş olduğu tarihi misyon güncel olaylara ve sığ düşüncelere hapsedilemez. Ülkemizde yaşanmakta olan acıların hepimiz farkındayız. Ama farklı olarak bir şeyin daha farkındayız, o da; çözüm adına ortaya konulanların sorunları daha derinleştirdiği ve çözümden uzaklaşıldığı konusudur. Saadet Partisi’nin, kangren olmuş, çözülemez zannedilen meselelere dair elbette ki söyleyecek sözü ve önerdiği/önereceği çözümleri vardır. Aradaki büyük fark şudur: Bu çözümler ithal değil yerlidir ve milli çözümlerdir.

Erbakan sonrası tarihi yürüyüş kaldığı yerden yoluna devam ediyor ve edecektir. Bütün olumsuz şartlara rağmen mücadelemiz sürmektedir. Bu bir Hak davadır. Zamanla sınırlanamaz ve şartlara göre değiştirilemez.

Milli Görüşçüler bu onurlu duruşlarını ve kutlu yürüyüşlerini ölene kadar devam ettirme azmindedirler.