Ülkemizde bir tıkanıklık yaşanıyor; iç siyasetten ekonomiye, hukuktan dış politikaya, her alanda gözle görülür bir tıkanma var.
Mevcut iktidar kontrollü gerilimlerle bugünlere geldi. Hep kavgadan, gerilimden beslendi. Her seçim dönemi, seçmen nezdinde anlamlı sayılabilecek kavgalara denk geldi/getirildi. Ama bu defa iş farklı. Gerginlik tırmanışını sürdürüyor ve kontrol edilemiyor. İktidar partisinin tansiyonu düşürmek için çözüm adına ortaya koyduğu somut bir icraatı yok. Bu meselede bir çözüm önerilerinin olduğunu duymadık. Genel konularda da durum aynı. AK Parti’nin söylem ve eylemleri gerginliğe, ayrışmaya ve kavgaya dayalı. Diğer siyasi partiler de öyle. Saadet partisi dışındaki partilerin sadra şifa olacak, ülkenin aydınlık geleceğine katkı sunan projeleri bulunmuyor.
Şurası çok açık: Saadet varsa huzur var. Saadet varsa ülke bütünlüğü var. Saadet varsa gelecek var demektir. Kestirmeden ifade edecek olursak; ülkenin ve milletin geleceği Saadet Partisi’nin geleceğine bağlı. Bu bakımdan 7 Haziran seçimleri çok önemlidir. Bu dönemde Büyük Birlik Partisi ile bir araya gelinmesi, seçimlere birlikte katılma kararı, azımsanmayacak bir öneme sahiptir. Sadece bu seçimler için değil, bundan sonraki süreçlerde de bu anlamlı birliktelik ülkenin geleceğine büyük katkı sunacaktır. Çekirdeğini uyumlu ve dengeli iki partinin oluşturduğu ve inşaAllah gelecekte daha da güçlenecek olan milletin ittifakı, millete nefes aldıracak ve ileri hamle yapılması için bir zemin oluşturacaktır.
8. Cumhurbaşkanı Merhum Turgut Özal’ın oğlu Ahmet Özal’ın da Saadet Partisi listelerinden aday olması, oluşan yeni eksene anlamlı katkılar sunmaktadır. Tıpkı 1995 genel seçimleri öncesi, Merhum Başbakan Adnan Menderes’in oğlu Merhum Aydın Menderes’in Refah Partisi’ne katılması gibi. Geçmişte milletin sevgisine ve desteğine mazhar olmuş, kendi dönemlerine damgalarını vurmuş olan her iki tarihi şahsiyetin çocuklarının bu yapıya intisap etmiş olmaları, doğrusu akıllara şu soruyu getirmiyor değil:
Acaba Türkiye’de son 13 yıla damgasını vurmuş olan şahsın çocukları da gelecekte bu yola tevessül eder mi
Zihinlere takılan soruyu sorduk ve cevabını zamana bırakarak şimdilik konuyu kapattık. Evet, kutlu yürüyüş başlamıştır. Kervan yolda düzülür. Bu işin de eksiği gediği varsa şayet, zaman içerisinde onlar da ikmal edilerek, belki yeni heyecan uyandıracak gelişmelerle yola devam edilir. Milletimizin desteği ve katkılarıyla, yeni katılımlarla Milli İttifak; yani, milletin ittifakı çoğalarak, büyüyerek hedefe doğru emin adımlarla ilerleyişini sürdürecektir. Gelecek adına umutlu olmamız için çok fazla neden var. “Birlikten kuvvet doğar” misalinde olduğu gibi; biriz, beraberiz. Milletin önüne konulan engellerin birlikte aşılacağına inanıyoruz.
Şimdi birlik olma zamanı, birlikte hareket etme zamanı; “ben” değil, “biz” deme zamanı. Birlikte yürüme, birlikte yol alma, birlikte sorumluluk üstlenme zamanı...